Ana içeriğe atla

ATLETİZM VE BASKETBOL



Geçtiğimiz sene katıldığım bir seminerde, bizim yıllarca çalıştığımız “şınav” hareketinin basketbolda çok da gerekli bir kas gurubuna hizmet etmediğini öğrendim.

Artık yavaş yavaş biliminin ilerlemesi sayesinde bazı gerçekler ortaya çıkıyor. 

Şimdi bu girişin, atletizm ve basketbol ile ne alakası var diye düşünebilirisiniz. Evet var hem de çok.

Eskiden kondisyon konusunda ihtisaslaşmış antrenörler yokken, atletizm antrenmanlarını basketbol koçları yaptırırdı.

Genelde  uzun mesafe koşuları olmalı mı olmamalı mı?  şeklinde bir tartışma vardı.

Mesafeler ve deparların adetleri hep münakaşa konusuydu.



1997 yılında Amerika'dan bu konuyla ilgili bir kitap istedim.
Büyük bir heyecanla açtığım kitabın içinde görmek istediğim atletizm pistindeki çalışmalar ile ilgili hiç bir bilgi yoktu.

Basketbol atletizmi artık basketbol sahasında kazanılıyordu. 

Bu bilgiyi edindikten sonra, alışkanlık haline gelen çalışmaları sürdürdürmeye devam ettim. 



Açıkçası şöyle düşündüm; bunların hiç bir yararı olmasa bile oyuncular motive oluyor ve güven kazanıyorlar.  

Şöyle bir gerçek var, eğer sizin sisteminiz belirli bir tempo ile sınırlıysa ve oyuncularınız bu tempoyu atletizm çalışmadan da gerçekleştirebiliyorlarsa, o zaman özel bir atletizim çalışmasına ihtiyacınız yoktur. 



Daha somut bir örnek vereyim, eğer pivotunuzun dışarıdan şut atmasına izin vermiyorsanız ,pivotunuza antrenmanlarda dış şut çalıştırmanız çok anlamsız olur. 

Eğer kontrol basketbolu oynuyor ve oyuncularınızın tempoyu yükseltmesine izin vermiyorsanız o zaman neden onları boşu boşuna koşturacaksınız ki?
Boş buldukları bir iki pozisyonda hızlı hücum yapabilirler. 

Atletizim çalışacaksanız ( o da oldukça uzun bir konu ) muhakkak atletizimi kullanacağınız bir sistem uygulamanız lazım.




Amerikanın gelmiş geçmiş en tempolu basketbolunu oynatan Paul Weasthead , Loyola Marmouth takımına, "Numbered Fastbreak" ( hızlı hücumda her pozisyon için bir atış içeren sistem ) uygulamadan önce, plajda, kum üzerinde sprint çalışmaları yaptırıyordu.

Neden bizim basketbolcularımızın atletizmi zayıf sorusunu cevabı;

Esas sorun, koşarak düşünmenin durarak düşünmekten zor olması.  

Esas sorun, koçların antrenmanda çalıştıklarını maçlarda yeteri kadar kullanmaması.

Esas sorun, koçların sakin ol dedikçe oyuncuların koşmaktan vaz geçmeleri.

Esas sorun, koçların hızlı hücum sonundaki başarısız atışlardan sonra, yavaş demeleri. 

Esas sorun, koçların kenardan set set diye bağırmaları.

Esas sorun, topu alan oyuncuya hiç bir bilgi vermeden , “hadi çabuk yürü yürü koş koş “ denmesi.

Esas sorun, koçların hızlı hücum öğretiminde bir basamaklama olduğunu ve oyuncuların bunu yavaş yavaş algılayabileceklerinin farkında olmamaları .

Esas sorun koçların kontrolü ellerinden bırakmak istememesi. 


Bence bu sorunun cevabını bir de sevgili Semih hocaya sormakta yarar var . Bana uzun uzun anlatmıştı . 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...