Oyuncularımıza bir hücum düzeni öğretirken genelde muhtemel savunmaları hayal edip son opsiyona kadar sabretmelerini söyleriz.
Ancak hemen oyunun başında sete hazırlık için verdiğimiz pası işgüzar bir savunma oyuncusu kapamaya çalışıp başarısız bir hamle yaparsa ve topu alan oyuncumuzun pota ile arasında hiçbir engel kalmazsa ; "bu oyuncumuzun topu kullanmasını mı isteriz yoksa isteğimiz opsiyonu gerçekleşmesini mi ?"
Eğer cevap basket olursa, “aferin” , kaçırırsa , “neden atıyorsun?” olursa , siz sıradan bir koçsunuz demektir.
Neden mi ?
Altyapıdaki basketbol eğitiminin en büyük sorunlardan biri ,bir oyuncuya aynı anda hem özgürlük bilinci kazandırıp hem de sisteme uymasını öğretmektir.
Çünkü bu durumda özgürlükle kısıtlama aynı başlık altına girer.
Oyucuya belli başlı kuralların olduğu bir ortamda özgürlük düşüncesini nasıl verebiliriz?
Altyapı koçları olarak bizlerin görevi, oyuncuların özgürlüklerini korumak amacıyla yapılacak kısıtlamaya hazırlamak ve aynı zamanda özgürlüklerinden en doğru şekilde yararlanmasına yardımcı olmaktır.
Bu yetileri onlara kazandırmazsak oyuncularımız robota döner ve A takım yaşı geldiğinde sistem içinde özgürlüğünü nasıl kullanacaklarını bilemezler.
Bu sebeple , zaten ileride karşılaşacağı bu kaçınılmaz gerçeği erken yaşta tecrübe ettirmeliyiz ki , sistem içinde özgür davranmayı öğrenebilsinler.


Yorumlar
Yorum Gönder