Ana içeriğe atla

STEPHEN CURRY'NİN MUCİZEVİ YÜKSELİŞİ / ALTINI ÇİZDİKLERİM

Kariyerim boyunca hiçbir takımı Golden State kadar düşünerek vakit harcamadım . çünkü onlar , çok keyifli bir takım hüviyetindeler . Nasıl oynadıklarını seyretmek için bilet alıp maçlarına gidebilirim.

Gregg Popovich



İnsanlar bana Curry'nin göründüğü kadar iyi biri olup olmadığını sorup duruyor. Cevabım hep "Hayır" oluyor. Göründüğünden çok. çok daha iyi biri.

Warriors başkanı Rick Welts



O, bu jenerasyonun Jordan'ı . Biz hepimiz Mike ( Jordan ) gibi olmak istemiştik ve bugünün çocukları da Steph'i izleyerek büyüyecek.

Jason Kidd







                    MARCUS THOMPSON 2 / KİTABIN YAZARI 




                                          STEPHEN CURRY 

Steve Kerr; Michael Jordan ile birlikte forma giydi . Antrenman sırasında Jordan ile girdiği bir kavga sonucu , gözüne yumruk yemişliği bile var. 



Bu yüzden ,rekabete girince gözü dönen kişileri iyi tanır. 

Jordan, katillere özgü bir içgüdüye sahip olduğu, rakiplerinin kalplerini gözünü kırpmadan söktüğü için saygı görmektedir. 

Acımasızdı , düşmanlarının üstüne teker teker basıp geçerken, onların hayal kırıklıklarından keyif alıyordu. Maç ne kadar büyük , an da ne kadar önemliyse , Jordan’ın liderlik vasfı o kadar öne çıkıyordu.

Rakiplerinin üzerinde hakimiyet kurma noktasında çılgınca bir arzuya sahip olan Kobe Bryant da , Jordan’ın adımları ı takip etti . 

Rakibi yoğun yaylım ateşi altında güçten düşene kadar , durmak bilmeden saldırdı. Bryant, hakimiyet kurma yaklaşımını paylaşmayan takım arkadaşları ile bile kavga etti.

Curry’nin hırsı ve rekabetçiliği , benzersiz değildir. Kısa boylu oyuncuların çoğunda bu hırsı görebilirsiniz. 

Ama onu farklı kılan , bu hırsı sahaya dökme becerisidir. Daha önce hiç görmediğimiz türden misillemeler yapar.

Curry , bu dünyaya ait olduğunu , uygunsuz gücünü devreye sokarak kanıtlamaz . Göründüğünden daha güçlüdür , ama diğerleri ile aynı seviyede oynamasını sağlayan şey bu değildir.

Curry bunun yerine , gücü küçümser .
 Cüsseyi alaya alır . 
Fiziksel ebatların önemini devre dışı bırakır.


 ANNE





İtalya’nın ilk kadın doktoru olarak bilinen ve kadın hakları alanında öncü isimlerden birisi olan Prof. Maria Montessori’nin ( 1870- 1952) ismiyle özdeşleşen Montessori Eğitim Metodu , kişileri doğumdan itibaren yetişkinliğe adım atana dek bilimsel ölçütlerle takip etmeye dayanan ve buradan elde edilen veriler ışığında , özellikle çocukların ve zihinsel engelli çocukların okul öncesi ve ilk okul düzeyinde farklı psikolojik tekniklerle eğitilmesi üzerine kurulmuş olan bir sistemdir. 

Bu sistem uyarınca , her insan doğuştan öğrenme merakı olan bir ruha sahiptir ve her bir ruha doğru biçimde hitap edebilmek için öğrencilerin her birisine özel yaklaşımlarla eğitim vermek gerekir. Günümüzde bu sistemi benimseyen eğitim kurumları tüm dünya çapında bir hayli yaygındır.

CURRY ,annesinin kurucusu olduğu ve müdürlüğünü yaptığı Lake Norman Hristiyan Montessori Okuluna geçti.

Curry , yedinci sınıfa geçince Orta okul takımında oynadı . Lise koçu Shonn Brown onu ilk kez orada gördü.

