Ana içeriğe atla

KAÇ TANE ZONE SETİNİZ VAR


 

Konuya devam etmeden önce , bloğu takip eden arkadaşlara yaşadığım tecrübelerden edindiğim bilgileri aktardığımı bir defa hatırlatmak istiyorum. Bunlar sadece benim tecrübelerim eğer içinden işinize yarar bir şeyler çıkarırsanız  ne mutlu bana.



Bir önceki postta çizdiklerim Zone Hücum ile ilgili aklımda kalan oldukça eski oyunlardı .

KAÇ TANE ZONE SETİNİZ VAR 

Bu defa biraz daha bilgi sahibi olduktan sonra neler yaptım onlardan bahsedeceğim.

Dikkat ederseniz biz koçlar Zone setlerine çok fazla karışamıyoruz. Çünkü savunmanın yapacağı hareketler değişkenlik gösterdiği için elimiz kolumuz bağlanıyor . 

Sadece şöyle olursa böyle ,böyle olursa şöyle yap diyebiliyoruz. 

Bunu anlamak için bir takımın kaç adam adama kaç zone seti var bakın yeterli. 

Genelde sezon sonunda , en azından on küsur , Adam adama seti yaparken en fazla üç tane Zone seti yaparız.

Bu nedenle ben oyuncuların Zone Savunma karşısında daha rahat hareket edebilecekleri farklı yollar bulmaya çalıştım. 

YÜKSEK TEMPO BİR YERE KADAR ÇÖZÜM OLUYOR 

Savunma kaynaklı hızlı hücumlar , basket yedikten sonra hızlı hücumlar , bunların hepsi karşımızda hangi savunma olursa olsun işimizi kolaylaştıran ataklardı. 

Ancak oyun durduğu zaman karşınızda potanın altına kümelenmiş zone savunmayı görünce oyuncular durmak ve düşünmek zorunda kalıyordu ( oyunun ruhu tekniğe yeniliyordu ) ve bu durumda bir şeyler yapmak gerekiyordu .

GEÇİŞ HÜCUMU 

Buna çare olarak, basit bir geçiş hücumu planladım ; oyuncular fazla düşünmeden, özelliklerine göre tasarlanmış yerlere koşacaklar ve kenardan adam eksiltmek için başlayan pick and roll sırasında rakip oyuncuların verdikleri reaksiyona göre sayı bulmaya çalışacaklardı . 
Ve bu atışı da planlı bir hücum ribaundu ile destekleyecektik . 

 Hiç unutamıyorum bir maçta tam kırk dakika geçiş hücumu oynadık ,şutların da girmesi sayesinde maçı kazanmıştık.

Maçtan sonraki gün video seyretmeden önce , oyunculara rakibin yaptığı savunmayı sordum , inanın hiçbiri bilemedi. Her kafadan bir ses çıktı . 

Aslında rakip, önce adam adama savunma , ardından zone savunma bazen de 1-4 veya 3-2 kombine savunmalar denemişti , ama biz aynı hücum ile tüm savunmaları yenmiştik.

O günden sonra bu basit set her zaman kullandığım bir oyun haline geldi. 

Daha sonra oyunu klasik zone hücumlar gibi devamlı hale getirmek istedim ama oyunun tüm akıcılığının kaybolduğunu gördüm. 

Bu sebeple oyun başarısız olduğu zaman ,kalan sürede tekrar yerleşip aynı oyunu oynamanın daha avantajlı olduğunu gördüm. 



Oyun şut tehditti olan bir oyun kurucu ( 1) ile , yine şut tehditti olan bir dört numaranın (4) kenardan ortaya doğru pick and rollü ile başlıyordu.  Diğer oyuncular , en iyi şutörümüz (2) ters köşede pivotumuz (5) ters dipte ve diğer kısamız ( 3) ikili oynayan oyuncuların hemen karşısına yerleşiyordu.



Amaç ters tarafta kalan öndeki kısayı ( 2) topu durdurmak için üzerimize çekmekti. Eğer gelmezse oyun kurucumuzun atış yapmasında bizim için bir sakınca yoktu.


Eğer kısa (2) gelirse dört numaranın vereceği reaksiyona göre hücumumuz şekilleniyordu.



Yukarıda ideal bitirişi görüyorsunuz . 
5 numara topu almadan adımlarını daha önceden hazırlıyor ve (  seal ) rakip pivotu kitliyordu.  


Ancak bu hücumda oyun kurucumuz özgürdü, bazen hemen pivotumuza veya dipteki forvete pas verebilirdi. 



Şut tehditi olan dört numaramız diğer dört oyuncudan bağımsız savunmanın reaksiyonuna göre topu alıp kullanabileceği alabileceği boş alana gitmekte özgürdü .



Bu oyunu altyapıda uygularken henüz yönlendirme veya blue denilen topa sahip oyuncunun driplingle ortaya girmesine mani olan savunma yoktu . A takım çalıştırırken çıkan bu savunmaya oyun kurucular yukarıdaki yoldan giderek çözüm buldular. Perdenin altından geçmek.


Bu oyuna birçok ilaveler yapmak mümkün örneğin toptan uzakta olan kısa savunmaya (2) pivotumuzun (5) fare pick koyarak tersteki forvetimize (3) boş şut attırmak ve geri dönüşünde daha uygun bir pozisyon yakalama için.

Ancak burada en önemli konu, ilk perdelemeyi yapan uzun oyuncumuzun ( 4) hücum ribaunduna girmesi .

Bilindiği gibi , bir köşeden atılan ve kaçan şutların % 90 ters tarafa düşer diye bir istatistiki bilgi var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...