Ana içeriğe atla

TÜBAD SEMİNERİ/ YÜKSEK TEMPO NASIL YAKALANIR


 Geçtiğimiz günlerde TÜBAD antrenör seminerine konuşmacı olarak katıldım. Ve,  bana verilen iki saatte hızlı hücum ile ilgili bir sunum yapmaya çalıştım.

Seminere katılan antrenörlerin profiline uygun ve onların isteklerini karşılayacak şekilde, bol diril , az konuşmalı bir sunum yapmayı planlamıştım.

Konu, Ümit ve A takım seviyesinde , tempoyu düşürmeden ( en az top kaybı ile )  ve en fazla yüksek yüzdeli hızlı hücum sayısına nasıl ulaşılabilir sorusunun cevabıydı. 

Önceleri , uzun süre A takım seviyesinde uyguladığım bu sistemi ,altyapı takımlarında da aynı çalışma tarzı ile uygulayabileceğimi düşünmüştüm. 

KLASİK FAST BREAK AÇILIMI 





Ancak çeşitli denemelerin ardından ,bilgi aktarımı sırasında oyuncuların bulundukları kategorilere göre algılamalarının farklı olduğunu hesaba katmadığımı anladım. 

Ve bu seminerde (sadece diriller ile ) yıllara göre nasıl bir sıralama uygulanması gerektiğini anlatmaya çalışacaktım. U12 den - U18 'e kadar . 
Ancak büyük bir mantık hatası yaptığımı, demostere ekibinin son bölümde tıkanmasından anlayabildim. 

İKİ KISALI FAST -BREAK AÇILIMI 







Çünkü bu ekibin seviyesi (yaşlarına uygun olarak) , basamakların ilk sıralarında bitiyordu . 

Aslında bana yapılan dönüşlere göre başarı ile bitirdiğimiz birinci bölümün ardından , ikinci bölüm için, ileri seviyelerde bir demostre ekibinin olması , anlatmak istediklerimi gözler önüne serebilecekti. 

Umarım ileride böyle bir fırsat yakalar ve hızlı hücumun kronolojik olarak oyunculara nasıl aktarılabileceğini anlatma şansını ele geçirebilirim. 

Ancak bu konuda da takip edilecek iki farklı ( sistem ) yol olduğunu belirtmem gerek. 

HERKESİN ORTAYA GİRDİĞİ FAST BREAK BAŞLANGICI 



HIZLI HÜCUM ÇEŞİTLERİ 

Hızlı hücumları da aynı set hücumları gibi , pas veya driplinge dayalı oluyor. 

Örneğin set hücumlarında ,nasıl  pick and roll ve hand off’a dayalı oyunlar ve bunun yanı sıra topsuz adama yapılan (örneğin staggered pick v.s.) oyunlar varsa , hızlı hücumda da buna benzer iki farklı sistem var .


AÇLIMI PASA DAYALI VE ORTA YERİNE KENARIN TERCİH EDİLDİĞİ FAST BREAK 



Driplinge dayalı olan sistemde oyunculara , rolleri dağıtıyoruz ( uzun , kısa  ve forvet olarak ) ve bu durumda öğretim ,bireysel yani “oyuncu” temelli oluyor , pas ile olan tarz ise, her oyuncunun devreye girebileceği “takım” temelli oluyor. 

Alt yapı çalışmalarınız sırasında , elinizdeki oyunculara veya sizin basketbol anlayışınıza göre yollardan birini tercih etmeniz gerekiyor .



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...