“Atışları çok iyiydi ama gerçekten çok ufaktı.” diyordu Brown. “Top hakimiyeti i. Sahadaki hareketleri . şutları . bunları öyle bir seviyede yapıyordu ki , basketbolun içinde büyüdüğünü anlayabilirsiniz.

Aşırı özgüvenle yüklü birinin yapmaya cesaret edebileceği atışlar , kibrin tezahürüdür. 
Tıpkı, sayı şansının boştaki arkadaşından daha yüksek olduğunu düşündüğü için iki savunmacının üzerinden atış yapan Kobe Byrant’ın tutumu gibi.

Curry , uzak mesafelerden yaptığı atışlar ve diğer pek çok oyuncunun benche çekilmesine neden olabilecek aşırılıklarla , oyunu alaya alır.




OYUN KURUCULARI NASIL  DEĞERLENDİRİRİSİNİZ

Asist –top kaybı oranı – uzun süredir bir oyun kurucunun başarısını değerlendirmenin ölçütü haline gelmiştir. Curry , bu noktada hiçbir zaman düzenli bir istatistik tutturamadı . Bir top kaybı başına üç asist , bir numara pozisyonunda görev alan bir oyuncu için standart hedeftir. Curry iyi oynadığı maçları genellikle 2’ye 1 oranı ile bitiriyor .

Kariyerinde , aynı anda 30 sayıya ulaştığı ve 5 asist yaptığı üç maç var, ki bu rakam , Michael Jordan’ınkine eşit.


Worriors , yapamadıkları yüzünden sahip olduğu potansiyeli göz ardı etmek yerine , onun yapabileceklerini kucakladı.


YÜKSEK TEMPO VE GENİŞ ALAN YERLEŞİMİ

48 dakikalık bir NBA maçına çok fazla pozisyon ekler ve rakip savunma henüz yarı sahaya yerleşmeden önce tepki gösterip geçiş hücumu oynamak için daha fazla fırsat yaratır . 

Alan –ya da oyuncuları yarış sahaya yayma – taktiğinde ise , uzunları boyalı alandan çıkarmak için şutörlerden yararlanılır ve boşalan pota altından daha çok hücum edilir. 

Rakibin uzun forvetlerini ve pivotlarını boyalı alanın dışına çıkarmak ve şuta el göstermelerini sağlamak , fikir aşamasında zor gibi gözükse de , uygulaması daha kolay bir stratejiydi. 

Neticede savunma iç güdüsü , oyunculara boyalı alanın içinde kalmalarını söyler ve eski alışkanlıkların terk edilmesi pek kolay değildir.






DRAYMOND GREEN 

Ve bir kısa forvetin yeteneklerine göre sahip olduğu için , ribaundu alır almaz topu sürmeye başlayabilen özel bir güç olarak ortaya çıkar . Hızlı hücuma liderlik edebilen bir pivota sahip olan başka bir takım var mı?

Ölüm mangasının başarılı olmasını asıl sebebi , kısa beşte Green’in pivot pozisyonuna geçip , takımın hücumda baskın, savunmada inatçı bir yapıya bürünmesini sağlaması sayesinde , Worriors’ın savunmada çok fazla kayba uğramamasıdır.

Draymond Green

Bu adamı diğerlerinden ayıran , sadece savunması ve boyalı alan içerisinde sırtı dönük hücum eden uzunu durdurabilme becerisi değil. O ribaundu alma kabiliyeti. Ve yaptığı küçük şey.

Warriors’un pürüzsüzce ve ustaca yaptığı şeylere Boston’ın inanılmaz mücadelesi mükemmel bir tezat yaratıyordu; ve Celtic’lerin cüsseleri ve atletizmleri de Warriors’ın ritmiyle , temposuyla aşık atabiliyordu.
Ama Green ‘in bu alanlarda takımına kattığı mükemmellik Golden State’i hızlı hücumlar ve üç sayılık atışlarda iyi olan bir takımdan daha fazlası haline getirdi.

Green bu havayı yaratan kişidir. Kirli işleri yaparak , oynadıkları göze hoş gelen basketbol için ortam hazırlar.

Barns yaratıcı değil bitiricidir. İç güdüleriyle değil, düşünerek , yani doğal skorerlere nazaran bir parça yavaş hareket eder.

