Ana içeriğe atla

SİSTEMİNİZ SİZE YETER

GENÇ KOÇLARA


Bazı web sitelerindeki yorumlarda ve bazı gurupların yazışmalarında genç antrenörlerin aralarındaki tartışmaları okuyorum. Arkadaşlar ,henüz çok erken, ileride bol bol yapacaksınız,bari küçük çocukların yanında yapamayın ...

Şaka bir yana,



Biraz tecrübelerime, biraz da yaşıma güvenerek küçük bir tavsiye vermek istiyorum. Kolay olmadığını biliyorum ama..
Basketbolu, basketbolun maddi getirilerinden (buna şöhreti de ilave ediyoruz ) daha çok sevenlerin uygulayabileceği bir yol



 SİSTEMİNİZ OLSUN 

Kişilere kafayı takmaz büyük resim olarak sisteminizi görürseniz, çarklar döndükçe kişiler sisteminizin bir parçası haline gelir .



Sadece sisteminizin ana kurallarına odaklanır hem içeride hem de dışarıdaki sorunları dert edip sızlanmadan yolunuza devam ederseniz, en kötü ihtimalle sızlananların önünde olursunuz. 
(Bu da bayağı kalabalık bir gurubun önünde olmak demek)


Tercüme edecek olursak :
Araştırıp, çalışıp çabalayıp kafanızda bir sistem oluşturduysanız , oyuncularınızın yeterliliğini kafanıza takmayın. 
Ne iyi yönlerinin, ne de kötü yönlerinin sizi etkilemesine izin vermeyin . 
Hepsini sisteminizin bir parçası olarak düşünün küçük veya büyük değil..


Onlara, sürekli olarak kendi sisteminizi ve kurallarınızı hatırlatın.
Neden ve niçin sorularını cevaplandırın. 
Ancak “Sen, benim dediğimi yap” demekle olmaz, örnek olmanız gerek...
 
Eğer inanır ve çevrenizdekileri de kendinize inandırırsanız, kısa bir süre sonra sisteminiz onları içine alacaktır .


Bu süreçte hem oyuncular, hem veliler, hem diğer antrenörler, salonlar, taraftarlar ,toplar, malzemeler, antrenman saatleri ,hakemler enerjinizi almak için üzerinize gelecektir.



Önemsemeyin, sisteminize odaklanın, salon yoksa açık havada çalışın, hava soğuksa bir odada teori dersi verin.

Hakemleri de yenmeye çalışın ama sakın maçtan sonra sağda solada şikayet etmeyin konuşmayın ,velilere, diğer antrenörlerin yorumlarına içinizden gülün geçin, başkaları ile ilgilenmeyin, siz sadece sisteminize odaklanın. 




Bir de bakmışınız ki, sisteminiz bahsi geçen tüm sorunları içine almış ve eritmiş.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...