Yaz aylarında oyuncular kliması olmayan bir salona girdiğinde salonun sıcak olması,
salon zemininin kayması,
maç başlamadan kararlarına güvenmediğimiz bir hakemi görmeniz ,
seyredenler arasında hoşunuza giden bir arkadaşınızın olması,
bir çemberin eğri gibi durması ,
soyunma odasının dar olması ,
potada bir gariplik olması,
topun eski olması ,
koçun sizi ilk beş başlatmaması ,
arkadaşınızın size pas vermemesi ,
faulleri kaçırmanız ,
rakip seyircinin aleyhinize bağırması ,
size küfür etmesi gibi,
iyi veya kötü bir çok olay farkında olmadan sizi bir süre için basketboldan uzaklaştırıyor .
Eğer bu tarz konuların kafanızı meşgul etmesine mani olur sadece basketbol oyununa ve “o ana” odaklanırsanız , antrenmanlarda takım arkadaşlarınıza , maçlarda ise rakip oyunculara karşı avantaj sağlarsınız .
Ancak bunları, kimsenin yardımı olmadan sadece siz yapmalısınız , bu defa sahadaki gibi size pas veren veya savunmada yardım eden arkadaşlarınız olmayacak .
Şöyle basit bir deneyle ders başlıyor :
“Herkes gözlerini kapasın ve arkanızda kalan kapıyı düşünün” , belirli bir süre sonra konuşmacı “şimdi sadece oturduğunuz sandalyeyi düşünün” ardından oyunculardan daha farklı bir şey düşünmelerini istiyor ve beş on saniye sonra “ gözlerinizi açabilirsiniz “ talimatı ile deney bitiyor.
Ardından konuşmacı, oyunculara “işte gördüğünüz gibi hepiniz düşüncelerinizi kolayca yönlendirebiliyorsunuz” diyor.

Basketbol oynarken, sahada ve saha dışında onlarca olay gerçekleşiyor ve bu olaylarla ilgili duyguların hücumuna uğruyorsunuz ,eğer kendinizi bu duygulara bırakırsanız , “o ana” ( basketbol oyununa ) odaklanmazsınız bir süre için , kendi elinizle avantajı diğer oyunculara verirsiniz .
Bu durumda ,çoğunluk duyguları kontrol etmenin imkansız olduğunu söyler “ abi kendimi tutamadım! “ ancak bu kesinlikle yanlış bir kanı.
NE YAPMANIZ LAZIM ?
NE YAPMANIZ LAZIM ?
Nasıl temel teknik hareketlerini tekrar ederek daha önce edindiğimiz yanlış hareketleri düzeltme imkanımız varsa , olaylara verdiğimiz reaksiyonlarımızı yani alışkanlıklarımızı değiştirmek de mümkün .
Ancak fiziksel hareketler için , tekrar miktarı yüz ise , duygusal alışkanlıkları değiştirmek için çok daha fazla tekrar yapmanız gerek.
Aslında daha da zor kısmı , birinde antrenmanı basketbol sahasında ve savunma olmadan yaparken , diğerini kendi beyninizin içinde ve yılardır sizi egemenliğe altına almış duygulara karşı yapmanız.
Ve ardından “sabrından sınırı var” deme imkanınız olması.
Yani antrenmandan kaçmanız.

Yorumlar
Yorum Gönder