ÜÇLÜK ATIŞ



Allen ilerlemiş yaşına rağmen , Miami Heat’in 3 sayılık yüzde sıralamasında yirminci sıradan üçüncü sıraya yükselmesine , altmış altı maç kazanmasına ve üst üste ikinci şampiyonluğu kazanmalarına yardımcı olmuştu.

2007-08 sezonundan itibaren NBA’de takımların maç başına üç sayılık atış sayısı 18 civarında dolanıyordu. 2012-13 yılında 20’ye çıktı ve sonraki yıllarda arttı

2014-15 sezonunda Houston maç başına 22.4 üçlük atış denedi. Wariors bu rakamı 1.077 üçlük atarak kırdı.

Curry 2012-2013 sezonunu toplam 272 üçlük isabet ile bitirerek , Ray Allen’in yedi yıllık rekorunu ( 269) kırmayı başardı.

 İki sezon sonra 286 üçlükle kendi rekorunu yukarı taşıdı. ,

NBA finallerini kazandıkları sene play-off ‘un 21 maçında 98 adet üç sayılık atış isabeti bularak yeni bir rekor kırdı.



Üç sayılık atış ,popülerliği bir yana , oyunun biçimini , oyuncuları değerlendirme ölçülerini ve istatistik yöntemlerini değiştirmiştir.

Oyunu genişlemesine zemin hazırladı ve – 3 sayılık atış, fizik gücüne veya cüsseye bağlı beceri olmadığı için – daha fazla insanın başarılı olmasına basketbolun daha da büyümesine yardımcı oldu.

Harlem Globetrotters’ın eski sahibi ABE Saperstein’in sahibi olduğu ve ilk sezonunu 1961 yılında oynayan Amerikan Basketbol ligi ( ABL) , 3 sayı çizigisi kullanan ilk ligdi. Ama bu lig ikinci sezonunda iflas etti. Doğu ligi olarakdta bilinen ve daha sonra CBA adın alan Eastern Proffesional Baksetball Leauge de 1964-65 sezonunda 3 sayı çizgisi kuralı ile oynandı . Ama NBA tekelindeki ulusal basketbol sahnesinde büyüyemedi.





Ama Mineapolis Lakers ‘ın Şöhretler Müzesi’ne seçilen yıldız pivotu , ABA ‘in de kurucu ortaklarından biri ve de komisyoneri olan Mikan , NBA ile rekabet etmeye kesin kararlıydı. Plan, NBA ‘in sert ve metodik oyun yapısını aksi yönde esneterek , basketbolun daha kısa oyuncular için cazip duruma getirmekti. 

Maçlarını kırmızı-mavi- beyaz topla oynadığı ABA  , daha hızlı bir oyunu teşvik etti . Hızlı , iyi sıçrayan ve top hakimiyeti yüksek oyuncular , takımın ayrılmaz parçasıydı. Maçlar özellikle güneydoğu eyaletlerinde üniversite şehirlerinin sahalarında oynanıyordu  ve takımlar , kendi bölgeleri içerisinde birden fazla sahaya konuk oluyordu.

Ve ABA markasını diğerlerinden ayırıp , NBA’nın sert oyununa rakip olacak bu yeni oyun tarzının temeli , üç sayılık atıştı.




Ligler birleşince , NBA’in kalbur üstü oyuncuları  3 sayılık atış kuralını istemedi . Red Auerbach bu fikre ateş püskürdü ve Celtics’in bu kurala hiçbir şekilde razı olamayacağını söyledi. Herkesi bu yenilik karşısında örgütledi. Tabi Red birkaç yıl sonra Larry Bird’i draft edince , bir anda fikrini değiştirdi. 

NBA’de ilk üç sayılık atışın yapıldığı sezon , aynı zamanda Bird’in NBA ‘deki ilk sezonuydu . ABA ‘in ilk maçından neredeyse 12 yıl sonra , 12 Ekim 1979 tarihinde Boston Celtics guardı Chris Ford , Houston deplasmanın da galip geldikleri maçın ilk çeyreğin bitimine 3.48 saniye kala bir üç sayılık basket buldu .
San Diago Clipers oyun kurucusu Brain Taylor , o sezon 90 adet bularak NBA’de uzun süre kırılmayacak bir rekora imza attı.

