NELER YAPTIK?
NEDEN YAPTIK?
NASIL YAPTIK ?
Ana prensibimiz daha çok oyuncu ile oynamak ve oyuncuların hem yeteneklerini hem de tüm enerjilerini ortaya çıkarmak.
Bunun için :
1) Tam sahada her defasında hızlı hücum ile kolay basket aramak.
2) Yarı saha hücumda ise çok paslı topu paylaşarak en uygun atışı bulmak.
3) Savunmada çabuk adam bularak agresif savunma yapmak ve savunma kaynaklı sayılar bulmak.
"HIZLI HÜCUM ET, AGRESİF SAVUN" DEYİP GEÇMEYELİM !
Hızlı hücum ve agresif savunma artık tüm altyapı koçlarının oynamak istediği bir tarz.
Oldukça basit gözükmesine rağmen bence bu konularda da bazı düzeltmeler yapmak gerekiyor.
Bunun nedeni ise; basketbolun artık eskisi gibi oynanaması.
Eski ve klasik diller, bugünün sertliği ve temposu için yeterli olmuyor.
Ancak bu düzeltmeleri yapmak için A takım maçları izleyip yeni basketbolda! gördüğümüz hızlı hücum ve agresif savunmalarıdan yeni diller üretmeliyiz.
ÇOK PASLI VE CUT EDEREK OYNAMAK
Çok paslı yarı saha hücum hiç alışılmadığımız ve özellikle "bizler için " uygulaması çok zor bir oyun tarzı.
Bunun ilk sebebi, agresif savunmalar karşısında çembere gitmenin daha az risk oluşturması.
NASIL UYGULAYABİLİRİZ ?
Bence çok paslı yarı saha hücumları uygulamak için set hücumlarına farklı bakmamız gerekiyor.
Genelde klasik set hücumlarında rakipler tarafından kolayca önlem alınan bir iki opsiyon atlanarak hedef opsiyona geçiliyor, ( bu da genelde pick and roll oluyor ) eğer ilk opsiyonları uygulamak imkanı yoksa başlangıçtaki paslaşmalardan vaz geçilip direkt hedef opsiyon uygulanıyor.
Bizim uyguladığımız Pas ve cuta bağlı olan set oyunları daha önce bahsettiğim gibi fazla oyuncuyu oyuna dahil etmemizi sağlıyor.
Tüm oyuncuların, tüm pozisyonlarda oynadığı bu oyunları uygulamak, normal set hücumlarını uygulamaktan çok daha zor.
Bu nedenle sistemi oyucularımıza öğretirken, onları temel teknik olarak hazırlamadan ileride karşılaşacağı zorlukların içine atmıyoruz.
Rakip yaptığı sıkıştırmalar ile bize paslaşmak için yeterli alan bırakmayacağını düşünerek bu tarz durumlar için hazırlıklı olmamız gerekiyor.
Sistemimizin akışını bozmaya çalışan veya top kapmak için tuzak hazırlayan rakiplere karşı bazı “hileler” hazırlamamız gerekiyor.
HIZLI HÜCUM AGRESİF SAVUNMA
Hem hızlı hücumu hem de agresif savunmayı istikrarlı olarak uygulamak da sanıldığı kadar kolay değil.
Yüksek tempoda oynarken oluşan aksiyonlar çok çabuk gerçekleştiği için, önemli teknik detayları ıskalama riski fazla, aynı şekilde, agresif savunmadaki sertlik ve “bilinçsiz saldırganlık” da önemli savunma tekniklerini tespit etmemizi zorlaştırıyor.
Bu baskı ve tempo içinde aksadığımız yerler o kadar basit temel teknikleri kapsıyor ki, bazen küçük takım çalışmalarına geri döndüğümüz bile oluyor.
Hücumda agresif savunma karşısında topu paylaşmaktan vaz geçmeyen, hızlı hücum sırasında kaosa izin vermeden doğru teknikleri doğru zamanda kullan alışkanlıklar üzerine çalışıyoruz.
