

Şampiyonlukta iddaalı olan bir takımda her hangi bir genç oyuncuyu devreye sokabilmek için ,uzun vadeli plan yapan çok özel bir koç ile çok özel bir oyuncunun buluşması lazım..
yoksa o sizin mesele ettiğiniz konu, kenarda can verip can alan adamı çok da ilgilendirmiyor.
Tedbirli olmak zorunda, biliyor ki bugün olmazsa yarın bir sorun çıkabilir
Bir arkadaşımızın Obradovic, neden Berk'i daha fazla oynatmaz ? şeklindeki sorusunu okuyunca, bu konu ile ilgili bir yazı yazmaya karar verdim.
HEDEF
İstediği
her oyuncu transfer etme şansına sahip olan bir koçun , başarısızlık halinde
arkasına sığınacağı hiçbir mazereti yoktur.
Özellikle
şampiyonluk için kurulmuş takımların bu uzun yolculukta aldıkları mağlubiyetler
onlara sanılan daha fazla hasar verir.
Önemli
oyuncuların sakatlanması ile art arda gelen bir iki mağlubiyet sonrasında,
basında çıkan yazılar ve taraftar tepkisi takımın havasını değiştirebilir.
Bu
da koçun başını belaya sokar.
Genç oyuncuyu oynatmak, onlara süre vermek dışarıdan görüldüğü kadar kolay değildir.
Farklı geçen maçlar sırasında, daha önce az oynattığı oyuncuyu forma sokmaya çalışmak veya denge sağlamak için o oyuncularda ısrar etmek gerekebilir.
Gaye, hedefe ilerlerken kimyayı güçlendirmektir.
Hedef ise şampiyonluktur.
Koç
kendine yarar sağlayacağına inandığı oyuncuyu neden kullanmasın?
Kulübünüzün özel bir politikası varsa , biz altyapımızdan yetişen oyuncular ile oynamak istiyoruz diyorsanız
hedeflerinizi ona gör seçeceksiniz .
Eğer hem şampiyon olacağız, hem de genç oyuncularımız oynasın diyorsanız, uzun vadeli planlar yapacaksınız .
Ancak bu devirde bunun imkansız olduğunu hepimiz biliyoruz. NBA orada aç kurt gibi bekliyor..
DONCİC, ZAZA, ERSAN
Bugün için tek bir örnek veriliyor, Slovenya doğumlu Doncic (1999 ) .
Aslında bu oyuncudan yola çıkarak genelleme yapmak pek doğru değil .
Çünkü, şöyle
bir geçmişe baktığımızda bu tarz örneklerle ülkemizde de karşılaştık .
1984 doğumlu Zaza Pachulia 1999 yılında Ülker sporda oynarken 15 yaşında, yine
1987 doğumlu Ersan İlyasova 2004 yılında Ülker sporda oynarken 17 yaşındaydı.
Farklı bir konu ama değinmeden geçemeyeceğim. Türkiye'de kendini tanıtan ve dünyaca ünlü bir oyuncu olan Zaza'dan ülkemizde basketbolu sevdirmek için neden daha fazla yararlanılmaz acaba?
İŞİN ÖZÜ VE SON SÖZ
Bu
konuda en net cevabı, Aydın Örs, her zaman, herkesten çok çalışan Mirsat için
söylemişti .
“Süreyi ben vermiyorum o alıyor.
Geçmişte çok daha farklı sorunlar vardı bu da benim başımdan geçen hikaye...
FOTO SERDAR GÜREL
ESKİDEN ABİLERİN BASKISI VARDI
Yıl 1974
,henüz 18 yaşındaydım, A milli takımın iki guardı dahil, benden yaşça büyük
dört guardın arkasında oynamak için sıramı bekliyordum.
Galatasaray
takımının anlaştığı Amerikalı koç Mr Alheim, önden yardımcısını yollamış .
On on
beş gün antrenman yaptıktan sonra bir derbi maçına çıktık. Spor Sergi Sarayı
tamamen dolu.
İlk devre maç başa baş giderken koç bana döndü ve oyuna girmemi
istedi hemen koştum ve oyuna girdim.
Seyirci önce dondu, herkes birbirine bakıyor
bu kim diye ,hatırladığım kadarıyla hiçte fena oynamadım , hatta o maçta hiç unutamadığım bir turnike attım.
Ancak bir iki dakika sonra abilerin arasından sesler yükselmeye başladı ,
(Rahmetli Özer abi o zamanlar idareci ) “Özer söyle şuna, çıkarsın çocuğu, yerine
(abilerden ) birini soksun ” Koç herhalde durumun ciddiyetini anladı ve beni
dışarı aldı .
Oturuş o
oturuş iki sene bekledim, ne zamanki paralı müessese kulüpleri ortaya çıktı, abiler oralara transfer oldu ve
ardından sahne bize kaldı . Daha sonra her maç 40 dakika oynama imkanı bulduk.
Yıllar
geçse de bazı konular hiç değişmiyor
Koçlar
neden genç oyunculara yeteri kadar süre vermez?









Yorumlar
Yorum Gönder