Ligimizdeki kaliteli yabancı sayısının artması ile genç oyuncuların maçlarda süre alması iyice zorlaştı.
Yabancı sayısının daha az olduğu günlerde, genç oyuncuların altyapıda göstermiş olduğu performans, onların ileride yıldız oyuncu olabileceklerine işaret ediyordu.
Ancak dört beş yıldır yaşananlar bize altyapı yıldızlarının genç takım yaşları bittiğinde ortadan kaybolduklarını gösteriyor.
Bugüne kadar BGL finalinde MVP seçilen hiçbir oyuncunun bir sonraki sene, hatta iki sene sonra bile A takımda önemli bir rol alabildiğine şahit olmadım.
Genç oyuncuların BGL bittikten sonra neler yaptıklarını takip edenler, şanslı olanlarının, en az üç dört sene sonra TBL’ de veya BSL’ de biraz süre alarak kendilerini kabul ettirmeye çalıştıklarını görüyorlardır.
Açıkçası insanın aklına, bu üç sene süresince "nereye kayboldular ?" sorusu geliyor.
Halbuki, eskiden genç takımlarda her maç 30 sayı atan oyunculara geleceğini yıldızı olarak bakıyor, ilk senelerinde kendilerini kabul ettirecekleri maçı heyecanla bekliyorduk.
Bugün ise, A takımlarda, o rolü (aralarında NBA tecrübesi yaşamış Amerikalıların da olduğu) yabancı oyuncular aldığı için, gençlerimizin böyle bir şansları kalmadı desek yalan olmaz.
İşin kötü tarafı, bu oyuncuların, BGL bittikten sonra kendilerini geliştirebilecekleri, yaşıtları ile rekabete girebilecekleri herhangi bir organizasyonun olmaması.
Çoğu genç oyuncu kendilerinden çok daha tecrübeli oyuncuların oynadığı pek fazla takip edilmeyen TB2L de oynamaya çalışıyor.
Bundan bir ay önce, BGL’den tanıdığım iki oyuncu 2. Lig takımına gittiler, ancak duyduğum kadarıyla ,tecrübeli oyuncuların koça yaptığı baskı nedeniyle takımdan ayrılmak zorunda kalmışlar.
Kalanlar ise, kendilerini değersiz hissettikleri bu zorlu ortamda, en çok ihtiyaçları olan kuvvet, tecrübe eksikliği ve basketbol aklılarını geliştirmek için ümitsizce çabalıyorlar.
Bu oyuncular, sayı, asist, ribaunt lideri olarak geçirdikleri altyapı yıllarında, geleceğe yönelik hiçbir hazırlık yapmadıkları için işleri daha da zorlaşıyor.
A takıma geçtiklerinde ise liderlik değil sahada kalmayı bile başaramıyorlar.
Altyapı koçlarının çoğu, üst yapı konusunda tecrübesiz oldukları için, genç oyuncular üst yapıya çıktıklarında koçlarının onlardan neler isteyeceklerini bilmiyorlar.
Zaten bilmeleri de çok önemli değil, çünkü kariyerleri için maç kazanmak zorundalar ve doğal olarak planlarını bu doğrultuda yapıyorlar.
Genç oyuncular ise lider konumundan, süre alamayan herhangi bir yedek oyuncu durumuna düştükleri için motive olmakta zorlanıyor.
Yöneticiler ve koçlar için, hem maç kazanmak, hem de oyuncuları geleceğe hazırlamak çok kolay bir iş değil.
Bunun için kulüp düzeyinde ,ciddi planlamalar ve ciddi çalışmalar yapmak lazım, tabii bir de yetenekli oyuncuları bulabilmek gerekli.
Bir sonraki yazımda, genç oyuncuların ilerlemesini yavaşlatan psikolojik etkenlerden bahsetmeye çalışacağım.
Yorumlar
Yorum Gönder