Aceminin
zihninde pek çok ihtimal varken uzmanın zihninde sadece birkaç tane vardır.
Müzik ile basketbolun arasında ciddi bir ilişki olduğuna inanmışımdır hep..
Thelonious Monk’un öğütleri;
*Sırf
bateristsiniz diye bu süre tutmayacaksınız anlamına gelmez.
( Sırf skorersiniz
diye topu hep siz potaya atacak değilsiniz.)
*Bütün o
tuhaf notaları çalmayı bırakın da melodiyi çalın.
( Acayip
hareketler yapmayın, düzenin içinde kalın)
*Bateristin
sesinin iyi çıkmasını sağlayın.
( Saha
içindeki liderinizi destekleyin )
*Piyano
kısmını çalmayın orayı ben çalıyorum.
( Ben
sizi idare ediyorum ona karışmayın )
*Her
şeyi ,her zaman çalmayın; bazı şeyleri akışına bırakın... Çalmadıklarınız,
çaldıklarınızdan daha önemli olabilir.
( Bazı
hareketleri yapamayın “üç sayı öndeyken topu çembere atmak gibi “ bazen
yapmadığınız bir hareket size avantaj sağlayabilir .)
*Sallanmaya
başladığınızda biraz daha sallanın.
( işler
iyi gidiyorsa coşkuyla devam edin )
Oyuncularınız
arasında bir bağ yoksa emeklerinizin karşılığını alamazsınız. Ve bir takımı
birleştiren bağ son derece hassas ,kurması son derece zor olabilir.
Fazla süre
alamayan oyuncuları tartışmaya katılması ve konuşması önemli
Bir koç
için en zor işlerden biri rol oyuncularının takım kimyasını baltalamasına engel
olmaktır.
Yankees
meneceri Casey Stengel “İdareciliğin sırrı , senden nefret eden adamları
kararsız adamlardan uzak tutmaktır” der.
SESSİZCE VE KENARDA OTURAN OYUNCU
“Duyulmayanı duymak” demiş usta ,
“iyi bir hükümdar olmak için gerekli bir disiplindir.”
Çünkü bir hükümdar ancak
insanların kalbini yakından dinlemeyi, anlatılmayan duyguları, ifade edilmeyen
acıları ve dillendirilmeyen şikayetleri duymayı öğrendiğinde halkında güven
yaratabilir, bir şeylerin ters gittiğini anlayabilir ve yurttaşların gerçek
ihtiyaçlarını karşılayabilir.
ÇOK KURAL SORUN OLUR
TAO’nun
liderlik kitabında, Mümkün mertebe az müdahale etmenin önemini vurgular.
“Kurallar özgürlüğü ve sorumluluğu azaltır.” diyor.
“Kuralların uygulanması zorlayıcı ve kısıtlıdır ki bu da doğaçlamayı azaltır ve gurup enerjisini emer. Ne kadar zorlayıcı olursanız gurup da o kadar ( size karşı ) dirençli olur.
“Kurallar özgürlüğü ve sorumluluğu azaltır.” diyor.
“Kuralların uygulanması zorlayıcı ve kısıtlıdır ki bu da doğaçlamayı azaltır ve gurup enerjisini emer. Ne kadar zorlayıcı olursanız gurup da o kadar ( size karşı ) dirençli olur.

Nehirde yaşıyorsan timsahla arkadaş olman gerekir.
Hint ata sözü ( Punjabi)
Kalıpları
kırdığın zaman yeni dünyalar ortaya çıkar.
TULI KUPFERBERG
“Bir
şeylerin dağılması, bir tür imtihan ve aynı zamanda da bir tür şifadır.”
Amacın
imtihanı geçmek ya da sorunun üstesinden gelmek olduğunu sanırız ama işin aslı
şudur ki hiçbir iş aslında çözülmez.
Bir araya gelirler ve tekrar dağılırlar.
İşte böyledir. Şifa ,bütün bunların gerçekleşmesine müsade etmekten gelir:
kedere, rahatlamaya, sefalete, neşeye müsaade etmekten.
Hisler
rüzgarlı bir gökyüzündeki bulutlar gibi gelip gider. Bilinçli nefes alıp vermek
benim dayanak noktamdır.
THICH
NHAT HANH
SHAQ ın
BUDA ile ilgili özeti: Phil oyuncularına kendilerini ruhsal olarak geliştirmeleri için bazı kitaplar veriyor .
Sqaq 'a ise Herman Hesse 'nin Siddharta adlı Buda'nın hayatını konu alan bir roman. ( Buda'yı merak edenlerin okuması gereken bir roman)
Sqaq 'a ise Herman Hesse 'nin Siddharta adlı Buda'nın hayatını konu alan bir roman. ( Buda'yı merak edenlerin okuması gereken bir roman)
Ve Shaq'ın kitapla ilgili düşünceleri...
Ana
fikir şöyle; Bu kitapta güç, zenginlik ve kadınlara sahip olan ( tıpkı ben ) ve
kutsal bir hayat sürmek için bunlardan vaz geçen ( hiç bana benzemeyen ) genç
bir adamın hikayesi anlatılıyor.
Güvenilmek
sevilmekten daha büyük bir iltifattır.
George
Macdonald
Oyuncuyken,
çuvallayıp maçı kaybettirecek bir hata yapmamayı saplantı haline getirisiniz .
Ama koçken, bu oyuncuları nasıl canlandırıp kendilerine getirebilirim, diye
düşünürüz











Yorumlar
Yorum Gönder