Ana içeriğe atla

ÇOK YETENEKLİ AMA NEDENSE OYNAMIYOR






Yetenekli olmasına rağmen maçlarda yeteri kadar süre almayan genç oyuncular, her zaman tartışma konusu olmuştur.


Bu konuda kendime göre küçük bir araştırma yaptım, 

hayatını basketbola adamış yıllarca antrenörlük ve yöneticilik yapmış arkadaşlarıma, çalıştırdığım genç oyuncuların gelişimlerini engelleyen davranışları ve bu davranışları nasıl düzeltecegileceğimi sordum ve, bir ikisi dışında aldığım cevap şu oldu; 


"Zaten, günümüzde A takım seviyesine çıkmak çok zor, yetenek seviyesi ne olursa olsun, davranışlarını düzeltenlerin şansı diğerlerine nazaran çok daha fazla.

 

Davranışlarını düzeltemeyenleri ise uyarmaktan başka yapabileceğin bir şey yok. " 


Bahsettiğim bir iki dostum ise, uyarı dışında yapabileceklerimle ilgili bazı tavsiyelerde bulundular. 


Ve bu konuda çalışmalara devam ediyorum. Umarım iyi sonuçlar elde ederim.


Aşağıda bahsettiğim düzeltilmesi gerek davranışları sırlamaya çalıştım.


 

 NEDEN OYNAMIYOR?

 

genelde istekli değil.

 

Hep negatif.

 

Çalışmıyor.

 

İnatçı.

 

İletişim ve ilişkiler konusunda çok zayıf. ( fazla sesiz, fazla agresif )

 

Oyuna küsüyor. Oyunun bırakıyor.

 

Kenara gelirken surat yapıyor. (Tepki gösteriyor)

 

Tepki gösterdiğini herkese gösteriyor.

 

Koça, kendince karşı geliyor, protesto ediyor.

 

Koçu duymuyormuş gibi yapıyor.

 

Koçun dediklerini önemsemiyor.

 

İçinden geldiği gibi oynuyor. Düzeni önemsemiyor.

 

Kulis yapıyor, az oynadım çok oynadım, ben daha iyiyim diyor.

 

Antrenmanlara motive değil.

 

En geç o geliyor.

 

 Isınırken bile laubali.

 

Kendine bakmıyor, halsiz çabuk yoruluyor.

 

Koç konuşurken hiç dinlemiyor.

 

Antrenman sırasında arkadaşları ile başak şeyler konuşuyor.

 

Sakatlığı abartıyor. Sakatlığı çok uzun sürüyor.

 

Hareketleri çok laubali. 

 

Hareketleri çok agresif. 

 

Hiç basketbol maçı seyretmiyor.

 

Hiç kitap okumuyor.

 

Antrenman yapmadan maçta başarılı performans göstereceğini sanıyor.

 

Başarılı olamayınca sorunu başka yerlerde arıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...