Ana içeriğe atla

İTÜ GÜMÜŞSUYU SALONU BİZİM MABEDİMİZDİ


Öncelikle İTÜ'lü sevgili arkadaşlarımdan özür diliyorum . 
Aslında gecesini gündüzünü bu salonda geçiren yüzlerce basketbol delisinden ! (o günleri hatırlayınca daha uygun bir sözcük bulamadım ) aralarından biri  bu yazıyı yazmalıydı.
Umarım bu amatör yazı üzerine sizden daha güzel bir yazı gelir. 
Eğer anılar ve fotoğraflar paylaşırsanız gençlere bu mabedi daha güzel anlatırız.



Amerika’da yaz aylarında kolej salonlarında profesyonel olmuş eski mezunların ve öğrencilerin antrenman yapması neredeyse bir gelenek . 

Farklı yerlerden gelen birçok oyuncu ve koçlar,  arkadaşlarıyla birlikte buralarda buluşup antrenman ve maçlar yapıyor , basketbol dolu bir gün geçiriyorlar .

Açıkçası bugün İstanbul’da basketbol meraklılarının kolayca girip antrenman yapabileceği ve basketbol izleyip konuşabileceği tek bir salon olduğunu sanmıyorum. 

Ancak bizim altyapı yıllarımızda, 1970’li yılardan başlayarak uzun süre bu misyonu sürdüren bir salon vardı.

İTÜ ‘nün Gümüşsuyu’ndaki salonu. 

İTÜ kulübünde basketbol oynamama rağmen size o muhteşem salon ile ilgili onlarca hikaye anlatabilirim. 


1970 Gümüşsuyu'nda son resmi maçlar benim ise ilk resmi maçım.

Bu salon , Beşiktaşlısı , Galatasaraylısı ,Kurtuluşlusu , Beyoğlu sporlusu,  aklıma gelmeyen birçok kulübün yani İstanbul’un Avrupa yakası tarafında basketbol oynayan tüm gençlerinin yaz ayları süresince buluşma yeriydi.

Koçlar ,koç olmak isteyenler ,basketbol meraklıları , aklınıza gelen tüm basketbol hastalarının!  

Açıkçası “Gümüşsuyu Spor Salonu” bizim için basketbolun mabediydi. 

Eğer bizim zamanımızda basketbol oynasaydınız basketbol sahasının kapısına geldiğinizde “Girmek Yasak” cümlesinin ne kadar çok duyulduğuna şaşardınız. 

Ancak Gümüş suyu çok farklıydı . Okul girişi dışında sadece basketbolcuların bildiği izbe bir girişi vardı .

Merdivenlerden çıkınca hemen karşınıza gelen kantinde çalışan görevli, sizi tanıdıktan sonra artık bir serbest giriş kartına sahip oluyordunuz. 

Köşedeki üç beş halter ile ağırlık çalışmaya gelenler , salonun içindeki idareci odasında rahmetli masör Osman Bektaş’a bacağındaki ağrının ne olduğunu sormak için ziyaret edenler

A takımının antrenmanı seyredenler . 

Açıkçası ben bir akşam geç saate, İTÜ’nün Avrupalı bir rakibinin antrenmanını seyretmiştim . 
Ve hiç unutmadığım bir ismi Porto Rikolu Blondet’i şaşkınlıkla izlemiştim. 

Bence en güzel sahne antrenman bittikten sonra başlıyordu ; 
Eski  oyuncular , eski koçlar birer  genç oyuncu alır adeta daha önce hiç antrenman yapmamışlar gibi onlara salon kapanana kadar temel teknik hareketlerini öğretirdi.
 "Işıkları kapatıyorum" lafı beş altı kere tekrarlanmadan kimse salondan çıkmazdı...

Keşke böyle salonlar olsa ve profesyonel olmayan ama kesinlikle profesyonel olan gençlerden daha iyi basketbolu bilen abiler , burada bilgilerini basketbolcu adayları ile paylaşsa..

Yorumlar

  1. benim de basketbolla ilk tanıştığım salondu çok güzel anılarımız oldu keşke keşke keşke o klüpte ve o salonda daha çok çalışma şasnsım olsaydı sanırım bu sene içinde yıkıldı

    YanıtlaSil
  2. itü basket salonu bizim mabetimizdi,haftada üç gün anteremanlar mecburiydi,biz hariçtende gelirdik,rahmetli hüseyin alp abimizin 56 numara ayakabılar soyunma odasında durur kimse elini sürmezdi,duşlarımız aygaz tüpüyle çalışır,para olmadığı zaman soğuk suyla antereman sonrası yıkanırdık,daha anlatacak çok şeyler var.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...