Ana içeriğe atla

TÜRKLER İSPANYOLLAR VE YUNANLILAR

Şu anda Süper Ligde süre alan Türk oyuncular, Yunan basketbolcularına mı ,yoksa İspanyol basketbolcularına mı daha çok benziyorlar ?



İster kabul edin ister kabul etmeyin, altı yabancılı sistemde süre almayı başaran Türk oyunculara bakarsanız büyük çoğunun, saha görüşü ve karar verme gibi özellikleri yerine, atletik yetenekleri ve kuvvetleri sayesinde var olduklarını görüyoruz.

Uzun zamandır tartışılan ve bir sonuca varmayan Türk basketbol ekolü neden yok? sorusunun en net cevabı sanırım burada yatıyor.


Daha az yabancı oyuncu varken ,saha görüşleri ve karar verme yetenekleri yüksek olan dominant oyuncuların bu özelikleri, bizler için yeterliydi.

Ve biz de, onları eski Yugoslav ve Yunan kısaları gibi ,atletizme ihtiyaç duymayan sadece aklıları ve teknik becerileri ile oynayan oyuncular olarak düşünüyorduk.

Her geçen gün yükselen tempo, eski Yugoslav ve Yunan kısalarının bile, daha güçlü daha hızlı bir hale getirirken bizler yerimizde saydık .


Şu anda milli takım oyun kurucusunun kim olduğu ve eskinin önemli oyun kurucuları Ender ve Mehmet’in Darüşşafaka’da pek süre almaması bunun en net örneği.


Tofaş takımında başarılı bir sezon geçiren Barış Ermiş ve Galatasaray’da Sinan’dan başka (bir numara olmasalar bile), sahada ben buradayım diyen dış adamlara baktığımızda ;




Beşiktaş’da Kenan, Erkan ,Anadolu Efes’te Doğuş, Cedi, Maksim, Hakan ,Yeşil Giresun’da Doğuş, Enes , Darüşşafaka’da Birtan, Okben ,Trabzon’da Erol Can, KSK‘da Muhammet, Uşak’da Berkay Candan Galatasaray’da Göksenin, Fenerbahçe’de Melih Mahmutoğlu’nun eski oyuncu tipi ile aralarındaki en net farkları kuvvetlenmeleri ve atletizmleri .




Ancak Sinan ve Barış dışında ( Çok az olsa da Kenan ve Furkan’ı da çıkarırsak) bu oyuncuların takımı yönlendirmek yerine bireysel performansları sayesinde süre alabildiklerini görüyoruz.

Sanırım ülke basketbolumuzu ve alt yapıda uygulanan sistemi yeniden gözden geçirmenin vakti geldi.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...