Konuşmalardan anladığım kadarıyla , veliler çocuklardan daha heyecanlı.Ve bu heyecanı saklayamıyorlar.
Ve bu heyecan , doğal olarak( katlanarak ) çocuklarına geçiyor.
Aslında , sahada mücadele eden çocuklarınızı seyrederken yaşadığınız heyecan , basketbolun çocukların gelişimine yararlı olan taraflarını görmenize mani oluyor.
Ayrıca velilerin çocukları ve oynadıkları takımların başarısı için sabırsız olmaları , başka ve çok önemli bir sorunu daha ortaya çıkarıyor.
Bu sabırsızlık , okul ve kulüp yöneticilerini ve daha da vahimi koçları baskı altında bırakıyor.
Basketbolu, çocukların " eğitimine" katkıda bulunan bir oyun gibi görmenin daha iyi olacağını düşünüyorum.
Sabırlı olmalıyız.
Aslında okuma yazma bilmeyen çocuklardan kompozisyon yazmalarını beklemek size ne kadar garip geliyorsa,
ufacık çocuklardan ve onların koçlarından böyle bir eseri ( takım oyununu ) ortaya çıkarmalarını beklemek o kadar garip.
Çoğu veli , yaşadığı bu heyecan nedeniyle, söyledikleri ve yaptıklarıyla, hem kendi çocuğunun hem de diğer çocukların gelişimine zarar verdiğinin farkında değil.
Basketbol çocuklara hayat dersi verir.
Maç kaybetmenin üzüntüsünü , çocuğunuzun ilerki yıllarda bir iş kolunda başarısız olmasının provasıymış gibi düşünün.
Ona, buna kızmanın, kendini haklı çıkarma çabalarının , bir daha ki maçı kazanmalarını sağlayamadığını gördüğü zaman, aldığı dersi.
Veya , ileride herhangi bir iş kolunda başarısız olduktan sonra, tekrar nasıl ayağa kalkacağını öğrenmesini, ekibiyle birlikte birbirlerine daha sıkı tutunmalarının önemini ve eskisinden daha çok çalışmanın başarıyı getirdiğini anlamasını .
Sevgili veliler, basketbola bir de bu açıdan bakmayı deneyin.
Yazdığım"basketbolcu çocuk" kitabında , basketbolun çocuklara neler kazandırdığını anlatmaya çalıştım.
Hepinize ve çocuklarınıza sağlıklı ve mutlu bir sene diliyorum.


Yorumlar
Yorum Gönder