KİTABIN İÇİNDE NE VAR?
Bu kitapta, topu paylaşarak ve birlikte hareket ederek oynanan bir hücum felsefesini anlatmaya çalıştım.
Kitabın başında perdeleme kullanmadan, yalnızca pas ve cut üzerine kurulu U12 grubunun da kullanabileceği bir oyun var.
Ardından perdelemelerin kullanılmaya başlandığı, devamlılığı olan iki farklı U14 yaş grubunun da kullanabileceği oyunlar geliyor.
Bu oyunların uygulanması sırasında savunmanın alabileceği önlemlere karşı Avrupa basketbolunda sık kullanılan bazı kandırma ve alternatif hareketleri de gösteriyorum. ( bazlarının set diye adlandırdığı )
Daha sonra, dört yıldır BGL'de ve 2. Lig'de uygulamaya çalıştığım Princeton hücumuna geçiyorum.
Princeton'a CHIN ile başlıyorum.
Buradaki temel düşünce, pivot dışında oyuncuların belirli pozisyonlara hapsedilmediği; dört dış oyuncunun hem yüzü dönük hem de sırtı dönük olarak guard ve forvet tekniklerini kullanabildiği bir oyun anlayışı oluşturmak.
İleride, David Blatt’ın bir seminerinden Princeton hücumunda, pivot için tasarlanmış bir bölümü var.
Daha sonra oyunu uygularken ortaya çıkabilecek sorunların nasıl çözülebileceğini gösteren ayrı bir bölüm ilave ettim.
Oyuna başlarken ve oyunu sürdürürken ihtiyaç duyulan temel teknikleri, özellikle pas verebilme ve pas alabilme becerileriniiçeren (Temel teknik) hareketlerini anlatıyorum.
Çözüm hareketlerinden biri daha sonra ayrıntılı olarak göreceğimiz POINT opsiyonunu içerdiği için, bu konuya da kısaca değiniyorum.
Oyunu uygulayan ancak bazı sorunlar yaşayan bir antrenör arkadaşımdan gelen bir soruyu cevaplarken SCISSOR opsiyonundan da bahsediyorum.
Daha sonra CHIN oyununun klasik hareketlerini engellemek için savunmanın yapabileceği hamlelere karşı kullanılabilecek kandırmalar bölümü geliyor.
Burada yaklaşık yedi farklı hareket var.
Bunların her biri, istenildiğinde bağımsız bir set olarak da kullanılabilecek yapıda.
Ardından ikinci önemli opsiyon olan POINT oyununa geçiyorum.
Topun yüksek posta nasıl verileceğini, top verildikten sonra üç farklı yöne nasıl gidilebileceğini ve bu yönlerin her birinde diğer oyuncularla uygulanabilecek üç-dört farklı opsiyonu anlatıyorum. Kararları koç değil oyuncular veriyor.
Sonrasında, bir tarafta herhangi bir hareket gerçekleşirken diğer tarafta, yani topun olmadığı tarafta, oyunun nasıl daha etkili hale getirilebileceğini gösteriyorum ki, bu çok önemli bir bölüm çünkü kitapta olan olmayan tüm hücumlar için geçerli.
Bunun yanında NBA takımlarında uygulanmış farklı Princeton hücum örneklerine de yer veriyorum.
Gayem bu oyunun sadece altyapıda değil her katagoride uygulanabileceğini göstermek.
Daha sonra Slow Pace olarak adlandırılan bu oyun anlayışının geçiş hücumuyla nasıl birleştirilebileceği üzerinde duruyorum.
Yani hem yüksek tempoda oynayıp hem de yarı saha hücumunda sürekli pick and roll kullanmak zorunda kalmadan nasıl oynayabileceğimizi anlatıyorum.
Bence bu bölüm Princeton hücumunu günümüz basketbolu ile birleştiren bütünleştiren önemli bir bölüm.
Ardından diziliş konusunda farklı bir uygulamaya cesaret edemeyenler için geleneksel 2-1-2 dizilişi yerine günümüzde daha fazla kullanılan double high başlangıcından uygulanan bir opsiyona yer veriyorum.
Kitabın son bölümünde ise Princeton hücumundan yola çıkarak, üç yıllık uygulama ve deneyimin sonunda oluşturduğum bir oyun kurgusu bulunuyor.
Oyuncuların kolaylıkla adapte olabileceğini düşündüğüm bu oyuna “Sıfır” adını verdim.
Oyunun bitirişlerinde bazı güncel aksiyonları kullandım.
Burada özellikle göstermek istediğim şey şu:
Temeli doğru öğrettikten sonra, istediğiniz varyasyonları sisteme ekleyebilirsiniz.
Yani amaç, antrenörlere ezberlemesi gereken onlarca set vermek değil.