1986- 87 sezonuna gelindiğinde , NCAA ‘deki tüm konferanslar üç sayı kuralına uyum sağlamıştı. Providence guardı Billy Donavan , 97 üç sayı isabetiyle lig lideri olmuştu.

Topu elinden daha yükseğe çıkardığı için, şutu havada çok daha iyi kavis alıyor. Ve kavis ne kadar fazlaysa , pota o kadar büyük hedeftir.


Curry’nin yoğun antrenman programı , oyunun başka pek çok yönünü de geliştirmesine yardımcı oldu : ayak-omuz genişliği , kalçanın potaya dönük olması , şutu çıkardığı dirseğinin gövdesine yakın kalması , topun ise sağ avcundan çıkması için gösterdiği özen , potaya odaklanmış gözler , şuta ince yar veren keskin bilek.


Sağak olsa da , sağ taraftan atılan şutların iradesi zordu. Şut atan el her zaman potanın uzağında kaldığı için , atış sorununu çözebilmek adına eğilmek gerekir. Ama Curry minimalist atış tarzı sayesinde , bu noktada kusursuz bir yara tutturur.


NBA ‘deki üç sayılık çizgisi , en derin noktada potaya 7.23 metre mesafede . Curry, 2015- 2016 normal sezonunda en az 9.14 metreden 45 atış çıkardı-bu rakam , daha önceki sezonun toplamından 10 atış daha fazlaydı.

Bu mesafeden yapılan atışlar genellikle hücum süresi dolarken ya da maçın son saniyesinde aceleyle yapılan atışlardır.

Çılgınca olan , Curry’nin bu kadar uzaklardan 45 atış yapması değil. İşe yaraması bu atışların 21’nin basket olması.

Etkili atış yüzdesi ( Effective field goal percentage ) olarak anılan , görece yeni bir istatistik var. 

Bu ,bir üç sayılık atışın daha değerli olmasının hesaba katıldığı atış yüzdesidir. 

Curry’nin 9 metre ve daha uzaktan etkili şut yüzdesi , yüzde 70 . Özetle Curry , isabetli olan şutlarının 2 sayı değeri taşıdığı alan içerisinde 45 atış yapıp bunların hepsinde isabet bulsaydı , 90 sayı yapmış olurdu . 

3 sayılık atışın varlığı sayesinde , bu 45 atışta 63 sayı buldu: bu, üç sayılık atış yapmadan mümkün olabilecek maksimum skor gücünün yüzde yetmişini ifade ediyor.  


BASKETBOL NEDİR

Basketbol temel itibariyle topu potaya sokmakla ilgilidir. 
Zorlayıcılığı , basit olmasından gelir.
 Oyunun özü, insanın geçmişten gelen “ hedefi vurma” takıntısına dayanır. 

Atış yapmanın güçlüğü ve atış yapmaktan alınan haz , cezbedicidir.
İç içe geçirdiğimiz çorapları kirli çamaşır sepetine , sıkıştırdığımız kağıtları çöp kutusuna , üzüm tanelerini ağzımıza atarız . 

Pek çok insanı basketbola çeken şey, isabetli atış yapmanın cazibesidir. 

Çemberin üzerinde uçmanın nasıl bir duygu olduğunu çok az kişi bilir. 
Ama pek çok insan atış yapmanın verdiği adrenalini , top fileyle buluştuğunda oluşan öz güveni , uzaklardan atılan bir şut basket olunca gelen muhteşem  duyguyu bilir.

STEVE NASH



Takımlar oyun kuruculuk marifetlerini sergileyerek takım arkadaşlarını ateşlemesinin önüne geçmek için , skor yükünü Nash’in üzerine yıkmaya çalışıyorlardı. Aynı plan ,ortalama oyuncuların bile seviyesini yükselten Magic Johnson üzerinde de kullanılmıştı.

Curry, Nash ile aynı yeteneklere sahiptir. Fakat Nash’in aksine , onun oyunu dışarıdan içeriye doğru açılır.

Oyunu domine eden inanılmaz atletler –Jordan, Kobe, 
LeBron genellikle blöflerinin gören savunmaları yanıltmanın bir yolu olarak dış şutları üzerine çalışırlardı .

Dış şutların gelişmesi, fiziksel hünerlerden yararlanarak potaya doğru penetre etme becerileri için B planı görevi görüyordu. Bunu başardıklarında , rakip havlu atabilirdi.




