Basketbol ile geçen kırk iki senenin sonunda
yaşadıklarım ve çevremde gördüklerime bağlı kalarak
edindiğim tecrübelerin bazılarını burada
sizlerle paylaşmak istiyorum.
İyi bir basketbol antrenörü olmanız için basketbolu
sevmeniz şart .
Basketbol antrenörünün birinci gayesi oyuncularına
basketbolu sevdirmektir.
Çok çalışmalı ve çalışmaktan zevk almalısınız ,
sızlanmayın , şikayet etmeyin .
Unutmayın ne kadar çok verirseniz o kadar çok alırsınız.
Taklit etmeyin , izleyin , öğrenin süzgeçinizden geçirin
,sonra uygulayın.
Taklit eden arkadan gelir.
Unutmayın sadece kendiniz gibi olursanız netice
alırsınız.
Hemen bir felsefe oluşturmazsınız ancak zamanla
sağlam temellere dayalı bir felsefe oluşturabilirsiniz.
Ortaya çıkan bir taktik anlayış değil kolay kolay
değişmeyecek bir ana felsefe olmalı
Basketbol ile yaşadıkça ve tecrübe kazandıkça , birçok
şey gözünüze ilk günlerden farklı görünmeye
başlayacaktır.
Ben bazen tabeladaki skorun , biz antrenörleri
yanıldığını düşünüyorum .
Bazen yenilmenize rağmen çok şey kazanırsınız .
Benim için basketbol satranç değil bir bir spordur ve bu
sporu yapabilmek için koşmak ve agresif olmak gerekir.
Basketbol oyuncuların oyunudur , biz antrenörlerin
değil.
Taktikler ile onları boğmak en büyük yanlıştır.
Bizim öncelikli görevimiz oyuncuların içindeki cevheri
dışarı çıkarmaktır.
Bugün birinci ligde oynamasına rağmen içindeki
potansiyeli ortaya koyamayan onlarca oyuncu mevcut.
Sizler ne kadar erken bu yetenekleri ortaya çıkarırsanız
hem o oyuncu hem de siz kazanırsınız.
Basketbolun tariflerinden biri de "Basketbol
alışkanlıkların oyunudur".
Bu nedenle antrenmanlarda çok tekrar yapmak son
derece önemlidir.
Ancak başka bir açıdan baktığımızda, " çok tekrar
sıkıcıdır " oyuncuları çalışmaktan soğutur.
Bu ikilemden bizi kurtaracak en önemli yol
motivasyondur .
Tekrarları maç atmosferinde yapmak bu motivasyonu
sağlar.
Özellikle altyapıda aşırı baskı oyuncuyu bezdirir.
Tüm oyuncular beş beş maç yapmak ister ancak bunun
zamanı ve yeri vardır.
Üçe üç ve dörde dört çalışamalarda maç atmosferi
yaratmak çok yararlıdır.
Maç içinde yaşanan kesitlerin, üçe üç çalışmalar olarak
ve maç atmosferi içinde uygulaması, bu pozisyonaları
daha çok tekrar etmemize imkan tanırken, daha çabuk
öğretmemizi sağlar.
Oyuncu seçiminde ve oyuncuya göre düzen seçimindeki
kriterleriniz başarınız işe doğru orantıdadır.
Tüm oyunculara şans vermek gerekir , erken
eliminasyondan kaçının.
Maç idare ederken ve maç sonlarında duygularınıza
hakim olun ders çıkarın.
Antrenörlüğün başlangıcında maç kazandıktan sonra
havalara girmek kaybedince karalar bağlamak
kaçınılmazdır .
Bu duyguları yaşarken uzun vadeli karalar almaktan
kaçının.
Herkesin hatta basketbol ile ilgisi olmayan kişlerin de
fikirlerini sabırla dinleyin .
Bazen bir ağaç ormanı , bazen de orman tek bir ağacı
görmemize izin vermez .
Hiç bir zaman unutmayın, on dört yalında basketbola
başlayan bir oyuncu on seki yaşında birinci ligde
oynayabilir. Sadece dört sene sonra .

Yorumlar
Yorum Gönder