Ana içeriğe atla

KLASİK HIZLI HÜCUM DRİLİ ( VİDEO İLE )



Bundan sonra anlatacaklarım heniz 15 yaşında bir altyapı oyuncusuyken rahmetli Aydan Siyavuş tarafından adeta beynimin içine kazınmış bilgilerdir.


Rakip topu potaya atığında takım arkadaşın ribaundu alırken, nerede olursan ol, o topu rahatça alabileceği bir bölgeye koşmalısın.


O bölge de genellikle hücum ve savunma oyuncularının bulunmadığı kenar bölgedir.


Çalışmalar ilerledikçe topu yarı sahaya yakın almak için gayret sarf etmeniz gerekiyor.


Eğer top sol taraftan alındıysa faul çizgisinin uzantısında ve sol yan çizgiye yakın bir yerden topu almak gerekiyor, sağ taraftan alınınca da aynı bölgenin tersinden.

 

Genelde ortadaysanız bunu yapmak kolay, zaten kulvar çalışmalarıda bu klasik başlangıç ile yapılıyor . Ancak eğer topu sektiği tarafın tersindeyseniz işler biraz karışıyor, çünkü koçunuza ters taraftaydım deme lüksünüz yok, muhakkak o topu almanız lazım. 


Şimdi size bu mantıksız bir yaklaşım gibi gelebilir ancak oyunculuğumda Aydan abiden öğrendiğim en önemli şey, koç sürekli olarak oyuncunun işinizi kolaylaştırmaz . 

Onu çalıştırır ve daha sonra çalıştırdıklarını yapmasını ister. 


Çok özel bir durum bile olsa o durumun oyuncu tarafından çözülmesini bekler , zaten iyi oyuncu ile kötü oyuncu, iyi takım ile kötü takım arasındaki fark bu değil mi?

 

Size savunmadan bir örnek vereyim;  "o oyuncuya topu aldırma" dedikten sonra, o oyuncunun topu almaması gerek, çünkü antrenmanlarda yüzlerce defa çalıştığınız bir pozisyon. 

Eğer "abi o sırada ayağım kaydı" veya "abi yetişemedim" gibi sudan bahanelere sığınamazsınız bir de bakmışsınız kenarda oturuyorsunuz. 


İlk pası almakta öyle..


KLASİK HIZLI HÜCUM ÇALIŞMASI 


 



1) Üçlü gruplar yaparız, 6-8-9 takımın uzunları potanın tam önünde hepsinde bir top olacak. Topu panyaya atacaklar ve zıplayarak daha önce söylemiş olduğumuz gibi ribaund alıp, topu aldıkları tarafa doğru dönerek düşecekler …….. 3-5-1 takımın kısaları serbest atış çizgisinde bekleyecek.  Top panyaya atıldığında yüzü topa dönük serbest atış çizgisinin uzantısı ile kenar çizgisinin kesiştiği yere kadar gidecek ve tekrar topu almak için ortaya doğru hareketlenecek………..   2-4-7 potanın diğer tarafında top panyaya atıldığında koşmaya başlayacak 



2)   3 numara topu alınca uzun bir dripling ile ( topun kontrolünü   kaybetmeden ortaya girecek ve daha önce koşuya başlamış olan 2 numaraya pas verecek.

İlk pası veren uzun oyuncu arkadan karşı potaya koşacak 



  • İlk pası alan oyuncu topu alırken topa doğru uzanacak. ( Top kaybı yapmamak için ) 
  • Tersten koşan oyuncu, yan çizgiye yakın gidecek, hem topu görmek hem düzgün bir pas açısı yaratmak için 


* Ribaundu alıp ilk pası veren oyuncu karşı potaya atılan turnike sonunda top yere düşmeden topu yakalayacak. ( hücum ribaundu ) 


İkinci bitirişimizi ise ortaya giren kısa yapar .




KISANIN BİTİRİŞİ  





3 numara 2 numaraya pası verdikten sonra verdiği tarafa yaklaşır ve 2 numara topu geriye vererek onun boş bir atış yapmasını sağlar .


Eğer iki numara topu yukarıda aldıysa ( floating the floor ) dripling ile dip çizgiye inerek ( savunmanın aşağıya doğru kaymasını sağlar ) kısaya alan açar ve pası sonra verir.


Bu atış konusunda bazı koçlarla ayrılıyoruz. Bazıları hareketli  hücuma geçmek ve ortalığı karıştırmak için ortadaki oyuncunun potaya doğru kat etmesini istiyor.  

Ben bu konuda farklı düşünüyorum . 

Ortadaki oyuncunun topu verdiği tarafa yaklaşmasını tercih ediyorum .


Bunun sebebi bana göre, klasik fastbreak bu noktada sona eriyor ve oyuncuların spacing konusunu bu pozisyon ile öğrenmeye başlayabileceğini düşünüyorum.


Eğer bu noktadan sonra pas cut ile hareketli bir hücuma geçecekseniz ki bu tamamen farklı bir konu, bu katı kullanabilirsiniz.  

Ancak bu konuyu daha sonra uzun uzun konuşacağız 

( Altyapıda uygulanması şiddetle gereken sistemden bahsediyorum ) 



Son bitirişimizi ise ilk pası veren ve arkadan gelen 9 numara trailer atışı olarak yapıyor . Oyuncu bu drilde ilk koşuna forvet gibi ( 2 ) yan çizgiye yakın koşmasa bile biraz geniş açıyla koşuyor ve 3 numaranın arkasından içeri giriyor eğer erken geldiyse direkt 2 numaradan eğer geciktiyse 2 bin 3 verdiği pastan sonra topu alıyor. 





Bitiriş ile uzun uzun anlatacaklarım ve çok yaralı olduğunu düşündüğüm bazı diller var ancak şimdi ilk pası alma konusunda kısalarınızı eğitmek için kullanılacak harika bir çalışmadan bahsedeceğim.  












Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...