Ana içeriğe atla

PHIL JACKSON VE RON ARTEST




Phil Jackson 11 NBA şampiyonluğu ile tartışmasız dünyanın en iyi koçu.
Michael olmasaydı.... Kobe olmasaydı... şampiyon olmazdı gibi bir çok eleştiri alan bu liderin en büyük özelliği oyuncu egolarının tavan yaptığı NBA’de ,aşırı uçlardaki oyuncuların gurup ile birlikte hareket etmelerini sağlamak. 

Hepimiz Michael veya Kobe’nin ne kadar zor karakterler olduğunu biliyoruz.
Peki, sizce Dennis Rodman ve Ron Artest daha mı kolay? 
Bu oyuncular, vereceklerinizin karşılığında alacaklarınıza değer mi ?

Bugün Google'a Denis Rodman yazıp arama yaptığınızda karşınıza çıkan resimler şaka gibi geliyor . Bir de Ancak bu oyuncuyu kendi isteğiniz ile takımınıza transfer ettiğinizi düşünün, inanılmaz değil mi? 



Hepimiz Ron Artes'ti karıştığı o ünlü kavga ile tanırız. Onunda Rodman kadar garip bir karakter olduğunu tahmin etmek zor değil. 
"Başarının Yolu" adlı kitapta Ron Artest ile ilgili bölümü paylaşıyorum.


Ron belli bir spor programına bağlı kalmakta zorluk çektiğinden şut atmayı yeğliyordu. Tek sorun, her gün farklı bir stille şut atmasıydı. 
Ve bu da maçlardaki performansını etkiliyordu. Bazen şansı yaver gidiyor attığını sokuyordu. Bazen de ne olacağını asla kestiremiyordunuz.

Bir antrenmanda Ron’a bir şut stili seçip ona bağlı kalmasını önerdim ama beni yanlış anladı. “Neden sürekli benimle uğraşıyorsun” dedi. 
Seninle uğraştığım falan yok diye karşılık verdim.
“Sadece sana yardım etmek istiyorum”

İkimiz de sinirli konuşmuyorduk ama yardımcı koç Brain Shaw beni kenara çekip ,”tehlikeli sularda yüzüyorsun Phil, dedi. Buz kesildim . Destekleyici olmaya çalıştığımı sanıyordum.
 O olaydan sonra Ron’la iletişim kurmanın en iyi yolunun her şeyi olumlu bir dilde ifade etmek olduğunu fark ettim; sadece kullandığım kelimelere değil, el kol hareketlerim ve yüz ifadelerimle de. En nihayetinde sistemi öğrendi ve Kobe’yle ve diğerlerinin yardımıyla kendini takımın DNA ’sıyla bütünleştirmeye başladı. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...