Dün akşam aklıma yine ilginç bir konu geldi. Hiç hazırlık yapmadan, elindeki elemanların özelliklerini, birbiri ile uyumunu, rakip elemanları tanımadan, hatta sahada daha önce hiç çalışmadan bir mücadeleye girmek nasıl olurdu?
Dahası da var, elemanları değişerek ikinci bir mücadeleye girmek!
Şimdi “böyle saçma bir organizasyon olur mu? Elemanların bir arada çalışması, birbirini tanıması, provalar yapması rakip elemanları tanıması için zamana ihtiyacı olmalı, işte o zaman sorumluluk onları çalıştıranındır. “ diyebilirsiniz.
Roma İmparatorluğunda çok yaygın olan ve birçok filme konu olan araba yarışlarının kurallarını tam olarak bilmiyorum ama, yıllar önce okuduğum bir kitapta Bizans’ın başkenti İstanbul’da yapılan yarışmayla ilgili ilginç bir kural okumuştum.
(Açıkçası doğruluğundan emin değilim ama…)
Bugün Hipodrom dediğimiz yerde her sene, daha tutucu kesimi temsil eden maviler ile alt tabakayı temsil eden yeşiller arasında araba yarışları yapılırmış.
Bu yarışda sanılanın aksine atlar değil arabayı kulanan sürücüler yarışırmış .
İlk yarış bittikten sonra, sürücüler arabaları değişir ,tekrar yarışırlarmış ve aynı sürücü yarışı kazanırsa o zaman birinci ilan edilirmiş.
Bu hikaye ilk okuduğumda aklıma, daha önce antrenman yapmadıkları huyunun suyunu bilmedikleri oyuncularla maça çıkan koçların normal süre sonunda takımları değişerek tekrar bir maç daha yapması gibi acayip bir fikir geldi.
Koçları eleştirmek için ne güzel bir organizasyon olur ama…


Yorumlar
Yorum Gönder