Ana içeriğe atla

OBRADOVİC NEDEN BAĞIRIYOR


Belki Obradovic’in maç sırasında sürekli olarak oyuncuları ile konuşması, bağırması ve kızması dışarıdan seyredildiğinde birçok kişiye rahatsızlık veriyordur.


Ancak yapmaya çalıştığı tek bir şey var, o da oyuncuların maçın her anına odaklanmasını sağlamak .
Zaten dikkat ederseniz ,maç sonlarında yaptığı konuşmalarda da ,”bazı anlarda oyuncularının konsantrasyonlarını kaybettikleri” için başarısız olduklarını söylüyor.


Tüm koçların en önemli sorunu istediklerini oyunculara yaptırmak değil midir?
Bu sebeple, molalar, cezalar, tartışmalar yaşanmaz mı?
Tek sebep oyuncuların, kaybolan konsantrasyonunu geri getirmek ve söylenenenleri uygulamalarını sağlamak...


Maç içinde gerçekleşen bir faul ,oyuncuya neler düşündürür? Rakibe karşı kızgınlık, eğer çalınmadıysa hakeme... itiraz eden seyirciye sitem, antrenöre haklı olduğunu anlatma isteği vs .. 

Faul pozisyonu olması şart değil her olumlu ve olumsuz hareketin oyuncunun konsantrasyonunu kaybetmesine neden olduğunu biliyoruz.
Ve koç da sürekli olarak  bu durumu telafi etmek için konuşuyor da konuşuyor.


Obradovic’in bir semineri şöyle başlıyor ,koçu karşılarında gören ve heyecanlanan on iki gencin ısınması için bir diril yaptırıyor. 
Dirilde, üç pas sonunda turnike atılacak , yalnız, ilk oyuncu topu yere bir defa ikinci ve üçüncü oyuncu ise iki defa vuracak ,sonra topu potaya atacaklar. 
Birinci gurup dirili doğru yaptıktan sonra, ikinci gurupta atışı yapacak olan son oyuncu, iki yerine bir kere dripling yapıyor.


Ve Obradovic , çoğu bu hatanın farkında olmayan koçlara dönerek “ bakın bu çocuklar daha ilk dirile bile konsantre olamıyorlar , bu sebeple onların her an odaklanmasını sağlamak gerekli ve şimdi takım halinde çizgiye geçerek ceza koşusu yapacaklar " diyor.
Obradoviç'in her maçta her an bağırmasının tek nedeni bu. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...