Ana içeriğe atla

OYUN KURUCUNUZ PİYON MU LİDER Mİ?



Campazzo'nun yaptığı asisti hepiniz görmüşsünüzdür . 
Ben bu hareketi gördüğüm zaman , basketbolun ne kadar hızlı değiştiğini bir kere daha anladım. 

Eskiden , her an sizi şaşırtacak paslar verebilen veya daha önce hiç görmediğiniz atışlar yapabilen oyuncular vardı , hareketi yapan oyuncu, rakibiniz bile olsa alkışlardınız. 

Basketboldaki değişikliği daha iyi anlamak için "en iyi on hareket" videolarını seyretmeniz kafi .

Genelde atletizme dayalı smaçlar ve bloklar bu konuda başı çekiyor. Ancak görüntüler arasında akıl dolu paslarla pek yer vermiyorlar.

Bu konuyu düşünürken aklıma birden oyun kurucu mevzusu geldi. 

Bir an , Kadın Milli Takımımızın devşirme oyuncusunun ,bir pivot değil de bir oyun kurucu olduğunu düşünün ! bu fikir size pek de mantıklı gelmiyor değil mi? 


Nilay, Esmeral, Birsel, Işıl gibi oyun kurucuları yetiştiren bir ülkenin kendine böyle bir yol seçmesi çok da akıllıca değil . 



İşte erkek milli takımımız da bir zamanlar aynı bu durumdaydı . Ve o yıllarda birileri kalkıp , oyun kurucu devşireceğimizi söyleseydi herkes gülerdi. 


 Sanırım kendimize sormamız gerek soru şu : 
Oyun kurucu dediğimiz zaman aklımıza ne geliyor ?

Koçun sahada uygulamak istediklerini birebir yapmaya çalışan bir piyon mu? 

Yoksa gerektiğinde koçun söylediklerinin dışında kararlar verebilen özgür bir lider mi? 


Tanıdığım tecrübeli koçlar , oyuncu yetiştirirken “başlangıçta” standart bir disiplin uygularlardı. 

Dışarıdan bakıldığında değişmeyen sıkılıkta olan bu disiplin, aslında oyuncunun yeteneğine göre bazen sıklaşır bazen de gevşerdi. 



Sanırım burada genç koçların anlayamadığı en önemli nokta, oluşturdukları otoriteyi kaybetmemek için oyuncuların yeteneklerini önemsememeleri . Ve sadece kendi istediklerinin sahada uygulanması.

Pozisyona ve gidişata göre karar verme tecrübesini daha önce yaşamayan oyunculardan lider olmalarını beklemek biraz fazla iyimserlik olur. 

Genç koçların oyun disiplini sağlarken , bir yandan da oyuncuların yeteneklerini göz önünde bulundurmaları ve onlara karar verme şansı tanımaları , belki de ihtiyacımız olan oyun kurucuları bize kazandırabilir. 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...