Savunmada ise sertliğimizden vaz geçmeden agresif savunmaya devam etmek sürekli motivasyonumuzu yukarıda tutmak çabası içindeyiz.
SİSTEMİN BAŞLANGICI
Böyle bir sistem oluşturmak için, öncelikle beş kişinin sahaya nasıl yerleşeceği ve birlikte nasıl hareket edeceğini ve toplu ve topsuz durumda bireysel olarak hangi teknikleri nasıl kullanacaklarını öğretmek gerekiyor.
Her oyuncunun farklı özelliği olması, alışkanlıklarının ve psikolojilerinin değişmesi, sistemi oluşturmanın ne kadar zor olduğunu gösteriyor.
Bazen klasik, sözlü ödül veya ceza ile üç beş oyuncuda, kısıtlı sürelerde ortaya çıkarabildiğimiz enerjiyi sürekli olarak ve grup halindeki oyuncularda ortaya çıkarmak için zorlu bir çalışmaya girmemiz gerekiyor.
Bu sistem için yapılacak çalışma programı, maçlar ve sonuçları ile pekiştirilerek, daha da önemlisi basketbolun detayları ile ilgili fikri olmayan dış etkenlerden koparılarak geliştirilebiliyor.
Erken attın, adamı boş bıraktın gibi klasik söylemleri önemsemeden oynamaya devam etmek, özellikle küçük yaştaki oyuncular için çok zor oluyor.
Mottomuz; “agresif ve hızlı hareket ederken, daha önceden doğruluğu ispatlanmış hareketleri oyuncularımıza öğretmek”
Bunun da tek yolu, oyuncularımız hata yapınca onlar sakin olmaya davet etmek değil, doğru hareketi yapmaya yönlendirecek, akışkan olmalarını sağlayacak alışkanlıklar vermek.
Konu açılmışken, bu düşüncenin yıllar önce altyapı koçuyken, her yediğimiz basketten sonra bir iki oyuncu veya koç olarak benim yaptığımız kısa tartışmanın ne kadar yarasız olduğunu hatta bu kısa tartışmanın, oyunu kestiği için zarar verdiğini anlamam üzerine aklıma geldi.
Buradan hareketle, temel fikir; (kurallar gereği hakemin durdurduğu) her kesinti bizim için yok sayıyoruz.
Top oyuna çok çabuk giriyor. Ve daha sonra en hızlı en akışkan yoldan hücum ediyoruz.
Bunu gerçekleştirmek için, genel felsefenin enerjiyi açığa çıkarmaya yardımcı olması gerekiyor.
Bazı oyuncular diğerlerinden yavaş olabilirler ancak temel amacımız topun hızlı ve çabuk hareket etmesini sağlamak olduğu için herkesin bu oyun sisteminin içine girebilme şansı var.
Savunmada agresif olmak.
Tüm enerjiyi sahaya yansıtmak çok kolay olmuyor.
Çünkü insan doğasında “düşünürken yavaşlamak” gibi huyumuz var.
Bu sebeple hızlı hareket ederken doğru teknikler ve taktikler uygulamak zor ve zaman alıyor.
Neden ve nasıl olduğunu video da defalarca izledikten sonra anlayabildiğimiz kombinasyonları sahada oyuncularımıza uygulatmak için, çok zorlu bir işe girişiyoruz.
Diğer bir büyük sorunumuz ise, her geçen gün bireyselliğin ve sabırsızlığın artması.
Bu yaklaşım erken eliminasyona neden olurken, oluşan kaos kafa karışıklığına sebep oluyor.
Basketbol sadece zekâ ile oynan bir oyunken artık tamamen atletik kabiliyet gerektiren bir oyun haline döndü.
Bugün dünyanın en önemli ligi olan NBA’de zeki olup atletik olmayan oyuncular gibi, atletik olup çok zeki olmayan oyuncularda azalıyor.
Yorumlar
Yorum Gönder