Ana içeriğe atla

UZUN OYUNCU HIZLI HÜCUM SIRASINDA DRİPLİNG YAPMALI MI?

UZUN OYUNCUNUN TOPLA ORTAYA GİRMESİ





Genellikle uzun oyuncular potaya daha yakın oynadıkları için daha çok ribaund alırlar, bu yüzden hızlı hücum çalışmalarında, ribaund alan uzun oyuncuların topu kenardaki kısa oyuncuya vermesi hızlı hücum çalışmaları için bir klasiktir. 








Zamanla uzun boylu olup dış adam pozisyonunda oynayan, top hakimiyeti yüksek olan oyuncuların ortaya çıkmasıyla birlikte ribaund alan ve ardından dripling ile ortaya giren oyuncular ortaya çıkmaya başladı. 


Böylece, hızlı hücumun başlangıç bölümü ile gelişim bölümünde  ( uzun oyuncudan kısaya pas verdiği bölümü başlangıç, kısa oyuncunun ortaya girmesi bölümün ise gelişim bölümleri olarak kabul ediyoruz ) topun el değiştirmesi ( paslaşma ) sırasında geçen süreden önemli bir zaman tasarrufu sağlandı.


Bu her ne kadar önemli bir avantaj gibi gözüksede, bu tarz oyuncular özelikle orta sahada top kayıpları yapmaya daha yatkın oluyorlar.


Eğer uçtan uca topu sürüp sonunda atılan bir basket yoksa , ( genelde bu tip oyuncular atlet oldukları için, hızlandıktan sonra fazla manevra yapmadan karşı potaya giderek basket bulabiliyorlar ancak savunma  onları manevra yapmaya zorladıklarında hatalar gelmeye başlıyor ) bitiriş kısmında ya organize hızlı hücumu bitiren pasif bir pas, ya da bir top kayıbı gelebiliyor. 


 




Açıkçası her topu yere vurabilen uzun oyuncunun driplingle ortaya girmesi çok da mümkün değil. Takımlarda bu özelliğe sahip en fazla bir oyuncu oluyor.


Ayrıca böyle bir oyuncunun maç içinde altı yedi tane uçtan uca giderek basket atması pek olası değil.







Elimizde böyle bir oyuncu varsa, onun bu özelliğinden tabii ki yararlanacağız, aynı tek uzun pasla atılan ender kolay basketler gibi böyle bir tehditimizin olması gayet güzel bir avantaj. 


Ancak bunu hızlı hücumuzun temel bir parçası gibi düşünmek ve her oyuncunun ribaund sonrası ortaya girmesi gibi bir plan yapmak yanlış olur.


Bu durum aynı ,minik maçlarında her topu alan oyuncunun karşı potaya gitmesi gibi hiç de organize olamayan bir durumu ortaya çıkarır.


NE YAPMALIYIZ ? 



Peki uzun oyuncularımıza ribaund aldıktan sonra dripling yapmayı yasak mı edeceğiz ? 


Açıkçası uzun yıllardır maç seyrederken bu konuya dikkat ediyorum ve sorumun cevabını son yıllarda izleme fırsatı bulduğum "çok uzun boylu" bir pivottan aldığımı düşünüyorum. 


Seyrettiğim sahnelerde savunma ribaundunu alan oyuncu ilk pası vermek için niyetlendiğinde pas arasında savunma oyuncusunu görünce uzun bir dripling ile kendi serbest atış çizgisine doğru ilerliyor . ( yukarıda bahsettiğim gibi kısa oyuncunun topu alması ve orta girmesi bölümü, alıştığımız pozisyon gibi olmazsa bile farklı bir mesafede tamamlanmış oluyor. )


Bu pas alıştığımız klasik "  ilk pası " sahanın ortasına taşıyor. 

 

Gelişim bölümünde alıştığımız dripling ile karşı potaya gidiş yerini pas ve cutlara bırakıyor. 


Aşağıdaki çalışma özellikle savunma ribaundu alan uzun oyuncularımıza tek dripling sonrası pas vermek için düzenlenmiştir.



Takımızın dört uzun oyuncusu kırmızı 3 ve mavi 5 , kırmızı 4 ve mavi 6 iki potanın altında başlar ( tek bir top 5 no da )  Geri kalan oyuncuların hepsi köşelere yerleşir.

 

Soldan itibaren 

1) 5 numara uzun bir veya iki dripling yapmaya başalamadan 3 numara hareketlenir 5 numara topu 1/ 2 saha civarında 3 numaraya verir ve 3no karşı potaya turnike atar.

 

2 ) ve diğer taraftaki kısa oyuncuların arkasına geçer . 

Pası veren 5 numara ise koşarak karşı potanın altına gider. 

Bu sırada 6 numara savunma ribaundunu almış uzun dripling ile daha önce hareketlenmiş olan 2 numaraya pas verir ve 2 numara turnike atar. 


3) yine aynı şekilde 2 numara kısa oyuncuların arkasına, 6 numarada karşı potanın altına koşar ve çalışma böyle devam eder .

 

Koçlar ise basketten sonra topun yere düşmeden zıplayarak alınmasına dikkat etmeleri ve yüksek dripling pas tekniklerini ikaz ederek çalışmaya dahil olmaları gereklidir.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...