Eğer biraz oyunun içindeyseniz, psikologların, mentörlerin, danışmanların bugüne kadar hiç olmadığı kadar sporun içine girdiğini görmüşsünüzdür.
Hala " boş ver abi ya... " yaklaşımından kurtulamayan insanların yaşadığı toplumumuzda değişim yavaş yavaş hissediliyor.
"Fenerbahçe'nin Paris ile oynadığı maçın son saniyesinde atılan basket Jasikeviçius'un çizdiği oyun yerine (McCollum) oyuncuların Guduric ve Nigel'in anlık kararı sayesinde gerçekleşti."
Bu blogu takip eden arkadaşlar bilir; genellikle güncel konularda, yani kazanmak kaybetmek yerine oyuncuların ve koçların işlerine yarayabilecek konular üzerine paylaşımlar yapıyorum.
Yukarıdaki örnek her ne kadar güncel olsa da, basketbolda sürekli olarak yaşadığımız ancak genelde görmemezlikten geldiğimiz bir gerçeği bize anlatıyor.
Eğer boş bir atışın çemberin içinden çıkması, tüm hayatımızı değiştirebiliyorsa bunun sormak araştırmak gerekmez mi?
Hiç merak etmiyor musunuz ,bizler bir oyuncu veya bir koç olarak oyuna ne kadar dokunabiliyoruz?
Eğer, bu durumu tesadüf, şans gibi soyut kelimelerle açıklamaya devam edersek hiç bir ilerleme kaydedemeyiz.
Bence daha öğrenilmesi gereken çok şey var.
Tamamen genetik, koşullanma ve tesadüflerin kurbanı olmadığımızı anlamaya başladığımızda hayatımızda değişlikler olmaya başlar; doğa bize yeni bir şeklide tepki vermeye başlar ve hayal ettiğimiz şeyler, olası görünmeseler de artan bir sıklıkla gerçekleşmeye başlar. Bedenimiz kendisine söylenen şeyi yapma eğilimindedir, tabii biz onunla nasıl konuşacağımızı bilirsek.
Elmer ve Alyce Green (1977)
Yorumlar
Yorum Gönder