Ana içeriğe atla

“KAZANIRKEN ÖĞRETMEK” KURSU NEDİR ?





Senelerdir altyapı kurmak için uğraşan hem kulübüne hem de yaşadığı şehrin gençlerine yararlı olmak için gayret eden birçok idareci ve kulüp başkanı tanıdım.

Tüm gayretlerine rağmen istedikleri gibi bir organizasyona sahip olamadılar. Böyle bir organizasyon için başka şehirlerden antrenör getirmek gerektiğini ve bunun çok masraflı olacağını söyleyerek altyapıdan soğumaya başladılar.

Aslında bu sorunu ellerindeki genç antrenörleri eğiterek çözmek mümkün. 
Ancak senede iki üç defa yapılan seminerlerle bunu sağlamak çok kolay değil.














   
Antrenörlük yapmak için gittiğim şehirlerde tüm konsantrasyonumu A takımına verdiğim için altyapılar ile ilgilenme imkanı bulamadım.

Fırsat buldukça seyrettiğim altyapı maçlarında, hem oyuncular hem de genç koçların istekli hali, kafamda böyle bir projenin şekillenmesine neden oldu.


Maçlarda, oyuncuların hareketlerini, takımların oyun planlarını izlediğimde ,antrenörlerin ve oyuncuların kafalarında bir kaos yaşadıkları belli oluyordu.

Bu istekli koçlara yol göstermek, çalışmalarını nasıl planlayacaklarını öğretmek gerekiyordu.


Ve bu fikirden yola çıkarak tek bir kulüp veya bir organizasyon yerine ,tüm kulüplerin altyapı antrenörlerine, kendi salonlarında ve kendi oyuncularıyla birlikte uygulamalı kurs vermeye başladım.


BU KURS BİLDİĞİNİZ SEMİNERLERE BENZEMİYOR


Kurs kesinlikle bildiğimiz seminerler gibi değil.
Seminerlerde antrenörler genelikle başarılı oldukları konuları anlatır.

Onlar sizin hangi şartlar altında çalıştığınızı, oyuncularınızın bilgi düzeylerini, fiziki özelliklerini hesaba katmazlar.

Ben bu kursta, koçlarınızın ve oyuncularınızın ihtiyacı olan, maç kazanmak için uygulayacakları stratejiler ile oyuncu yetiştirme çalışmalarının nasıl paralel götürülebileceğini anlatıyorum.

Üç bölümden oluşan bu kurs Hücum, Hızlı Hücum ve Savunma bölümlerinden oluşuyor.




YAKLAŞIK 50 SENE HER GÜN BASKETBOL

1980 senesinde başladığım antrenörlük yaşantımı hem erkek hem de kadın basketbolunda 2014 yılına kadar sürdürdüm.
Tüm kategorilerde milli takım antrenörlüğü yaptım. Ve bu süreçte ciddi tecrübeler kazandım.

Çoğunluğun gözünden kaçtığına inandığım bir tespitim var. Basketbolumuz bugün gerçekten çözülmesi zor bir sorunla karşı karşıya.



USTADAN ÇIRAĞA..

Eskiden antrenörlerimiz örneğin rahmetli Aydan Siyavuş daha sonra Aydın Örs ve benimde içinde bulunduğum  jenerasyon altyapıda başarılı derecelere imza atarken yetiştirdikleri oyunculara A takıma çıkarlar ve onlarla birlikte yollarına devam ederlerdi. Bir iki müstesna dışında geriye dönerek tekrar alt yapı çalıştıran pek fazla koç yoktu.

Daha sonra bu değerli koçların oyuncusu olmuş bazı gençler altyapı koçu olur ve bilgilerini altyapıdaki oyunculara anlatarak abilerinin yolunda devam etmeye çalışırlardı.


YABANCILAR GELİNCE

Devir değişti, artık altyapı antrenörleri oyuncuları ile birlikte kulüplerinin A takımlarına çıkamıyorlar. Az sayıdaki Türk antrenörler Spor Toto liginde yabancı koçların arasında tutunmaya çalışırken, çoğunluk genelde güçlü alt yapı organizasyonuna  sahip olmayan TBL takımlarına gidiyorlar.

Bu koçlarımızın gayesi çalıştığı takımları bir üst lige çıkarmak ve çıktıkları ligde kalabilmek için tamamı yabancılardan oluşan farklı bir kadro kurmak. Mecbur olmadıkça , takıma genç bir oyuncuyu monte etmek fikri çok da geçerli değil.



TBL VE TB2L LİGİNDEKİ TAKIMLARIN ALTYAPILARI

İstanbul, Ankara, İzmir ,Bursa, Bandırma ,Adana gibi basketbol kültürü uzun yıllar önce yerleşmiş bazı şehir ve ilçeler dışında kalan yerlerde, kulüplerin A takımlarında maç değil, antrenmanlara katılabilecek seviyede oyuncu bulmak bile çok zor.

Zaten TBL ‘de pilot takımlar ve imkansızlık içindekiler hariç, bir çok takım genç  oyuncular yerine “Lige çıkarır “ veya “Ligi biliyor” gibi unvanlar almış oyuncular tercih ediyor.

Doğal olarak ,A takım koçları bu mücadele sırasında altyapılarla ilgilenme imkanını bulamıyorlar.

BU TARZ TAKIMLARIN HEDEFİ 

Tecrübeli antrenörlerle birlikte çalışmış veya kendini yetiştirmiş küçük bir gurup antrenörün çalıştığı  kulüpler dışında ve özellikle daha az nüfusa sahip olan şehirlerde çalışan altyapı antrenörlerinin tek gayeleri maç kazanmak.

Bir önceki sene yenemediği ezeli rakibini yenmek.
Bu tarz kısa vadeli hedeflere ulaşırken de oyuncu eğitimi çoğu antrenörün aklına bile gelmiyor.





İŞİN TEKNİK YÖNÜ



Ezbere dayalı öğretim ile takım başarısı kazanabilirsiniz ancak kaliteli oyuncu yetiştirmeniz zordur.

Bu sorunu nasıl aşabiliriz? Sorusunun cevabı; genç antrenörlere basketbolu öğretirken maç kazanmanın mümkün olduğunu anlatmak.

Hiç bir sistemi veya düzeni empoze etmeden antrenörler için, hücum , hızlı hücum ve savunmadan oluşan bir buçuk saatlik üç antrenman tasarladım.
Bu antrenmanlarda genel bilgiler yerine direkt oyuncu eğitimine ve maç sonucuna etki edecek bilgiler nasıl paralel olarak götürülür bunu anlatmaya çalışıyorum.


Ayrıca dördüncü ve son antrenmanda, antrenörlerin hem anlatılanlarla ilgili hem de yaşadıkları idari ve teknik  konulardaki sorularına cevap vermeye çalışıyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...