Ana içeriğe atla

FURKAN, GINOBILI VE ŞUT FEYKİ

 Hiç dikkat ettiniz mi ? Furkan'ın attığı tüm şut feykleri hep başarılı oluyor. 
Master of ball fake Manu Ginobili ile ortak bir özelliği olabilir mi ? 


Daha önce bloğumda fake ile ilgili bir post paylaşmıştım. Ancak Furkan’ın maçlarını seyrettikçe bir kez daha bu konuda bir şeyler yazmak istedim.

Genelde gittiğim seminerlerde anlattığım konular kombinasyonlarla ilgili olduğu için, bireysel temel teknik konularına fazla giremiyorum.

Dışarıdan detay gibi gözüken ancak benim için çok önemli bir konu olan “fake” tekniğini muhakkak bir araya sıkıştırıyorum. 

Oyunculara savunmayı nasıl kandıracağını öğretirken özellikle üzerinde durulması gereken en önemli detay hareketin süratidir. 

Çabuk olmak genelde birçok hareket için pozitif anlamda geçerliyken, burada acele etmek rakibi kandırma ihtimalini ortadan kaldırır. 

Çok hızlı şut feyki attığınızda eğer rakip sizin ne yaptığınızı göremezse bu ani hareket sırasında çok kısa süren bir şok yaşar ve bu sırada sabit kalır , halbuki sizin amacınız yaptığınız harekete rakibinizin reaksiyon vermesidir. 



Genelde genç oyuncuları seyrederseniz şut feyki attıklarında sadece kafalarını yukarı aşağı hareket ettirip yapmak istedikleri harekete başlarlar .
Işık hızıyla! atılan böyle bir feykin başarılı olmasını beklemek en büyük yanlıştır.

Feykin başarılı olması için hareketin inandırıcı olması gereklidir, bunu sağlamak için de oyuncuyu kandırmak istediğiniz yönde topun biraz gitmesi ve rakip reaksiyon verdikten sonra ana harekete geçmeniz gereklidir. 


 














Peki, top o yöne gittikten sonra nasıl geriye dönecek gibi bir soru aklınıza gelmiş olabilir, top elinizde iken mesafe kaydederse ve siz bu sırada rakibi izlerseniz tekrar geriye çekme imkanınız olabilir.

Tabii bunu sağlamak için soğuk kanlı olmak acele etmemek gereklidir. 

Eğer attığınız feyk rakip tarafından yenilmezse ne yapacaksınız sorusu ortaya çıkıyor.

Şut cebiniz omzunuzun üzerindeyse , topu şut cebinize kaldırdıysanız ve rakip sizi önlemek için el kaldırmadıysa şutunuzu atacaksınız . 

Eğer elini kaldırdıysa bu defa ( fake olmuştur ) kolunun altından geçeceksiniz. 





Sorularınızı duyar gibi oluyorum, çocukların o kadar gücü yok ki . Evet var eğer oyuncular topu omuzlarını üzerine kaldırırken dizlerini bükerlerse, başka bir değişle topun altına girerlerse, hem şutu atacak güç kazanırlar hem de omuzlarını üzerinde bir şut cebi oluşurmuş olurlar .

Aslında ortada bir fake yoktur . 
Ortada “bak şut atıyorum, elini kaldır” çağrısı vardır , eğer savunma elini kaldırırsa o zaman da fake olmuştur ve oyuncunu yapması gereken tek şey savunmanın kolunun altından geçmektir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...