Ana içeriğe atla

BGL TRENİN SON VAGONU DEĞİL



Bildiğiniz gibi genç oyuncular, veliler, oyuncu menajerleri, hatta idarecilerin çoğu Basketbol Gençler Ligi’ni A takıma giden trenin son vagonu gibi görüyor.

 

Ben bunun doğru bir düşünce olduğun inanmıyorum. 

Tabii ben de A takım ile genç takım arasında herhangi başka bir organizasyon olmamasının herkesi böyle düşünmeye zorladığını biliyorum. 

 

Ancak bu beklenti için bir benzetme yapacak olursak, Amerika’daki bir lise talebesinin, “NCAA ’de oynamadan NBA oyuncusu olmayı düşünmesi” ile neredeyse aynı diyebiliriz. .    

 

İki sene sonra A takıma çıkması düşünülen oyuncunun gelişimi için çizilen yol ile, dört sene sonra A takıma çıkması planlanan oyuncu için çizilen yolun aynı olması düşünülemez. 

 

Bence bu yanlış fikre sahip olan kişilerin, oyuncuların fizik, teknik ve tecrübelerini geliştirmeleri açısından hayati öneme sahip oldukları bu arayı en iyi şekilde değerlendirmek için bir arayış içine girmeleri gerekiyor.





 

Şimdi çoğu velinin, ne yapmalı? diye sorduğuna eminim. 


Yeni bir lig kurulmadıkça bu konuda daha önce yapılanlar dışında farklı bir şey bilmiyorum, Amerika’ya gitmek, Eski Yugoslav ülkelerine gitmek, maddiyatı önemsemeden, TBL ‘ye gitmek, 2. Lig’de, önce bir pilot takıma, olmazsa iyi bir koça sahip olan, çalışma ortamı düzgün bir kulübe transfer olmak.  

 

Bence, genç oyuncu ile ilgilenenlerin, geçmişte yaşananlar için, yöneticileri, koçları suçlamak yerine, henüz kendini gösterme aşamasındaki çocuğa, sanki her şey bitmiş gibi davranmalarının çok büyük bir yanlış olduğunu söylemeliyim. 

 

Kısacası, gençler için, U18 yaşından sonra (mevcut kurala rağmen) A takım için, en az dört senesi olduğunu düşünülerek, plan yapılması çok daha sağlıklı olabilir. 

 

YANLIŞ PLANLAMA 

 

Üç dört sene önce, hücum tekniği çok iyi olan bir oyuncumuz vardı, skorer özelliğinin yanı sıra fiziğinin de ileride A takım seviyesine uygun olabileceğini düşünüyorduk. 

 

Bahsettiğim oyuncu, bir yaş küçük olmasına rağmen U18 takımında oynayacaktı, ancak BGL kadrosuna giremediği için ani bir kararla kulüpten ayrılmaya karar verdi.  

 

Sanırım ayrılmasının nedeni, aynı yaştaki bir iki oyuncunun BGL kadrosuna girmesiydi. 

 

Çocukla ilgilenenler, yaptığımız bu tercihin bir önceki sene gösterilen performanslara göre olduğunu düşündüler. 

 

Ancak bizim kriterlerimiz, çocuğun oynadığı kategoride yaptıkları değildi, biz bu gencin A takım için gereken özelliklerinin geliştirmesini planlamıştık.  

Bugün çok yetenekli bile olsa, A takıma çıkan bir genç oyuncu hiçbir zaman genç takımda yaptıklarını yapamıyor. Ve yapabilmesi için geçen süre içinde, yılmadan çalışması ve bu yeni ortama uyum göstermesi gerekiyor. 

 

Bahsettiğim genç ayrıldıktan sonra ortadan kayboldu. Şimdi onun yerine tercih ettiğimiz bazı oyuncular, ilerisi için ümitlerini hala sürdürüyorlar. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...