Ana içeriğe atla

ZONE SAVUNMA VE TAM SAHA PRES



Bugün bir U14 maçı izledim. Ancak her iki takımın oyuncuları da 12 yaşındaydı; yani karşılaşma, iki kulübün de B takımları arasında oynanıyordu.

Aslında bu yaş, benim basketbola başlama yaşı olarak oldukça uygun bulduğum bir dönem.

En şaşırtıcı olan ise, başa baş geçen maçta koçlardan birinin daha maçın hemen başında oyundan atılmasıydı.

Her iki takımın da tam saha adam adama baskıyla başladığı maç, bir o tarafa bir bu tarafa giderken “mecbur kalmadıkça pas veren oyuncu” neredeyse yok gibiydi.

Hızlı hücumla ilgili bir şey söylemek ise oldukça zor; çünkü sahada tam anlamıyla bir kaos hakimdi.

Sol taraftan sağ elle kullanılan atışlar, pota altından kaçan bomboş pozisyonlar; buna karşılık beklenmedik anlarda zor atışların sayıya çevrilmesi… Tüm bunlar, normal bir basketbol maçından çok daha fazla heyecan vericiydi.

Açıkçası, genç koçlara minikler kategorisinde tam saha pres yapılmaması gerektiği yönünde tavsiyeler verilse bile (tıpkı alan savunmasında olduğu gibi), maç kazanma isteği bu önerilerin çoğu zaman göz ardı edilmesine yol açıyor.

Bu noktada hakem arkadaşlara bir tavsiyem var: Fizik gücünü kullanmak amacıyla tam sahadan pres yapan oyuncuların yaptığı fauller konusunda lütfen hiç taviz vermeyin.

Biliyorum, son zamanlarda basketbolun sertleşmesiyle birlikte genel eğilim daha az düdük çalmak yönünde. Hakemlere yöneltilen “Neden çalmadın?” sorusunun cevabı genellikle “Maçı çok fazla durdurmamak” oluyor.

Ancak bu yaklaşım, basketbolu henüz öğrenme aşamasındaki çocukları gerçek birer profesyonel gibi gören koçların ve velilerin daha da hırslanmasına neden oluyor.

Ayrıca küçük yaş gruplarında sertliğe göz yummak; hem oyuncuların savunma tekniklerini yanlış öğrenmesine hem de fizik gücünü nasıl ve ne zaman kullanacaklarını anlayamamalarına yol açıyor.

Eğer hakemlerimiz, rakibi ezmeye yönelik tam saha pres sırasında yapılan faullere hiç taviz vermezse, eminim ki oyuncuların alacağı bir iki kolay faulden sonra koçlar bu presi kesmek zorunda kalacaktır.

Bu yaklaşım, oyunun heyecanını bozan şuursuz ve saldırgan tutumları azaltmaya da yetecektir.

Takımlar yarı sahayı geçtikten sonra normal standartlara dönülmesi ise en azından oyuncuların gerçek bir rekabet ortamına girmesini sağlayabilir.

Eğer bu koşullarda bile açık farklar oluşuyorsa, o zaman takımların mücadele ettiği liglerin yapısında bir sorun var demektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...