Ana içeriğe atla

ALT YAPI KOÇLARI İÇİN ÖZEL KAMP

ALTYAPI KOÇLARI İÇİN ÖZEL KAMP

“OYUNCUNU AL VE GEL”

Bu bloğa, çok genç bir koçun küçük çocukları yönetirken bir resmini koymak istedim. İnanın bir tane maç fotoğrafı bulamadım.
Amerika’da hiç kimse çocuğunu henüz eğitim çağında olan, tecrübesiz bir koçun eline vermek istemiyor.
Amerika’da koç olmak istiyorsanız muhakkak üniversiteden mezun olmak zorundasınız .
Üniversitede öğrenciyseniz, sadece yardımcı koç pozisyonunda çalışabiliyorsunuz. (Bizde, lise mezunu olmanız veya milli sporcuysanız ilk okul mezunu olmanız yeterli)
Bu da yaklaşık 17 yaşına bir gencin antrenörlük yapması demek.



HEM MAÇI HEM OYUNCUNU KAZAN

Genç koçlar için maç kazanmak ne kadar önemliyse, veliler için de kendi çocuğunun başrolde olması o kadar önemli.
Açıkçası, gencecik yaşta antrenörlük sorumluluğunu omuzlamış biri için, bu karmaşık problemi çözebilmek, duygusal talepler ile başa çıkabilmek hiç de kolay değil.
Henüz teknik anlamda hazır olmayan çocukların maç yapması ve başlarında kazanmak için fazlaca motive olmuş büyüklerinin olması çocukların üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Bu maçların sonunda, verilen amansızca mücadeleden geriye sadece hırpalanarak çıkmış bir yığın genç kalıyor.
Şampiyon olan 1-2 antrenör ve 20 çocuğu saymazsak, geride kalan yüzlercesinde moral bozukluğu ve geleceğe yönelik  bilinçsizce bir hırs oluşuyor.
Siz, antrenörlere ve velilere ne kadar tavsiyede bulunursanız bulunun, bu durumun önüne geçmek mümkün değil.
Bu sorunu nasıl aşabiliriz?


ANA TEMEL TEKNİK BİLGİSİNE SAHİP OYUNCULAR

Benim gözümde kız veya erkek tüm 2001 ve 2002 doğumlu çocuklar artık basketbola adımını atmıştır... Ve onları çalıştıran koçlar da artık eğitici ve yarışmacı antrenör konumuna ulaşmışlardır.

Bu grubun tek amacı, yöneticilerin ve velilerin beklentilerini, önce kısa vadede, sonra da uzun vadede karşılamaktır.
Her ikisini birlikte yerine getirmenin ne kadar zor olduğunu biliyoruz ve dinlediğimiz akıl almaz hikayelerden, bu konunun sürekli olarak suiistimal edildiğini de duyuyoruz.
Bu ihtiyacı karşılamak üzere bir girişimde bulunmaya karar verdim.


EN ÖNEMLİ EKSİK: BİLDİĞİNİ UYGULATAMAMAK

Genç antrenörler ile ilgili tespit ettiğim en önemli sorun, oyuncularına antrenmanda çalıştırdıkları hareketleri ve düzenleri, resmi maç içinde uygulatamamaları...
Ve ardından önce hakemlere, sonra çocuklara isyan etmeleri.
Bu sorun, hangi hareketleri önce öğretmenin yararlı olduğunu bilememek, hareketlerin ne kadar tekrara ihtiyacı kestirememek ve antrenmanlarda maç atmosferi yaratamamak gibi bir çok nedene bağlı olabilir.
Teoride öğrenilmesi çok kolay gibi gözüken bilgilerin, pratikte sabırsızlık ve tecrübesizlik nedeni ile uygulanamaması ciddi sorunlar yaratıyor.


SEZON İÇİNDE KULÜPLERE PAKET ANTRENMANLAR

Kulüplerin altyapı çalışanlarına, (küçük-yıldız-genç takım antrenörlerine) kendi salonlarında, basketbolun hücum, hızlı hücum ve savunma konularında, “bireysel antrenman ile takım antrenmanı nasıl paralel gider ve bu iki farklı çalışma nasıl birbirini tamamlar?” sorularına cevap verecek 2-3 günlük bir eğitim programı vermeyi planlıyorum.
Bu çalışmalarda, antrenörler o hafta oynayacağı maçı kazanmak için pratik bilgiler edinirken, aynı zamanda oyuncularının bireysel gelişiminde gerekli olan bazı örnek yöntemleri de öğrenecekler. Bu örnekleri kendileri artırarak ve geliştirerek, oyuncularına ve kulüplerine daha yararlı olacaklar.
Böylece hem kısa vade hem de uzun vadeye yönelik bir çalışma olacak.


KLASİK SEMİNERDEN FARKLI

Her antrenörün kendine göre bir tarzı olduğu doğrudur. Özellikle başarılı oldukları konuları verdikleri seminerlerde diğer koçlara aktarmaya çalışırlar.
Bu çok farklı bir kurs...
Belirli bir felsefeyi veya bir öğretim metodunu aktarmaktan çok daha farklı..
Koçlara oynayacakları maçlarda başarılı olmaları için ve bununla birlikte oyuncularını daha çabuk  ve doğru bir şekilde eğitmelerini sağlamak için, kendilerine en uygun yolu bulmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.




BİRİNCİ KAMPA TÜM ANTRENÖRLER KATILABİLİR

Sezon süresince, isteyen kulüplere özel olarak gidip yaptıracağım bu çalışmaların birincisini, sömestre tatilinin ilk haftasında, herhangi bir kulüpten bağımsız, farklı kulüplerden gelecek 15 genç koçun iştirak edebileceği bir yerde yapmayı planlıyorum.
Arzu eden koçlar, bir oyuncusu ile birlikte bu kampa katılabilecek.
Ancak katılım belirli bir sayıda olabileceği için, erken başvurulara öncelik vermek zorundayım.
İlgilenenlerin cakdag6@yahoo.com adresine mail atmaları rica olunur.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...