Bu yazımda , Erzurum seminerinde katılımcılara anlatmaya çalıştığım ve uygulamalarının bir parçasını gösterdiğim hızlı hücum felsefesinin çıkış noktasını anlatmaya çalıştım.
Uzun zaman önce WNBA ‘de bir koç A milli takımımızdaki bir oyuncu ile ilgilenmiş ve benden oyuncunun bir maçını yollamamı istemişti.
Büyük bir hevesle tarihimizde ilk defa yendiğimiz Polonya maçının görüntülerini Amerika’ya yolladım.
Gelen cevap aynen şöyleydi “ Elinde koşarken oynanan bir maçın görüntüleri yok mu? “
Basketbol her geçen gün, agresifleşiyor ve hızlanıyor. Bu sebeple genç oyuncularımızı yüksek tempoya alıştırmak ve becerilerini bu
tempo içinde geliştirmelerini sağlamak çok önemli .
Bu güne kadar çalıştığım takımlarda ve gittiğim seminerlerde, bu tarzı uygulamaya ve anlatmaya çalıştım.
Ancak uygulamada yaşanan zorlukların önemli bir bölümünün oyuncuların daha önce edindikleri alışkanlıklardan kaynaklandığını gördüm.
Bu alışkanlıklar, maalesef biz antrenörlerin oyunu kontrol edebilmek için koyduğumuz kurallardan kaynaklanıyor.
TEKRAR ETMEK
Tüm koçların antrenmanlarda tekrar etmenin yararına inandığı bir gerçek , o zaman gelin bir antrenman planına bakalım ; genelde antrenmanın önemli bölümünü kapsayan iki ana bölüm oluyor, savunma ve set hücumu.
Ayrıca son zamanlarda koçlarımız ,hem prese hem de hızlı hücuma hatırı sayılır süreler ayırıyor.
Peki bu çalışmalarda bizi ilgilendiren
“geçiş anı” nerelerde yaşıyor?
Çoğunlukla savunma pres veya set hücumu çalışmalarında yapılan bir hata varsa koç oyunu durdurup hatayı izah ettiği için geçiş anı pek yaşanmıyor.
Hızlı hücum çalışmalarında ise, geçiş anı pek de gerçekçi olmayan, koçun veya oyuncunun potaya attığı bir şut ile başlıyor.
Bu dirillerin devamında ise, maçlarda en fazla iki veya üç defa art arda yaşanan bir sekans ,yani hızlı hücumdan hızlı hücumdan geçişdefalarca yaşanıyor.
Ve bu da, sadece hızlı hücum çalışmaları içinde yer alan bir bölüm.
ÇÖZÜM
Bu durumda çalışmaları, herhangi bir hata olduğunda kesmeyip geçiş anlarına izin vermek, oyuncuları bu anı daha çok tekrar etmelerine şans verebilir.
Örneğin , ikili üçlü dörtlü kombinasyon çalışmalarına yarı sahada başladıktan sonra , gidiş dönüş olmak üzere , iki geçiş anı ilave edersek , oyuncuların topu ele geçirdikten sonra daha çabuk reaksiyon vermeye alıştırabiliriz.
SORUNLAR
Ancak hemen müdahale ederken gösterdiğimiz agresif yaklaşımlar bazen çok da öğretici olmuyor .
Aslında geçişlere izin verdikten sonra oyunculara daha sakin ve akılcı yaklaşabiliyoruz ve oyuncuya konuyu daha iyi anlatma şansını ele geçirebiliyoruz.
İKİNCİ SORUN
İkinci sorun topu ele geçiren oyuncunun topa sahip çıkma duygusu . Şöyle düşünün , harika bir savunmanın ardından harika bir ribaunt alan oyuncu acele ederse o topu kaybedebilir veya topu zorlukla ele geçiren bir oyuncu acele bir driplingle karşıya götürürken steps yapabilir.
Koçun reaksiyonunu tahmin edin, işte bu durum geçiş hücumu çalışmalarında ciddi bir sorun olarak karşınıza çıkıyor .
Bunun da çözümü var ancak daha önce tesadüfler vasıtası ile öğrendiğim ardından başarı ile her kategoride uyguladığım ve şimdi size anlatamaya çalışacağım bir çözüm, ancak baştan söyleyeyim size pek gerçekçi gelmeyebilir.
ÇÖZÜM
Oyuncularınıza bildiğiniz tüm hızlı hücum kurallarını öğretiyorsunuz ve bu alışkanlıkları iyice bilinç altlarına yerleşene kadar uyguluyorsunuz, daha sonra ise o garip an geliyor ve tüm bu kuralları unutmalarını söyleyip ! Tek ve yeni bir kural koyuyorsunuz.
Bu topu ele geçirdikten sonra nasıl olursa olsun en kısa sürede karşı potaya atmak.