Önce temel bir oyun anlayışını öğretmek, ardından oyuncuların bu anlayışı kavramasıyla birlikte onun üzerine yeni hareketler ve varyasyonlar ekleyebilmek.
Son olarak da aynı oyunun, kenardan top çıkarırken kullanılabilecek farklı varyasyonlarını gösteriyorum.
PEKİ, BÜTÜN BUNLARIN AMACI NE?
Benim için kitabın asıl konusu tek tek hücum setleri değil.
Asıl konu, topu paylaşarak ve birlikte hareket ederek hücum edebilmek. Daha çok oyunucuyu daha donanımlı bir hale getirmek.
HERKES HIZLI HÜCUM EDİYOR NEDEN BU SİSTEMİ TERCİH EDELİM ?
Çünkü altyapıda maç başına 80 gibi yüksek bir top kullanma oranına ulaştığınızda bile bunun en fazla 30 kadarını hızlı hücum atışlarından bulabiliyorsunuz.
Geriye kalan yaklaşık 50 atış ise yarı saha hücumundan geliyor.
Yani hızlı oynayan bir takım olsanız bile hücumlarınızın önemli bir bölümü yarı sahada oynanıyor.
Bu nedenle yarı saha hücumunu da hızlı hücum kadar önemsemek gerekiyor.
Üstelik yarı saha hücumunu sürekli pick and roll üzerinden kurmak zorunda değiliz.
Paslaşarak, paylaşarak ve birlikte hareket ederek de etkili bir hücum oynayabiliriz.
Bu kitapta anlatmak istediğim oyun şekli de böyle bir anlayış üzerine kurulu.
NEDEN BÖYLE BİR HÜCUM?
Yıllar önce Kadın Milli Takımı ile başa çıkmamızın çok zor olduğu takımlara karşı oynarken, biz hızlı hücum yarı saha hücum oranını neredeyse yarı yarıya getirmiştik ve o dönemde beklenmedik bir başarı yakalamıştık.
Ancak o zaman da söylediğim gibi, amacımız fark yaratmak değil, farkı kapatmaktı.
Bugün ise konuya biraz farklı bakıyorum.
Basketbolu yalnızca atletizme dayalı, yüksek tempolu bir oyun olarak değil; yarı sahada da paslaşarak, paylaşarak ve birlikte oynayarak oynamak mümkün.
Üstelik bunu, günümüzde hemen herkesin kullandığı pick and rollün dışındaki aksiyonları daha fazla kullanarak yapabiliriz.
Benim için önemli olan, oyuncuların yalnızca bir seti ezberlemeleri değil, oyunun neden ve nasıl oynandığını anlamaları.
Bu nedenle kitapta hazır setlerden çok, oyuncuların birlikte hareket etmesini sağlayacak bir oyun anlayışını anlatmaya çalışıyorum.
PEKİ, BUNDAN SONRA NE YAPMAK İSTİYORUM?
Bütün bunları bir kitapta anlatmış olmak benim için aslında başlangıç.
Kitabın yalnızca okunup bir kenara bırakılmasını istemiyorum.
Kitabın basılmasından sonra, isteyen kulüplere giderek burada anlattığım hücum anlayışını karşılıksız olarak sahada uygulamalı olarak göstermeyi düşünüyorum.
Çünkü bazı şeyleri okumakla anlamak mümkün, ama sahada görmek çok farklı.
Antrenörlerle birlikte çalışarak, kitaptaki hareketlerin nasıl öğretilebileceğini, oyuncuların karşılaştıkları problemlerin nasıl çözülebileceğini ve aynı temel üzerinden farklı varyasyonların nasıl üretilebileceğini göstermek istiyorum.
Buradaki amacım kulüplere hazır bir sistem götürüp “Bunu oynayın” demek değil.
Tam tersine, kitapta anlattığım temel düşünceyi ortaya koyduktan sonra, o kulübün oyuncularına, antrenörlerine ve çalışma şartlarına uygun olarak nelerin yapılabileceğine birlikte bakmak.
Bunun bir günlük bir çalışma olması da mümkün, daha uzun süreli bir çalışma olması da.
Önemli olan önce birlikte çalışmak ve bu anlayışın o kulüpte nasıl karşılık bulduğunu görmek.
Eğer bu çalışmalardan sonra antrenörler veya kulüpler, bu konuda daha ayrıntılı ve uzun süreli bir desteğe ihtiyaç duyarlarsa, profesyonel danışmanlık şeklinde birlikte çalışmaya da devam edebiliriz.
Yıllar içinde edindiğim deneyimin yalnızca bir kitapta kalmasını değil, genç antrenörlerin ve oyuncuların gelişimine gerçekten katkı sağlamasını istiyorum.
Emeğine sağlık Cem abi, muhteşem bir çalışma olmuş.
YanıtlaSilTeşekkür ederim umarım en kısa zamanda çıkar. Kim olduğunu bilmiyorum ama .....
YanıtlaSil