Ana içeriğe atla

ÇOCUKLARA SAHTEKAR OLMAYI ÖĞRETMEK



Immanuel Kant'ın eğitim ile ilgili fikirlerini paylaştığım posta beklemediğim bir ilgi olunca . 

Detaylı bir şekilde çocuk eğitimini ele alan Jean Jacques Rousseau'nun ünlü "Emile" adlı kitabından kısa bir bölümü paylaşmak istedim. 




Öğrencilerinizin, sürekli sizi dinlemesini istersiniz. 
Onları buna ikna etmeye çalışırsınız. 

Bunu yaparken bazen güç kullanıyor bazen de vaatlerde bulunursunuz. 

Hem çıkarlarını düşünen hem de baskıdan korkan çocuklar size inanıyor gibi yaparlar. 

İyi bilirler ki boyun eğmek yararlarına olacaktır. 

Baş kaldırma zararlarına olacaktır.

Sonunda ne olur ? 

İlk önce ,duyumsamadıkları görevleri kendilerine yükler, size cephe almalarını sağlar, sizi sevmelerini engellersiniz. 

Hediye koparmak veya cezalandırılmadan kaçmak için sahtekar olmayı öğretirsiniz. 

Gizli bir şeyi ,bilinen bir şeyle saklamaya alıştırır ve böylece ,sizi art niyetli kullanmalarını öğretirsiniz. 

Onların oluşan kişiliklerini tanıyamazsınız . 
Hem sizi hem de diğerlerini yalanlarla kandırmaya ortam hazırlarsınız. 

Öğrencinizi yaşına göre eğitin.


Her ne olursa olsun ona emretmeyin.
Hatta üzerinde otorite kurulma duygusunu bile duyumsatmayın.

Sadece kendisinin zayıf sizin güçlü birisi olduğunuzu bilsin . 
Sizin durumunuzla, onun durumu söz konusu olduğunda ,sizin durumunuza gereksinim duyduğunu bilsin.

Kendisini tutan fren güç değil erk olsun.

Sakınması gereken bir şeyi kendisine yasaklamayın.
Kayıtsız şartsız yapmasını engelleyin.

Kendisine vereceğiniz şeyi koşulsuz verin.
Kıvanç duyarak verin . Nefret ederek reddedin.

Bütün reddetme daha sonra yerine getirilmemelidir.
“Artık  kalmadı “ sözcüğü yalan olduğuna inanmadığı sürece , çocuğun asla karşı koyamayacağı bir yanıttır.

En kötü eğitim , çocuğu kendi istekleri ile sizin isteklerinizin arasında bırakmaktır. 

Çocuğa sözlü olarak eğitim verilmemelidir , onu eğitecek tek şey, deneyim olmalıdır. 

İlk eğitim , demek ki tamamen olumsuz olacaktır. 

Çocuğa özgü yapıyı ortaya koymada  ,doğa dikkatle izlenmelidir. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...