Ana içeriğe atla

YÜKSEK TEMPO İLE HÜCUM


"Yüksek Tempo İle Hücum" adı altında bir yazı yazmaya başladım, içinde hızlı hücum ile ilgili çeşitli driller ve örnek resimler olacak, belki bu yazı dizisini ileride bir kitap haline getirim. 

Ancak şimdilik yazdıklarımı burada paylaşarak, sizin de fikirlerinizi almak istiyorum. 



BAŞLANGIÇ 


Seminerlerde hızlı hücum konusuna hep aynı örnekle başlarım :


İki antrenör adayını sahaya davet ederim, önce birinden turnike atar gibi topu potaya doğru uzatmasını ve pozisyonunu dondurmasını , diğerininden de, adeta blok yapmak üzereymiş gibi kolunu topa uzatıp dokunmasını söylerim.






 Resimde savunma oyuncusunun topa dokunma anı gözüküyor eğer on santim daha geride kalsaydı bu bloğu yapmayacaktı . 


Savunmanın topa dokunması için gereken mesafenin, yani blok yapılması veya sayı olma durumunun arasındaki farkın, hızlı hücumun her aşamasında düşünülmesinin gerekli olduğunu söyleyerek konuya girerim. 


Yüksek tempolu hücumda sürat ve çabukluk ne kadar önemliyse, hızlı hücumun başlangıcından sonuna kadar çembere giden dik çizgiden ayrılmak o mesafenin uzamasını sağlayacaktır.


Aynı, kestirme yoldan gitmek yerine ara sokaklara girerek zaman kaybetmek gibi.  


Nasıl hız için örnek verirken "pas driplingden daha hızlıdır " diyorsak, dik hareket etmek içinde;  düz olarak verilebilecek bir pası bombeli olarak vermek veya dripling ile direkt gidebilecek bir noktaya gereksiz el değiştirerek, kavisli  gitmek gibi tüm hatalar boş bir turnike atma şansınızı elinizden alacaktır. 


Yaptığınız her çalışmada oyuncuya bu pası daha çabuk verebilir miyidin? Nasıl daha hızlı giderdin ? Sorularıyla, onun da bu yönde düşünmesini sağlayabilirseniz işiniz kolaylaşacaktır.  



Aşağıdaki örnek bugün yaşanmış gibi aklımda ( hatta tam da benim önümde ceryan etti ) 



Uzun çalışmalar sonrasında ilk maçımız çıktığımızda 1 numaralı oyuncunun pas vermek yerine dripling İle karşısındaki adamı geçemeye yeltenmesi sonucunda topu kaybetmiştik . 


İlk hatayı yapan oyuncuyu ,oyundan çıkarınca bana hatanın iki numarada olduğunu söyleyip olayı kişisel olarak algılamıştı . Ona iki numaranın hatalı olduğunu ancak esas önemli hatayı onu yaptığını söylemiştim. 



Normalde yukarıdaki gibi, hemen verilecek bir pas ile çok kolay sonuca ulaşabileceğimiz bir pozisyon, bahsettiğim oyuncunun "becerisini göstermek" amacı ile yaptığı" fiyakalı bir hareket" nedeniyle top kaybına dönüşmüştü. 



Eğer bu oyuncu tek uzun bir dripling ile ( yandaki gibi ) adamını geçip pas verecek olsa yine basket atma şansımız olacaktı .


Basket olmasa bile, en azından bu oyuncunun bizim felsefemizi anladığına kanaat getirecektim. 












Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...