Ana içeriğe atla

CAMPAZZO VE RUBYO'YU SEYRETMEDEN


 Genellikle kalın pivot ile mobil pivotun arasındaki fark konuşulur da uzun oyunkurucu ile kısa oyunkurucu arasındaki farktan pek bahsedilmez .

Biraz dikkatli bakınca pozisyonları aynı olmasına rağmen uzun ve kısa oyunkurucuların arasında ( fiziksel özelliklerinden kaynaklanan) bazı önemli farklar olduğunu görürsünüz. 


Ülkemize uzun yıllar kısa oyunkurucular hüküm sürmüştü  patlayıcı gücü olan ,agresif ve gözlerinden ateşler saçan oyuncular..

Bu oyuncular, agresif savunmalarıyla takımlarına katkıda bulunurken, aynı zamanda çabuklukları ile hücumda etkili olurlardı . 

Eğer bu oyuncuların skor özelliği de varsa en kıymetli oyuncu sınıfına girerdi. 

Daha sonra yavaş yavaş uzun oyunkurucular ortaya çıkmaya başladı . 

Bu oyuncuların en dikkat çeken özellikleri vücut dilleriydi. 

Bu tarz oyuncular alıştığımız kısaların aksine agresif yapıda değillerdi ve gözlerinden ateşler çıkmıyordu. 

Hatta büyük çoğunluğunun suratındaki umursamaz ifade seyredenlere rahatsızlık veriyordu . 


Belki de bu nedenle bu tarz oyuncuları herkes savunmada agresif olmamalarıyla suçluyor ve hücumda yaptıkları iyi veya kötü hareketlerden sonra yüzlerinde mimik görmeyince , onları “kendini beğenmiş” olarak damgalıyorlardı.

Ancak zamanla alıştığımız bu oyuncuların istatistikleri,  onlara saygı duymamızı sağladı .

Ve vücut dili ve yüzlerinde mimik olmaması gibi basketbol ile alakası olmayan duygusal detaylardan sıyrılmaya başladık. ( Hala sıyrılamayanlar olduğuna eminim !) 



Bu oyuncular fiziksel avantajları sayesinde ,sahayı daha iyi görüyorlar ve bu sayede özellikle pas konusunda iyi seçimler yapıyorlar. 
Hücumda ise arkası dönük hücumları onlar için artı bir özellik. 

Ancak burada belirtmem gereken bir teknik detay var . 
Bu oyuncuların kısa oyunkuruculardan ayrılan en dikkat çekici özellikleri , gerektiğinde hareketlerini olabilecek en yavaş şekilde yapmaları .

Kısa oyuncular top kaybı yapmamak için kalabalık içine girdiklerinde çabuk olmak zorundalar , bu nedenle tercih yapacak süreleri çok az . 

Ancak uzun oyuncular istedikleri süratte hareket etme şansına sahipler , bu nedenle de doğru kararı vermek için daha uzun süreleri oluyor. 

Bir de dış şutları varsa bu oyuncular hemen yıldız statüsüne ulaşıyorlar ,

Son olarak şunu da ilave edeyim ,her ne kadar oyuncuların fizikleri ile karakterleri arasında bir bağ kurmak doğru olmasa da, nedendir bilinmez , uzun boylu oyunkuruculardan daha fazla lider çıkıyor. 

Eminim yukarıda yazdıklarımın tam tersinde birçok oyunkurucu örneği bulamak mümkün ancak bu tespiti aynı "kalın pivot ve mobil pivot " genellemesi gibi düşünün. 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...