Ana içeriğe atla

ŞUT ATMAKLA İLGİLİ DAHA ÖNCE DUYMADIĞINIZ BAZI FİKİRLER



 

Şut atmak sadece teknik bir iş değil, aynı zamanda tamamen zihin ve duygu meselesi.

Serbest atışta koçların söylediği klasik sözleri bilirsiniz:

Biri “Odaklan, şunu düşün” der, diğeri “Hiç düşünme, hemen at” diye öğüt verir.

 

Aslında hepsi doğru olabilir. Ama işin sırrı, senin kendi yolunu bulmanda.

 

 

 

Hissederek Şut Atmak

 

İyi şutörler, top elinden çıkar çıkmaz onun girip girmeyeceğini hisseder. Sonucu beklemelerine gerek yoktur.

 

Sen de bunu yakalayabilirsin.

       •     Arka arkaya şut at.

       •     Top elinden çıkarken sadece o ana odaklan.

       •     Hatta gözlerini kapat ve sadece hissetmeye çalış.

 

O hissi bulduğunda, işte sihir o an başlıyor. Çünkü artık düşünmüyorsun, sadece “hissi” takip ediyorsun. Eller, kollar, bacaklar seni otomatik olarak doğru pozisyona getiriyor.

 

Bu, meditasyonda bir mantraya odaklanmaya benzer. Tek bir kelime yerine senin mantran “hissetmek” oluyor.

 

 

 

Duygularını Kontrol Et

 

Şutörün içgüdüleri aslında her şeyi bilir. Nerede boş kalacağını, şutu nasıl atacağını…

Ama duygular devreye girince işler karışır. O yüzden şutla ilgili en kritik nokta, duyguları yönetmek.

 

 

 

Antrenmanda Farklı Yaklaşımlar

 

Bir önerim var: Antrenmanda sadece şut atma, şut sokmaya odaklan.

       •     Kaç tane attığın önemli değil, kaç tane soktuğun önemli.

       •     Girmeyen şutları unut, onların hiçbir değeri yok.

       •     Maç ortamını birebir antrenmanda yakalayamazsın. O yüzden işini zorlaştır: el üzerinden, dengesiz, düşerken at.

       •     Hedefini yükselt: sadece “çemberden değmeden giren” şutları say.

       •     Bazen gözlerin kapalı şut at. Böylece hislerin daha da güçlenecek.

 

 

 

Kendine küçük testler yap:

       •     Arka arkaya kaç şut sokabiliyorsun?

       •     Her seferinde farklı yöne dripling yaptıktan sonra kaç tane sokabiliyorsun?

       •     Tek dripling – çift dripling kombinasyonlarında başarın ne?

 

Unutma, mesele rakip savunma değil. Asıl savaş, senin beynin ve top arasında.

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...