Thursday, 24 September 2009 23:37 - Cem Akdağ
Makedonya ( pivot 2.15 m) Samardziski % 27
Letonya ( pivot 2.11 m) Bredrins %18.2
Litvanya ( pivot 2.11 m) Jautokas % 21.4
Türkiye ( pivot 2.14 m) Ömer Aşık % 31.9
Yukarıda da görüldüğü gibi bu problemi genelde pivot oyucuları yaşıyor. Ancak konuyu biraz daha derinlemesine incelediğimizde, problemin çok eskilerde de yaşandığını, sorunun çok da yeni olmadığını görüyoruz. Sorunun çözülebilir olması ise, sanırım bu durumdaki pivotlar için mutluluk verici.
CHAMBERLAIN, NELSON VE RODMAN...
Öncelikle aynı sorunu NBA maçında 100 sayı atarak, kırılması imkânsız bir rekorun sahibi olan ve bugün dünyanın en iyi basketbolculardan biri olarak hatırlanan, Wilt Chamberlain’nin de yaşadığının bilinmesi gerekli. Ünlü pivot Chamberlain serbest atış çizgisinde sadece % 51 gibi çok düşük bir yüzdeye sahip olduğu için, rakip takımlar onu sürekli olarak faul ile durdurmaya çalışırmış. Belirli bir süre sonra NBA organizasyonu bu durumun basketbolu çirkinleştirdiğini düşünerek, yeni bir kural ilave etmiş. Gerçi bu kural sayesinde çirkin görüntüler son bulmuş ve organizasyonun sorununu çözmüş ama, Wilt Chamberlain hiçbir zaman faul atışı yüzdesini geliştirememiş.
Genellikle maçı domine eden pivot oyuncuların bu eksikliğinden yaralanmayı bir taktik haline getiren antrenör ise Don Nelson. Bu taktiği, sezonu açılışını %31 faul atışı ile yapan ve herkesin sıra dışı basketbolu ile yakından tanıdığı Dennis Rodman’a karşı kullanmayı denemiş. Ancak o maçta Rodman 9/12 ile oynayınca, bu taktik bir süreliğine geçerliliğini yitirmiş. Bu arada, sadece Rodman’ faul yapmak için oyuna alınan Bubba Wells de, 3 dakikada 6 faul yaparak NBA tarihindeki yerini almış.
SHAQ'IN BAŞARISININ ARKASINDA KİM VAR?
Shaquille O’Neal’in basketbola kazandırdığı deyim “Hack-a-Shaq” ise hikayenin aslı ve son kısmı. Shaq, 2000/2001 sezonunun Aralık ayında % 31 ile serbest atış atarken, takımın asistan coachlarından Ed Palubinskas ile özel çalışmalara başlamış. Aynı sezonun sonunda ise %62 - 68 yüzdesini yakalamayı başarmış. Bu kayda değer gelişmeyi sağlayan antrenörün hayatı ise oldukça ilginç.
Ed Palubinskas, Avustralya Milli Takımı ile iki olimpiyat yaşamış. 1972 Münih Olimpiyatları'nda sadece bir sayı ile sayı liderliğini kaçırmış ve ikinci olmuş. Ancak 1976 Montreal Olimpiyatları’nda 269 sayı ile birinci olmuş. Bu müthiş şutörün rekorunu 1988 Olimpiyatları'nda Brezilyalı Oscar Schmidt 5 sayı ile kırabilmiş. Ancak 3 sayılık atışın ilk defa 1988'de uygulanmaya konulması, bize kimin daha iyi skorer olduğu konusunda küçük bir ipucu veriyor.
Palubinskas, 1970 yılında Amerika’da % 92.4 serbest atış yüzdesi ile ulaşılması zor bir rekora sahip. Ayrıca bir maç içinde 14, bir sezonda 43 tane hiç kaçırmadan serbest atışı sokmuş. Avustralyalı oyuncu, bugün kendine ait olan Baton Rouge , Louisiana’daki Basketbol Şut Akademisi ‘nde, profesyonel oyunculara şut eğitimi vermekte. Serbest atışı ile ilgili bir yazısının başında, işin anahtarının, ”ekstra hareketi en az indirmek” olduğunu söylüyor. Şut tekniğini anlatması ise inanılmaz etkileyici.
Aslında basketbol antrenörleri için son derece önemli olan bu konunun çözülebileceğini görmek oldukça rahatlatıcı. Ancak bu kadar bilgiden sonra bile, gelen sorulara cevap vermek halen zor.
Yorumlar
Yorum Gönder