Sayın "takım koçu", kusura bakmayın ama size artık meslektaşım diyemiyorum.
Yolladığınız mektubun sonunda “ Olcay’a basketbol öğretmeye çalışıyoruz “ gibi talihsiz bir cümle kurmuşsunuz.
Evet! Olcay’a basketbolu oyununu siz öğreteceksiniz ,biz değil..
Bizler sadece onun teknik ve fiziki becerilerini geliştirmek için çalışıyoruz.
Bizler size kaliteli malzeme vereceğiz ve siz de bu malzemelerden güzel bir yemek yapacaksınız.
Biz , Olcay’ın bireysel tekniğini geliştireceğiz siz de ona bu hareketleri, rakip karşısında ve hücum düzeninizin içinde nasıl kullanacağını öğreteceksiniz .
Hücumda oyuncularının nerede bulunmaları gerektiğini ve bu durumda savunmanın muhtemel yerlerini oyuncunuza anlatacak ve o bölgelere ne zaman ve nasıl pas verileceğini siz anlatacaksınız.
Perdelemeyi nasıl kullanacağını , nasıl boş kalacağını , topsuz oyunu , asist yapmayı tüm bunları siz öğreteceksiniz.
Kusura bakmayın ama biz antrenman yaparken
sahada on oyuncu yok, biz sizin setinizin nasıl olduğunu bilmiyoruz , biz hızlı hücum mu, yoksa set oyunun mu tercih ediyorsunuz bunları da bilmiyoruz .
Evet pas ve şut konusunda savunma kullanmayarak hata yaptık ,biz bunu düzelteceğiz ama siz bu özelliklere sahip kararlı ve çalışkan oyuncuyu tüm maç nasıl kenarda tutuyorsunuz.
Aslında, Olcay arkadaşlarına örnek gösterilecek çok özel bir karakter. Ayrıca biliyor musunuz sizin takımınızdaki çoğu oyuncu ,denize girip eğlenirken Olcay bütün yaz çalıştı.
KULÜP KOÇUNUN CEVABI
Sevgili meslektaşım,
kusura bakmayın , mektubu bir daha okuduğumda haddimi aşmış olduğumu gördüm . Sizden, kullandığım bu talihsiz cümle için özür diliyorum.
Evet maalesef bunlar güzel olmayan eski alışkanlıklar .
Biz genelde set hücumunu nasıl yapacağını oyuncularımıza öğretiyoruz ama perdeyi nasıl kullanacağını ,nasıl cut edeceğini, arkadaşına göre nasıl pozisyon alacağının üzerinde durmuyoruz .
Biz şut pozisyonunu bulduğu zaman oyuncunun hemen atmasını istiyoruz ama oyuncuya daha önce şöyle olursa böyle yap, böyle olursa şöyle yap , deyip iyice kafasını karıştırıyoruz .
Ona kendi kararını vermesi için hiç şans tanımıyoruz.
Bomboş hızlı hücum varken yavaşlamasını , önü doluyken götür at diyerek hızlı oynamasını istiyoruz .
Şutu sokmayınca kızıyor ,sokunca hangi pozisyonda attığını hiç sorgulamadan, adeta bir seyirci gibi alkışlıyoruz .
Ne dersek yapan ,kafası çalışan ama çok yetenekli olmayan ,ileride basketbolcu olamayacak çocuklarla oynayarak başarılı olmak daha kolay.
Ancak lig maçlarını seyrettiğimizde yukarı seviyelerde kendini kabul ettiren oyuncuların alt yapıda çalışkan ve biraz da bireysel olduğunu görüyoruz.
Bizimle bu fikirlerinizi paylaştığınız için size çok teşekkür ederiz .
El birliğiyle, çalışacağız , Olcay’ı ve bu işe gönül veren tüm çalışkan oyuncuları yetiştireceğiz.
Yorumlar
Yorum Gönder