SALDIRILAR



Curry’e yapılan ilk saldırı NBA oyuncusunun oğlu olması

Curry’e yapılan ikinci saldırı : Açık tenli olması 

İlk bakışta kulağa saçma gelse de , ten renginin tonu ,
Afro- Amerikan yaşamın derinliklerine gömülü bir sorundur.

Nesiller boyunca gelişen algı dolayısıyla daha açık renkli kişiler , daha koyu renkli kişiler tarafından kolay kolay kabul görmez. Curry genellikle ana akım için daha çekici , daha kabul edilebilir ve sonuç olarak daha ayrıcalıklı olan guruba giriyor.



DURANT’IN HİKAYESİ

2014 yılında Washington D.C ‘den otobüsle maç için Charlotte gitmiştir. Durant , spor salonuna girince , bir çocuğun yarı saha yakınlarından atış yaptığını görür. Tabii girmeyecek, diye düşünür Durant . Basket. Çocuk bir atış daha yapar . Basket.
Çemberi 3 sayı yağmuruna tutan çocuk Stephen Curry’di.
Durant ‘ın “Onun bir beyaz olduğunu düşünmüştüm ama çocuk sarıydı,” demesiyle paneldeki tartışmaya katılan Curry de James Harden da kahkahayı basar . “Samimi söylüyorum . Benim geldiğim yerde ,açık tenli insanları fazla göremezsin . Ortalık benim gibi adamlarla doludur.”

Curry ağırlık çalışmaları sonunda kendi ağırlığının iki katını kaldırmaya başladı.

Green , çaylak yıllından itibaren antrenmanlarda takım arkadaşlarını hırpalamış , basketbolun en dert isimlerine meydan okumaktan çekinmemiştir. Green çaylakken , kendisinin fazla yumuşak olduğunu düşündüğünden , iki yıldır çalıştığı veteran akıl hocasını suçlamıştır. Agresifliğini ve fizik gücüne dayalı oyununu hoş karşılamayan bir oyuncuyu gözüne kestirdiğinde heyecanlanır ve şiddetinin seviyesini yükseltir.
Green Curry’nin sertliği ile ilgili olarak : İnsanların zannettiğinden daha sert . Çok daha sert. 

70’li 80’li ve 90’lı yılların basketbolu , daha ziyade sertliğe dayanıyordu. Basketbol geçmişte , yani eski usulde
 ( old school ) çok daha meşakkatli ve zorlayıcı bir oyundu.

TOPSUZ OYUN

Curry’de top olmadığı için hakemlerin dikkati onun üzerinde değildir. Bu da onu , tıpkı 90’lı yıllarda Miller’in yaşadığı gibi , çok fazla tutma ve yakalama eylemlerine karşı mücadele vermek zorunda bırakır.



LGBTİ SALDIRIYOR

Kuzey Carolina eyaleti , Mart 2016’da , belediyelerin kendi ayırımcılık karşıtı yasalarının çıkarılmasının önüne geçen yeni bir kanun tasarısını kabul etti .Bu kanun  , Charlotte şehrinde kendisini transgender ( cinsiyet değiştiren kişiler ) olarak tanımlayan herkesin , cinsel kimliğine uygun olan tuvaleti kullanmasına izin veren bir yönetmeliğin yürürlüğe sokulmasına bir tepki olarak çıkarıldığından , çok önemli bir meseleydi. 

NBA , LGBTİ topluluğuna karşı ayırımcılığın tezahürü olan bu yeni yasaya şiddetle karşı çıktı.
Charlotte’de de doğup büyüyen Curry’ye de yaşananlarla ilgili görüşü soruldu.
Bu –yani fikirlerini açıkça dile getirip Hristiyanlığın kamuoyu tarafından yargılanmasına zemin hazırlamak –tam da onun kaçındığı türden bir durumdu .
Curry, kasıtlı olarak pek de cevaba benzemeyen bir cevap verdi .
Curry LGBTİ topluluğu üyelerinin hedefi haline geldi.

Profesyonel sporda eşcinsel kimliğini saklamayan ilk yönetici olan Warriors başkanı Rick Weltz’in ona her anlamda kefil olmasına rağmen , bir anda bağnaz biri olmakla suçlandı.