Daha iyi anlaşılması için örnek vermek gerekirse;
Genelde dört veya beş numara top çıkarırken biz en yakın oyuncudan topu çıkarmasını istiyoruz.
Kısalardan ilk pası almak için serbest atış çizgisinin uzantısının üzerine ve yan çizgiye açılmasını söylerken , biz en çabuk alacağı yerde topu almasını istiyoruz .
Ortaya veya kenara driplingle girmesi gerekirken biz pas veya dripling ile uzun veya kısa ,her ne olursa olsun topun en çabuk şekilde karşıya gitmesini istiyoruz.
Bitiriş kısmında ise öncelikli olarak genellikle turnike atılmasını tercih edilirken ,biz yakından atmak veya uzaktan atmak arasında bir fark olmadığını, hatta uzak şut olması ve el üzerinde atılmasının pota altındaki bir oyuncuya pas verilirken topun kaybedilmesinden çok daha iyi olduğunu anlatıyoruz.
Bu hücum felsefesi oyuncunun başka hiç bir şey düşünmeden geçiş hücumuna hemen adapte olmasını sağlıyor.
Eğer dikkatle bir altyapı maçı seyrederseniz
basket yedikten sonra top çıkaran oyuncuların savunmada yapılan bir hata yüzünden arkadaşıyla “durarak” münakaşa etmesi veya topu alan oyuncunun ,arkadaşına kızdığı için yavaş yavaş ilerlemesi en çok karşılaştığımız sahneler oluyor. Koçlardan gelen uyarılar ile oyuncuların bir an onu dinlemek için oyunu bırakmaları da alıştığımız bir görüntü.
Bu da oyuncuların o anda değil , geçmişte kaldığı gösteriyor.
Oyuncuların anı yaşayamamalarının diğer bir sebebi de daha önce yaptıkları bir hata yüzünden ileride yaşamaları muhtemel hataların sonuçlarını düşünerek yani geleceği düşünerek hızlı hücumdan vaz geçmeleri .
Bahsettiğim kuralsızlık kuralı oyuncuları bu olumsuz psikolojiden çıkarmaya yararken o anı yaşamasını sağlıyor . Hiçbir şey düşünmeden hemen atak etmek....
EN ZOR BÖLÜM
Geçiş hücumunun da , sadece hızlı hücum antrenmanlarında kullanılan kendine ait bir temel tekniği var.
Topu ileri vurmak slalom ileriye ve enlemesine verilen çok uzun paslar ,adam geçmeler bitirişler vs.... oyuncu bu temel teknikleri fazla kullanmadığı için hata yapacaktır, hem de can alıcı hatalar, saçma top kayıpları ,topu türbinlere atmak , aldığı topu rakibe vermek pota altında boş arkadaşını görmeyip el üstü şut atamak.
İşte bu hatalardan sonra oyuncuya sakin olmasını veya yavaşlamasını söylerseniz , yolun sonuna gelmişsiniz demektir .
Artık oyuncu tüm bu hatalardan yavaşlayarak kurtulacağını öğrenince bir daha ondan hızlı hücum etmesini isteme şansınız kalmaz.
Tek çareniz ,oyuncular bu tempoda ,en az hata ve en yüksek yüzde ile oynamayı öğrenen kadar bu bir koçu kolayca delirtecek hatalara sabredebilmek .
NOT :
Yukarıda “tesadüfler sonunda öğrendiğim” cümlesine açıklama getirmeliyim. Ben uzun yıllar bildiğimiz klasik hızlı hücumlarını tatbik ettim . A takım seviyesinde antrenör olduktan sonra da bu çalışmaların biraz daha farklı olanlarını uygulamaya devam ettim.
Bir dönemde , bu temponun takımıma yeterli olmayacağını düşünerek yukarıda bahsettiğim çalışmaları başlattım . Ve beklediğimden daha verimli oldu.
Yani ben önce klasik hızlı hücum ardından bahsettiğim tarzda bir çalışma yapmadım ancak yaşadıklarım bana bu yolun uygulanması gerektiğini gösteriyor .
Ve A kadın milli takımı, Ümit kadın milli takımı ,süper ligde çalıştığım ve yirmi maçın üzerinde görev aldığım Galatasaray , Gaziantep ve Olin Edirne takımlarındaki oyuncuların bu temel ve klasik hızlı hücum bilgilerine haiz olduğunu düşünüyorum.
Önemle vurgulamak isteğim son konu ise bu kadar ısrarcı olmama rağmen kurallar gereği en çok % 35-40 civarı hızlı hücum yapabildim .
Hücumun % 60’ını kapsayan dengeli savunmaya karşı hücumun, yani set hücumunun moral olarak hızlı hücumlarından etkilendiğini unutmamak lazım.
ÇOK TEŞEKKÜRLER..





Yorumlar
Yorum Gönder