Seminerlerde konuşmacı bir konuyu anlatırken arada hızla geçtiği bir iki cümleyi akılda tutmak belki de kariyerlerinizi değiştirebilir.
Zaten basketbol böyle bir spor değil mi?
Çoğumuz son saniyede yenilen bir basket nedeniyle işimizi kaybederken, son saniyede atılan bir basket sayesinde, bir sonraki sene çok daha iyi teklifler almıyor muyuz?
Peki nedir bu hızla geçilen tavsiyeler?
Bahsettiğim güzel bir kenar oyunu, harika bir pres veya İyi hücum, iyi savunma, sert oynamak, hızlı koşmak gibi tavsiyelerden bahsetmiyorum.
Bahsi geçen tavsiyeler bazen herkesin bildiği ancak o koçun oyuncuya bu durumu vurgulamak için kullandığı özel bir terim veya basit bir detayı hatırlatan bir sözcük olabilir.
BİRİNCİ ÖRNEK:
MESAFENİ AYARLA (JETON MESAFESİ)
Hücum oyuncusu topu aldığında harekete başlamadan önce karşısında aldığınız savunma pozisyonunun uzaklığı çok önemli bir detaydır. Rakip oyuncunun şutunun olması, patlayıcı gücü, ilk adımının hızı, tüm bu özelliklerin için ortak bir çözüm bulmak gerekiyor. Bu da “jeton mesafesi” yani adam hareket başladığında ona cevap verecek kadar zaman kazanmak için verilen mesafe.
GERİ KOŞ (TOP ÇİZİGİSİ)
Genç oyuncular genelde top kaybı yaptıklarında veya attıkları kötü şutun ribaundu alınınca, yaşadıkları moral bozukluğu nedeniyle topu kapıp hatasını telafi etmek için adamın üzerine ve topa doğru ümitsizce hamle yapıyorlar.
Bu durumda topu durdurmaya çalıştım! bahanesi ile geri koşmayarak kolay bir basket yememize neden oluyorlar.
Aslında yapmaları gereken geri koşarak hızlı hücumu durdurmak olmalı ve bu hareket sadece top karşılamak amacı ile olup geçilme riski olmadan uygulanabilmeli.
GERİ KOŞMA KURALI
Basketbol sahasında bazı çizgiler vardır, dünyanın en güzel hareketini bile yapsanız çizgiye bastığınız zaman kurallar gereği top rakip takıma geçer.
Oyuncunun bu durumda hatasını kabul etmekten başka hiçbir çaresi yoktur. Bu kural yoruma açık değildir.
Bizler antrenmanda yaptığımız çalışmalara oyuncuları eğitmek için birçok kural koyarız. Örneğin geri koşmak için benim uyguladığım yöntemi şöyle anlatabilirim.
Top rakibin eline geçtiği anda, topa sahip oyuncunun bulunduğu noktayı sahayı enine kesen bir çizgi ile çizmek ve bunun TOP ÇİZGİSİ diye adlandırmak.
Topu kaybettikten sonra koşarak top çizgisinin altına koşmak ve bu pozisyonu muhafaza etmek.
Çizginin altına koşmayan veya koşmak için çaba göstermeyen oyuncunun yorulduğunu farz ederek dışarı almak.
Burada yoruma açık bir pozisyon yok. Sadece ayağı kayıp yere düşen veya sakatlanan bir oyuncunun geri koşmaması normal karşılanabilir.
ÇABUK TOP ÇIKARMA (EXPRES)
Basket yedikten sonra veya ribaunt aldıktan sonra, topu çabuk çıkarıp yarı sahayı çabuk geçerseniz, hızlı hücumdan kolay bir sayı bulabilirsiniz, sayı bulamazsanız bile, bu sayede, prese yakalanmaz ve kolayca seti başlatırsınız.
Nasıl, çabuk top çıkarmayı ezberlemek lazım.
Topa en yakın oyuncu, topu alıp (yere düşmeden) tek elle, tek ayak üstünde çabuk pas vermesini çalışmalı. Pası vereceği yer,
Verdikten sonra koşması ve koşacağı yer bunların hepsi ezberlenene kadar çalışmalı.
ODAKLANMAK
Peki sizce genç oyuncular bu kadar basit ve avantajlı bir hareketi neden uygulamakta zorlanıyor.
Rakip oyuncular engel olmadığı zaman, bu sorunu yaşamalarının nedenim, tamamı ile anda kalmamak. Daha iyi açıklamak gerekirse, yedikleri basketin veya kaçırılan şutun muhasebesini yapmak veya başarılı bir atış ise onu kutlamak ve üzülmek ile vakit geçirmek.
