Ana içeriğe atla

BEŞ KISAYLA MAÇ KAZANILIR MI?




Artık basketbolda tartışmaya açık olmayan bir konu var , "basketbol her geçen gün daha da süratleniyor." 

İkinci büyük değişiklik ise, uzun boylu olduğu için sahada görmeye alıştığımız yeteneksiz uzunların gün geçtikçe azalması . 

Aslında bunlar değişen kurallar ile birlikte son yıllarda görmeye alıştığımız, “Pace and Space”in getirdiği mecburiyetler . 

( Basit bir şekilde anlatacak olursak;  Yüksek tempolu hücum basketbolu ve yarı sahada da dışarıdan şut sokabilen oyuncuları üç sayı çizgisinin dışına yerleştirip ortayı açarak  hücum etmek ) 

 


Geçtiğimiz günlerde Lakers’ı yenen Houston takımının uyguladığı “Small Ball “( kısa beşle sahada yer alma ) sistemi , NBA ‘de ilk defa, ünlü Coach Don Nelson ile başlamış.

( Bu blogda yüksek tempolu basketbolun tarihiyle ilgili oldukça uzun bir yazım var , eğer vakit bulabilirseniz okuyun çünkü bu maçta Small Ball oynayan Houston'un antrenörü "Seven Second or Less" basketbolu ile tarihe geçmiştir. ) 

Çoğu basketbol meraklısı, Small Ball’ı , Pace and Space birbirine karıştırıyor olabilir. 

Burada aradaki farkı anlatmaya çalışacağım .

Pace and Space yüksek tempo yapabilen tüm oyuncularla oynanabilir. Koşabilen , şut sokabilen tüm oyuncularla . 
( bir uzun hariç ) 

Ancak Small Ball oynuyorsanız elinizdeki en yetenekli oyuncuları sahaya sürmüşsünüz demektir. 

Şut sokabilen ,drive edebilen ,pas verebilen ve fiziken eksik kalmasına rağmen yetenekleri ile eksiklerini kapatabilen oyuncular. 


Sahada en yetenekli oyuncular olduğunda , sadece ribaund alabilen uzun oyuncular ve sadece iyi savunma yaptığı için kendine takımda yer bulan yetenekleri kısıtlı olan oyuncular artık yok demektir.  

Burada ana faktör yetenek ve akıldır. Teknik anlamda ise üçlük atışlar bir numaralı ihtiyaçtır.

Tabii böyle bir takım kaçınılmaz olarak Ribaund konusunda ve savunmada sorun yaşayacaktır. 

Bu sorunları yetenekli oyuncular akıları ve yardımlaşarak en aza indirmeyi başardığı takdirde her rakibi yenebilir. 

Ancak tempoyu yükseltmek ve üçlük yüzdesinin istikrarı,  takımın alacağı neticeyi belirleyecektir.  


Sisteme bir de şu açıdan bakın , en yetenekli oyuncularınız sahada olduğu zaman, en az top kaybını siz yapacaksınız , savunmada en fazla topu siz çalacaksınız ve en az faul siz yapacaksınız .


Aslında altyapılar için harika bir bakış açısı ; oyucu seçerken ilk olarak yeteneğe bakmalı fiziğe değil. 




Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...