Dün Ali Muhammed’den sonra Obradovic ile ilgili yeni bir kitap çıktığını görünce, aklıma kütüphanemdeki Türkçe yazılmış basketbol kitapları geldi.
Ancak sevgili Kaan Kural’ın yıllar önce zevkle okuduğum kitabını bir türlü bulamadım.
Ve bugün kitabı aldım ve tekrar okumaya başladım , tüm samimiyetimle söylüyorum , eğer basketbolu biraz seviyorsanız Kaan Kural’ın,“ Hastasıyım Bu Oyunun” adlı kitabını, alın ve okuyun derim.
Kaan bu kitabında, geçmişte NBA’de yaşanmış olaylardan bahsetse de, her bölümünde ilginç bilgiler ve zekice yorumlarla karşılaşıyorsunuz.
DURDURULAMAYACAK KADAR MÜKKEMEL YAPMAK
Kitabın bir bölümünde taraftarı olduğu Boston Celtics takımının oynadığı basketbolu şöyle anlatıyor;
“Basit setler oynar Boston . Çoğu lise takımının hücum düzeninden farklı değildir.
Ama başarılı olmasının altında yatan faktör setle sürpriz yapmak değil , bekleneni durdurulmayacak kadar mükemmel uygulamaktır.”
Konuya beş sene öncesinde yaşadığım bir örnekle gireyim;
Olin Edirne, kısıtlı kadrosuyla ligde kalmayı başarırken, bütün rakiplerin sağ taraftan gideceğini bilmesine rağmen, her maçta sadece sağ taraftan giderek en az on beş sayı bulan bir oyuncum vardı .
O zamandan bu yana acaba bir oyuncunun çok fazla hücum silahı olması yerine, bir veya iki silahını mükemmel şekilde kullanması daha mı avantajlı diye düşünürüm .
Artık en azından bireysel olarak bu düşüncemin doğru olduğuna inanıyorum.
Şöyle olursa, böyle yap veya böyle olursa, şöyle yap yaklaşımı bireysel hücumda, tereddüt yaratmaktan başka bir şeye yaramıyor .
Siz şablonu ortaya koyacaksınız, oyuncu hedefine giderken kararını kendi verecek ve bu karalarında keskin olacak .
( hani derler ya, maceraya girmeyecek )
( hani derler ya, maceraya girmeyecek )
Yine bu konuda , ancak bu defa “Takım oyunu” ile ilgili bir hikayeyi , geçmiş postlarımın birinde yazmıştım.
HOCAM CİNLİK YAPIYOR !
Eczacıbaşı’nda oynadığım dönemde , henüz sezon başında sanırım takım antrenmanlarının üçüncü haftasındaydık.
Takımda bazı rahatsızlıkların ortaya çıktığını hatırlıyorum.
Bunun üzerine koçumuz Aydan ağabey bir toplantı gerçekleşti.
Takımda bazı rahatsızlıkların ortaya çıktığını hatırlıyorum.
Bunun üzerine koçumuz Aydan ağabey bir toplantı gerçekleşti.
Toplantıda, oyuncuların büyük kısmı , hücum setimizden şikayetçi olduğunu dile getirdi.
Aslında antrenman maçlarında her iki taraf setleri bildiği için , kolay uygulanmasına izin vermiyordu ve sorun da bundan kaynaklanıyordu.
Aydan abi ,bu konuda hiç geri adım atmadı ve tüm sızlanmalara rağmen aynı setleri sezon sonuna kadar uygulattı .
Düşünüyorum da antrenörümüz ilk sızlanmalarda bir değişikliğe gitseydi , bu dafa yeni setler öğrenecek ancak kaybettiğimiz zaman nedeniyle daha az tekrar etme imanı olacak , bundan da kötüsü bunu da beğenmedik deme ihtimalimiz aklımızdan çıkmayacaktı.
Şöyle bir gerçek var ,uygulayacağınız seti bilen rakibe karşı hücum ederken ezbere oynayamazsınız . önünüz kesildiğinde yeni bir ezberi devreye sokmanız çok zordur dolayısıyla iş sizin yaratıcılığınıza kalacaktır.
Geçtiğimiz ay bir zamanlar Avrupanın ünlü pivotlarından biri olan Efe Aydan’a sormuştum; sence pivot yetiştirmek için ne yapmak lazım diye...
Efe ; Oyuncuya uygun olan silahı tespit ettikten sonra durdurulamayacak kadar mükemmelleştirmek lazım demişti.



Yorumlar
Yorum Gönder