Genç oyuncuların A takıma çıkamamasını yalnızca bireysel eksikliklerle veya antrenman alışkanlıklarıyla açıklamaya çalışmak bana yanlış geliyor. Çünkü değişen kuralları ve oyun tarzını hesaba katmadan bu sorunu tartışmak doğru değil.
Bir koç olarak, bugünün basketbolunda atletizmin ve sertliğin geçmişe kıyasla çok daha üst seviyeye çıkması karşısında, yıllardır uyguladığımız temel teknik çalışmalarını yeniden gözden geçirmek zorunda olduğumuza inanıyorum.
Eskiden temasın bu kadar yoğun olmadığı bir dönemde, oyuncular savunmasız bireysel antrenmanlarla gelişim sağlayabiliyordu. Oysa bugün, temasın neredeyse bir judo müsabakasına dönüştürdüğü basketbolda, oyunculardan sahaya çıktıklarında muhtemel savunma hamlelerine—hatta darbelere—rağmen aynı hareketleri korkusuzca yapmalarını beklemek bana fazla iyimserlik gibi geliyor.
Bu nedenle bireysel çalışmalarda savunmanın mutlaka yer alması gerektiğini düşünüyorum. Evet, bu antrenmanlarda sakatlık riski de artıyor; ancak bu sakatlıklar gelişimin bir parçası, hatta bedeli olarak görülmeli. Gerçek oyunda karşılaşacakları zorluklara hazır olmak için bundan kaçış yok.
Bunu, eğitim sırasında ormanda tüm zorluklarla baş başa bırakılan bir komandonun savaşa gitmeden önce gerçeklerle yüzleşmesine benzetiyorum. Genç oyuncular da aynı süreçten geçmeli. Yalnızca temel teknikleri öğrenmek değil, o teknikleri baskı, temas ve sert savunma altında uygulamayı da öğrenmek zorundalar.
Sonuç olarak, bugünün basketbolunu dünün şartlarıyla kıyaslamak yanıltıcı olur. Genç oyuncuları A takıma hazırlamanın yolu, onları gerçek oyunun sertliğiyle tanıştırmaktan ve bu gerçekliği antrenmanların doğal bir parçası haline getirmekten geçiyor.
Yorumlar
Yorum Gönder