Ana içeriğe atla

KIZ BASKETBOLU VE MÜSRİFLİK ( savurganlık )


Basketbolla ilgili bir yazı olduğu için çoğunuzun aklına konunun
 ” X”  takımının kadro kurarken gereksiz yere para harcamış olduğu gelebilir. 
Hayır, konumuz "zaman"ı boşa harcamak ve zamanla yapılan savurganlık, boşa geçen iki saat..

Bu gün tesadüfen bir okul maçı seyrettim . Çok zayıf bir takıma karşı gerçekten çok iyi fiziğe sahip ve çoğunluğu önemli takımların altyapılarına ait kızlardan oluşan bir  takımın maçıydı..

Maçta yenilenler yenilgiyi kabul etmiş, üzülmüyor , kazananlarda üstünlüklerinin farkında sevinmiyorlardı. 

Hani derler ya “bitse de gitsek” maçı .

 İki taraf da yürüyerek gidip geliyor, iki üç pastan sonra uzaktan topu çembere atıyordu. 

En kötüsü üstün olan takım bazen durarak, rakibin alan savunmasına yerleşmesini bekliyordu.

Anlayacağınız yaklaşık iki saat süren anlamsız bir aktivitenin ( gerçi kimse aktif filan değildi de lafın gelişi.) son bölümünü izledim.

Antrenman yapacak salon bulmanın bu kadar zor olduğu bir dönemde, bu kadar iyi fiziğe sahip oyuncuların boşa geçen iki saati..




Açıkçası aklımdan şu geçti ; acaba basketbola yeni bir kural ilave etsek ve hücum takımının durmasını ve yürümesini yasaklasak, nasıl olurdu ?

Hem topa sahip olan oyuncu, hem de topsuz oyuncular için geçerli olacak olan bu kural sayesinde ;

Büyük bir ihtimalle büyük paralar karşılığında kadınlar liglerinde oynayan yüz kiloluk yabancı oyuncular 
Türkiye’ de iş bulamazlardı.

Zayıflamak için basketbola başlayan uzun boylu kızlarımız, ya iki ayda muratlarına erer, ya da hemen bu sporu bırakırdı.

Bu sayede oyuncularımız koşarken düşünmesini öğrenirler.

Savunmaların işi zorlaşır daha fazla çalışmak zorunda kalırlar.

Belki de bu sayede, milli takımlarımız daha geniş oyuncu havuzuna sahip olurdu.

Biliyorum bunlar hayal ama eğer bir kulüpte antrenörlük yapıyorsanız ,kendi takımınıza bu kuralı koymak sizin elinizde.

Ha! bir de koşarak nasıl basketbol oynanır , biraz da bu konuda bilgi sahibi olmak gerekir tabi...





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...