Yıldız oyuncu deyince aklıma hep Erman Kunter ile rahmetli Cavit Altunay ve aynı süreçte yaşanan Efe Aydan ile rahmetli Aydan
Siyavuş'un hikayesi gelir. Her ikisi de benzer olayları
yaşadıktan sonra Türk basketbolunun unutulmaz iki ismi haline
geldiler.
Erman’ın hikayesi şöyle ;Türkiye birinci liginde düşme tehlikesi içinde olan bir takımın,( henüz genç takımdan çıktığı ilk yıl ) en çok sayı atan oyuncusu oluyor.
Peki nasıl ?
NCAA’dan NBA ‘ye geçen bazı oyuncuların daha ilk senelerinde takımın başarısında rol oynadığını görüyoruz.
Ancak Avrupa’da genç takımdan A takıma çıkan (tek bir oyuncu haricinde ) oyuncuların aynı başarıyı göstermemeleri bizi hiç şaşırtmıyor.
Öncelikle bunun nedeninin aradaki dört yıllık tecrübe farkı olduğunu söyleyebiliriz.
Ancak benim burada anlatmaya çalışacağım konu biraz daha farklı . Ben koçların genç yetenekleri kazanmak için sadece onlara şans vermelerinin yeterli olmadığını düşünüyorum . Onlara genç takımdan getirdikleri becerilerini kullanmalarını sağlayacak biçimde yaklaşmaları gerektiğini düşünüyorum.
Genç takımdaki istatistikleri her ne olursa olsun ilk bakışta genç bir oyuncunun A takıma geçtiği zaman süre alabilmesi sahada kalabilmesi için, koçun genel kurallarına uyum sağlaması gerekir.
İster genç takımda her maç 40 sayı atsın ister sadece 4 sayı, A takıma çıkan bir oyuncunun koçun kurallarına uyması çok önemlidir.
Bu aşamada koçun tecrübesi devreye girmeli ve bu iki oyuncudan birinin, öğretilmesi kolay olmayan bir özelliği ile , diğerinin ise sadece öğretilebilen bazı bilgilerle bu takıma geldiğini görebilmesi gereklidir.
Normalde her maç 40 sayı atan genç oyuncu, hiç kimsenin yaşamadan anlayamayacağı bir durumdadır, adeta şok geçirmektedir. A takıma çıkmak harika bir şeydir ama daha önce elde ettiği tüm krediler bir an da elinden uçup gitmiştir. Bir de cabası eski takım arkadaşlarından 4 sayı atan bir arkadaşı ile aynı muameleyi görmüştür.
Hatta kısa süre sonra 4 sayı atan oyuncunun muhtemelen savunmadaki meziyetleri ,onun A takımda oynama şansını daha da artırıyordur.
Bu durumdaki oyuncuların diğer bir sorunu da bulduğu kısa sürelerde yaptığı hatalar ! ( atığı şutun girmemesi ) hem takımdaki tecrübeli oyuncular, hem de taraftarlar tarafından acımasızca eleştirilecektir. (Sen burayı genç takım mı sandın!)
Oyuncu bu sebeple koçun ve diğerlerinin istediklerini yapmaya çalışacak ve artık eski özelliklerini yavaş yavaş yitirecektir.
Çoğu koç oyuncudaki bu yeteneği biliyordur ancak kendi kurallarını öğrettikten sonra ona oynama şansı vermeyi planlıyordur. Ancak bu süreçte ( tecrübe ile sabit) oyuncu psikolojik sebeplerle eski yeteneklerini kaybetmeye başlar .
Sorunun çözümü , bence koçun oyuncuyla özel olarak ilgilenmesi, hem mental , hem de teknik konularda özel olarak çalışması ve takımda da bu oyuncuya pozitif ayırımcılık yapmasıyla hallolacaktır.

Yorumlar
Yorum Gönder