Ana içeriğe atla

U12 DERBİSİ SONRASINDA BİR İKİ KÜÇÜK TAVSİYE


 Dün Caferağa Spor Salonu’nda U 12 Fenerbahçe- Galatasaray maçının bir bölümünü seyrettim.

İki takım da, artık herhangi bir yasak kalmamasına rağmen alan savunması yapmadılar ve hücumda da sadece içeri dalış ve dışarı pas şeklinde hücum ettiler.

Bu konuda her iki takımın koçlarını tebrik ediyorum.






HIZLI HÜCUM

Alınan her savunma ribaundundan sonra oyuncular karşı potaya topu sürerek götürüyor ,yakın atış bulurlarsa kullanıyorlar ( şansları yaver giderse ) atış bulamayınca da, genelde dışarıdaki arkadaşlarına pas veriyorlardı.

Zaten yapılan sayılar, ya dışarıdan yapılan atışlar ile (üçlükler ki, bazıları NBA uzaklığındaydı !) veya alınan hücum ribaundu sonunda atılan pota altı atışlarından geliyordu.



SET HÜCUMLARI

Yavaş hücumlarda ise, topu eline alan oyuncu içeri girebilmek için fırsat kolluyor , bulamayınca da yanında ve boş durumdaki arkadaşına “ ben bulamadım hadi sen bulmaya çalış “ dermiş gibi pası veriyordu. 
( Bu sırada diğer oyuncular hareketsiz topu seyredip bekliyorlardı. )

KOÇLAR 

Genç koçlar ise ( uzaktan gördüğüm kadarıyla ) molalarda, oyunculara top kaybı yaptıkları için veya şutu kaçırdıkları için kızıyor ve tamamen motivasyona dayalı konuşmalar yapıyorlardı . Gerçi temel teknik bile olsa  öğrettikleri konular hakkında oyuncularını uyarmaları çok daha iyi olabilirdi ama..



OYUNCULAR 

Sanırım oyuncular, antrenmanlarda her hangi bir organizasyon üzerine çalışmadıkları için ve sadece top sürme ,pas verme yakın atış ve dış atış çalışmaları gibi temel teknik çalışmaları yaptıklarından  böyle bir oyun sergiliyorlardı .

SEYİRCİLER

Ancak seyirciler adeta bir A takım maçında gibi tezahürat yapıyorlar . Çocuklara kızıyor veya alkışlıyorlardı. 
Normal şartlarda takip edilebilen sadece, topun başına ne geldiği idi... 
Kaybedildi, kazanıldı ,çemberden geçti veya geçmedi şeklindeki durumlara herkes reaksiyon veriyordu. 

ÖNCE YARIŞMAYI DEĞİL PAYLAŞMAYI VE ÇALIŞMAYI ÖĞRENMELİ.

Ben bu yaş gurubunun beşe beş maç yapmasını doğru bulmuyorum . 
Hatırladığım kadarıyla eskiden bu yaş gurubu senenin sonun da ( minik kategorisi adı altında ) , yaz aylarında ilk maçlarını oynar, yaz sonunda ise, aynı çocuklar  küçükler kategorisi adı altında resmi maçlarına çıkardı.





MAÇ OYNAMAK İÇİN EN UYGUN YAŞ 13-14

Ve bu yaş gurubuna hızlı hücum, basit devamlı hücum set düzenleri ve genelde koçların bilgisine bağlı olarak,
( İstanbul ,Ankara, İzmir daha sonra Bursa dışında ağırlıklı olarak  zone savunma da dahil ) her türlü savunma yapılırdı.

Hem oyuncu olarak, hem de koç olarak çalıştığım için, bu yaş kategorisinde bana neler öğretildiğini ve benim kendi oyuncularıma neler öğrettiğimi gayet iyi hatırlıyorum.

ARTIK ÇOK GEÇ

Ancak bazı nedenlerden dolayı bu ve bunun altındaki kategorilerde maçları durdurmak imkansız olduğundan , çocuklara yararlı olacak ve ileriye yönelik farklı bir çalışma şekli bulmak lazım. 

İlk aklıma gelen iki teknik konunun bu yaşlar için uygun olduğunu sanıyorum.

TAVSİYELER

 Basit bir, iki cut ile başlayan bir yerleşim düzeni , yine topsuz adama yapılacak olan bir iki perdeleme ve ardından gelecek bir cut , daha sonra serbest hücum ilk adım olabilir.

İkincisi ise, hızlı hücumda uçtan uca gitmek yerine, hızlı hücumun başında, (çıkışta ya da sahanın ortasında,) dikey veya enlemesine pas verilerek , oyuncuların içeri dalması için daha uygun pozisyon bulmaları sağlanabilir.  

Bence altyapı organizasyonların başında olan tüm koçların 
( Koordinatörler veya genç takım koçları ) böyle konulara biraz kafa yormaları ,hem kendilerini hem de oyuncularını geliştirmek için bir yol olabilir 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...