Federasyonun düzenlediği ve iki yıldır devam eden BGL , tüm yabancı basketbol adamlarının kıskançlıkla izlediği bir lig .
Daha önce defalarca dile getirdiğim gibi muhteşem bir organizasyon ,emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım .
BGL bu sene yeni bir sistem getirdi , düşen takımlar ve çıkma hakkı ele geçiren takımlar arasında bir play-out düzenledi .
Geçen hafta kıran kırana geçen bu maçları izleme fırsatı buldum.
Aslında bu yazıyı yazmamın nedeni BGL değil , BGL’nin yeni takımı Teşvikiye .
Teşvikiye takımı , “Basketbol Okulları” ile bu işe başlayan bir organizasyon .
Bildiğiniz gibi artık bu tarz organizasyonlar , neredeyse her yaş kategorisinde, bir veya iki takım kurup liglere katılıyor.
Ve böylece yıllardır altyapılarda başarıdan başarıya koşmuş takımlara karşı mücadele etmek imkanı buluyorlar.
İlk başlarda ,oyunculardan aidat alan basketbol okulu takımlarının özel olarak seçilmiş yetenekli oyunculardan kurulu tecrübeli kulüp takımlarına karşı oynadığı maçlar normal sonuçlarla bitmiyordu.
Ancak son senelerde sonuçlar değişmeye başladı .
Ve iş o noktaya geldi ki, tecrübeli kulüp takımlarının yetkilileri;
“ biz bazı oyuncularımızı tecrübe kazansınlar diye bir üst kategoriye veriyoruz bu nedenle mağlubiyet alıyoruz” demeye başladılar.
Eskiden tecrübeli kulüplerin B takımları ile kolayca (20-30 sayı farkla ) yendikleri bu takımların çıkışı nasıl oldu ?

Aslında cevap çok basit, yönetici vizyonu , iyi bir organizasyon ,saygı duyulacak bir koç ve disiplin sayesinde .
İşte böyle bir takım, U18 İstanbul birincisi, bir basketbol okulu takımı önümüzdeki yıl BGL’de oynayacak.
Bu önemli başarının mimarları kulübün sahipleri,
Gökay Kızıltuğ , Onur Doğan ve antrenör sevgili Hüsnü Eser .
Belki ilk başta olayın önemi pek anlaşılmıyor ama, her geçen gün artan oyuncu sayısına kaliteli eğitim veren organizasyonların azalması ciddi bir sorun olmaya başlamıştı. Ve başarıya ortak olanlar hep aynı dört beş kulüp oluyordu.
Tabii göreceli başarılardan bahsetmiyorum, ölçümüz özel bir ligde başarılı olmak değil sabah akşam antrenman yapan kulüplerin katıldığı TBF organizasyonunda başarılı olmak.
İşte Teşvikiye bu başarısı ile büyük kulüp takımlarına girmeyen oyuncular için önemli bir alternatif oldu.
Ve böylece basketbol okulları takımları için yeni bir hedef belirlendi ; Türkiye Şampiyonluğu.
Bugün ben basketbol okulu sahibi olsam ve takımlarım liglere katılıyor olsa "altyapı basketbolunda bizde varız" der ve bu amaçla, iyi bir organizasyon kurup ve iyi çalıştırıcılar ile Türkiye Şampiyonluğuna oynamayı hedeflerdim.
Dün , sevgili Hüsnü’yü ziyarete gittim ve oldukça kalabalık bir oyuncu gurubunun seçmelere katılmak için geldiğini gördüm.
Onlarca oyuncu takıma girip kendini ispat etmek için gelmiş. Tabii ki aralarından bazıları takıma girecek bazıları girmeyecek ama ben Hüsnü’nün emek verdiği bir yaş küçük oyuncuları görünce , çalışarak ve emek vererek neler yapılabileceğini gördüm.
Hüsnü Eser’i bir kere daha tebrik ediyorum.
Başarıya giden yolda her türlü zorluğa katlanan Hüsnü’nün ekibini Fizyoterapist Çağrı kılıç, Yardımcı antrenörler Mustafa Özen ve Ege Ercan'ı da ayrıca tebrik etmek lazım.
Sevgili Hüsnü, “abi bu sezonu yazsam roman olur , hiçbir şey anlamadan yeni sezon başlıyor” demiştin .

Yorumlar
Yorum Gönder