Olağan üstü yeteneklere sahip “ hanedan “ yaratmaya aday oyuncularla dolu bir süper takım kurmak , yağ yüzünden çıkan bir yangına su dökmekten farksızdır.

Oyuncuların çoğu bencil olmakla eleştirilir . Ama Curry’nin akranları onu alçak gönüllü olduğu için eleştiriyor.



STEVE NASH 

“Curry bir atlet olarak pek çok bakımdan standartların dışında. Bazen patlayıcılık özelliğine gereğinden fazla takılıyoruz . Atletizm , oyunun parametreleri dahilinde yapabildiklerindir : Top, rakip , alan , zaman uygulama. Çok fazla şey var . onu fevkalade bir atlet yapan faktörleri gözden kaçırıyoruz.”


BASKETBOL TERMİNOLOJİSİ

Oyunun soyut yönlerini ortaya koyan genel hareketleri tanımlamak güçtür. “Hissetmek” bunlardan bir tanesidir “oyunu çok iyi hissediyor “ derken oyuncuların ,maçın gidişatını okuyup tepki verme konusundaki akıcılıklarını ifade eder.

Diğer bir terimde “dokunuştur” Genellikle atış becerisinde kullanılır ama pas için de geçerlidir. 
Dokunuş öğretilemez . dokunuş atışı ölçmek için dile getirilmeyen hesaplamalar yapmak , şutun ne kadar sert olacağını , ne kadar eğilim verileceğini , topun ne kadar döndürüleceğini , topu elden çıkarma açısını ölçüp biçmek ve bunu doğru şekilde uygulamaya koymaktır.

Diğer bir terimde “Eller”dir. Topu yakalama, topa uzanma ve fırlatma becerisini anlatır.  Buna El çabukluğu da diyebiliriz.
Parmaklardan topu yuvarlamak ( finger roll )  uzanarak topu çembere yollamak bu atışı bir metre veya beş metreden de yapılabilir. ( Kitapta Curry için iki metre ve dokuz metre mesafeden attığı atışların yüzdesinin birbirine yakın olduğundan bahsetmiş ama eğer bahsettiği finger roll ise bir yanlışlık var demektir.)

Eller vasıtası ile oyuncu trafiğin yoğun olduğu bir anda atılan zor pasları kolayca yakalar 

FAUL ATIŞI

Taraftarlar , serbest atışları kötü bir oyuncu görünce , onun yeteri kadar çalışmadığını düşünür çoğunluk ,serbest atışlarda yüksek yüzdelere ulaşmanın sadece tekrara bağlı olduğuna inanır.
Kuşkusuz mesafe sabit olduğu için , yerince pratik yapmak bir kas hafızası yaratabilir.
Ama diğer değişken faktörlere uygun şekilde hareket etmek de bir yetenektir. El becerisi yüksek olan oyuncular da – yorgunluğun , bacaklardan tam olarak güç almamalarının önüne geçmesi gibi- çeşitli nedenlerden serbest atış çizgisinde başarısız olabilirler, ama topa verdikleri kuvveti kısa süre içerisinde yeniden ayarlayıp durumu toparlayabilirler. El becerisi , eğer serbest atış çok sertse , oyuncunun atışın dozunu bir tık kısarak topu çembere sokma becerisidir.

KALÇALARI KUVVETLENDİRMEK

Curry , ayak bileğinden geçirdiği sakatlığın iyileşme döneminde , daha fazla sakatlık geçirmemek için vücudunu güçlendirmek amacıyla , vücudun göz ardı edilen bir kısmına eğildi: Kalçasına . Bu çalışmalar sonucunda vücut dengesi ve en başta da çevikliği arttı .
Curry , hızlı bir şekilde vites değiştirme konusundaki yetersizliğini kapatmak için , aniden yön değiştirme hamlelerine baş vurur . Bu çaba ayak bileklerine çok fazla baskı uygulamasına neden olmuştur.
Ama kalçalarını kullanmak üzere kendini yeniden eğitmesi, ayak bileğine baskı uygulamadan da aynı sonuçlara ulaşmasını sağladı.

Curry’nin kalça egzersizlerindeki başarısı , yerde duran 180 kilo ağırlığı kaldırabilmesini sağladı.


















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...