Ana içeriğe atla

BİREYSEL OYUNCU ANTRENÖRÜNDEN TAKIM ANTRENÖRÜNE MEKTUP

Bireysel oyuncu koçu ile takım koçu arasında hayali bir  mektuplaşma...

Herhangi bir yanlış anlaşılmaya sebep olmaması için belirtmeliyim . Bu hayali mektuplaşmada, oyuncunun ismini özellikle Olcay olarak seçmemin nedeni ,bu ismin hem kadın hem de erkek ismi olarak kullanılmasından kaynaklanıyor . 



Sevgili meslektaşım, 
bu yaz tatilinde Cumartesi ve Pazar günleri hariç her gün Olcay ile spor salonuna gittik. 

Isınmalarımız sırasında parmak ucu hassasiyetimizi geliştirmek amacı ile Ball- Handling çalışmaları yaptık .

Ardından uzunca bir süreyi, hem yüksek hem de alçak dripling ile adam geçmek için, ayak oyunlarına ayırdık.

Daha sonra bir saate yakın çeşitli yakın atışlar ve uzak atışlar çalıştık .

En son olarak da adam geçme çalışmalarımızı öğrendiğimiz atışlarla birleştirdik.

Bu arada Olcay , haftanın üç günü sabahları fizik ve atletizmini geliştirmek için milli takımın kondisyoneri ile özel çalışmalar yaptı.

Bu süreçte Olcay’ın ne kadar geliştiğini herkes gördü.

Şimdi soruyorum, biz bu kadar emek verdikten sonra neden Olcay’a süre vermiyorsun ? 

Neden kendini geliştiren bu oyuncuya emeğinin karşılığını vermiyorsun ?




Sevgili meslektaşım,

Hem Olcay’ı hem de seni tüm kalbimle kutluyorum gerçekten çok , emek vermişsiniz . 

Zaten Olcay ilk salona girdiğinde , henüz topa dokunmadan fizik olarak ne kadar geliştiğini şaşkınlıkla gördük.

Hele ısınmalara başladıktan sonra top hakimiyeti ve atışlarından ben ve takım arkadaşları çok etkilendi. 
Olcay adeta bir jonklör olmuştu . 

Açıkçası ben ve yardımcım bu kadar uzun boylu topa bu derece hakim bir oyun kurucu ile , her halde şampiyonluğa oynarız diye düşünmeye başladık.

Sevgili meslektaşım, ne zaman ki birebir dirillere geçtik işte o zaman senin gibi biz de altüst olduk.

Olcay her vücut teması olduğunda topu kaybediyordu. 
Hele karşısındaki savunma fake attığında ne yapacağına karar vermiyor bazen topu tutuyordu.

İvme kazandığı zaman adamını kolayca geçiyor ama bu defa yardım geldiğinde kime pas vereceğini bilemiyordu.

Pas dedim de aklıma geldi , Olcay'ın pas tekniği çok zayıf , genelde ya tembel paslar verip top kaybediyor, ya da arkadaşlarının topu tutmayacağı kadar sert paslar veriyor. 

Ayrıca pas nereden ve nasıl verilir hiç bilmiyor .

Sen de takdir edersin ki basketbol bir takım sporu, pas veremeyen bir oyuncun varsa hazırladığın hiçbir şeyi uygulayamıyorsun.

Aslında biz Olcay'ın belirli bir süre sonunda oyun kurucu oynamasından vaz geçtik ve çok geliştirdiği atışlarından yararlanmak için forvet oynatmayı düşündük. 

Sevgili meslektaşım , bu kararı aldıktan sonra başımıza gelenleri bir görsen . 

Olcay ne zaman şut atacağını hiç bilmiyor ki , inana bana her defasında ,üzerinde el varken şut atmaya çalışıyor, el yokken ise pas veriyor.

Her neyse şimdi tüm çabamızla ona basketbolu öğretiyoruz, umarım biraz öğrenir de yeteneklerini kullanabiliriz.


Sevgilerimle ...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...