Bunun dışında, iyi oyuncu olmaya mâni olan birçok psikolojik sorunla karşılaşıyoruz.
Genç takımlarda, diğerlerinden daha başarılı performans gösteren oyuncular arasında çok yaygın sorun;
Antrenmana odaklanmayıp, maçlarda başarılı olacağını düşünmek.
Belki maç motivasyonu belirli bir süre odaklanmanızı sağlayabilir.
Ancak odaklanmayı sürdürmek için kazanılması gereken alışkanlığı, sadece antrenmanlarda kazanabiliriz.
Nasıl temel teknik ve ağırlık çalışmaları zamanla gelişmemizi sağlıyorsa, odaklanmak da zamanla gelişecektir ancak bu özelliği kazanmanın süresi çok daha fazla olacaktır ve her an elimizden kaçabilir.
“Ben burada değil, orada odaklanacağım” demek,” benim bu antrenmanda değil, o antrenmanda şutlarım girecek demek kadar hayalciliktir.
ODAKLANMAK NASIL ANLAŞILIR
Top potaya atıldıktan sonra, basket olsa da olmasa da oyuncuların çoğu odaklanmakta sorun yaşıyorlar ve kısa bir süre oyundan uzaklaşıyorlar.
Örneğin, savunma oyuncuları basket yerdikten sonra topu pota altından çıkarırken, yenilen baskete sebep olan hata konusunu düşünerek (bazen aralarında tartışarak) o an sahadan uzaklaşıyorlar.
Basket olmadığı takdirde ise, birçok oyuncunun box etmek yerine adeta donup kalarak topu seyrettiğine şahit oluyoruz.
Diğer bir durum da yapılan atışın muhasebesini yapmak, bu gibi durumlarda, bazı oyuncuların arkadaşlarına söylenmekten veya kendilerine kızmaktan dolayı geriye isteksizce koştuklarını görüyoruz.
Rakibin hızlı hücum sırasında, geriye koşup baskete mâni olma ihtimaline rağmen, orta sahada ve en arkadaki hücum oyuncusunun yanına geldikten sonra, koça dönerek, “bak koç, ben bu adamı aldım, vazifemi yaptım” bakışı ise beni en çok çileden çıkaran olay.
Sayı olduğu zaman ise “kutlamalar” geriye geç gelmeye ve kolay basket yemeğe neden oluyor.
Tribüne bakışlar ve işaretler yapmak, kafasını öne eğip kendi iç sesini dinlemek vs..
Geri koşmama alışkanlığı olan oyuncuların bir diğer huyu da topu kapmak için ileri hamle yapmaları.
Bu nedenle eksilerek kolay hızlı hücum sayısına neden oluyorlar.
Diğer önemli bir sorun ise, oyuncular top ve kendi adamı arasında uygun pozisyon almak için yeterli konsantrasyonu göstermemesi.
Çarpıcı bir örnek vermek gerekirse top tarafını boşaltan bir oyuncuyu tutan savunma, adamını takip ederken topa sırtını dönüyor ve arkasında gelen hücum oyuncusunun attığı turnikeyi iki saniye sonra fark ediyor.
Özelikle yaşadığım önemli sorunlardan biri, savunma sırasında, kendi tutuğu oyuncu henüz yarı sahayı geçememiş hatta karşı pota altında kalan bir adamın, dört kişilik hücum takımına karşı hiçbir şey yapmadan adamı gelene kadar beklemesi. Dörde karşı beş kişinin savunmada ne kadar önemli bir avantaja sahip olduğunu bilmemesi.
Diğer bir sorun tutuğu adam orta sahada olan bir savunmanın top çizgisinin üzerinde kalıp yapılan atağa yardım etmeyip hatta savunma ribaunduna bile girmemesi. Alan küçültmenin önemini anlamaması.
Ben bu tarz kötü alışkanlıkların giderilmesi için gösterilecek çabanın temel teknik öğretiminin üzerinde olduğunu düşünüyorum.
Diğer bir konu ise oyuncuların savunmada topa sahip olan adam ve topa yakın oyuncular ile aralarındaki mesafe bu mesafe ayarı oyuncunun savunmadaki kalitesini belli ediyor.
Yardım tarafında olan oyuncuların top tarafındaki harekete hazır olmak için dizleri bükülü olması.
Hücumda top elinde olan oyuncular genelde, topun tersine ve potaya konsantre oldukları için top tarafındaki arkadaşlarının savunma ile arasındaki mesafeyi görüp değerlendirmemesi, en çok karşılaştığımız sorun. (Bu nedenle topsuz oyuncu hemen atak için hazır olmuyor. )
Yorumlar
Yorum Gönder