Kütüphanemde 1991 yılında yazılmış bir basketbol kitabı var . Kitap Amerika’dan geldiğinde, ilk seksen sayfayı atlayıp hemen FUNDEMANTAL SKILLS ( Temel teknikler ) bölümü açmıştım.
Ve eminim, bugün tüm genç antrenörler de aynısı yapacaklardır, hatta bazıları bu bölümüde geçip TEAM OFFENCE- TEAM DEFENCE ( Takım hücumu- Savunmaları) bazıları sonlara doğru başlayan SPECIAL SITUATION
( özel durumlar ) bölümünü inceleyeceklerdir.
Eh! Aradan yaklaşık otuz sene geçmiş bir de şu ön sayfalara bir göz atayım dedim.
İlk sayfalarda ,o zamanlar okusaydım, “hadi canım! “ deyip önemsemeyeceğim bir cümle var.
Ne kadar iyi koç olduğunuzu kazandığınız ve kaybettiğiniz maçların sayısı belirlemez.
Çünkü kazanmak için birçok faktör vardır .
Mesela elinizdeki oyuncu gurubunun diğer takımlara göre daha zayıf olması veya oyuncularınızın çok tecrübesiz olması.
Öyle büyük farklar vardır ki o takımın başında dünyanın en iyi antrenörü de olsa kazanamaz.
Bu derece zayıf bir takımın başında olan koçlar şöyle düşünün; sizin yerinize bu takımın başına Obradoviç geçseydi , kazanabilir miydi?
84 - 18 yenildiğiniz maçı lehine çevirebilir miydi ?
Muhtemelen hayır.
Daha sonra iyi koçu tarif eden bir bölüm var . Ancak bu bölüm kazanmak için çabalayan koçların uygulayamayacağı bir dizi tavsiyelerle dolu.
Pek çok koç bu bölümle ilgilenmez ama yine de paylaşayım.
İyi koç oyuncularının karakterlerini, kişiliklerini ve temel tekniklerini geliştirir ve kötü alışkanlıklarını düzeltir.
Ardından takımı için neler yapması gerektiğini yazmış ;
İyi koç oyuncularına ekip çalışmasını göstermelidir.
Onlara bir armoni içinde oynamalarını ve kuralların içinde kalarak mücadele etmesini öğretmelidir.
Peki hala nasıl kazanacağımızdan bahsetmedi diyorsanız…
Bireysel bölümü ve diğer önemsiz gibi gözüken cümleleri atlayalım ve yukarıdan “bir armoni içinde oynamak “kısmının çekip alalım ve devam edelim.
KONTROL KİMDE OLMALI ?
Koç oyuncuları için bir takım düzeni geliştirmelidir.
Bu düzende, oyuncular topu almak ve aldıktan sonra, o andaki koşullar altında kendisine en uygun gelen seçimi yapmak üzere serbest bırakılmalıdır.
Oyuncular makineleştirilmemeli ,aynı kalıba sokulmamalı .
Çünkü koçların her pozisyonu daha önceden planlaması mümkün değildir.
Bu nedenle oyuncuları düşünmeye sevk etmek ve düşündüklerini uygulamalarına fırsat vermek gereklidir.
Oyuncular beklenmedik pozisyonlarla ancak böyle başa çıkabilirler.
Şimdi bu konuyu biraz açalım ; Setiniz sol forvete verilecek bir pasla başlıyor.
Ancak rakip oyuncu forvetinize pası aldırmıyor .
Siz oyuncunuza antrenmanda back door cut ve V cut nasıl yapılır öğrettiniz.
Eğer oyuncunuz ilk hücumda back door deneyip başarısız olursa ve siz ikinci hücumda “bırak back dooru filan, o topu forvetten al diyorsanız .“
Ve oyuncu topu almayınca değişikliğine giderseniz.
Bu değişiklik ,sizin kontrol basketbolunu tercih ettiğinizi gösterecektir.
Bunun neticesinde oyun kurucunuz nasıl back door pası vereceğini, forvetleriniz de baskıya karşı nasıl back door atılacağını öğrenemeyeceklerdir .
Yine hem oyuncu kazanmak hem de maçı kazanmak için bir öğüt geliyor ;
Oyunculara agresif ve hızlı oyun öğretilmelidir.
Ancak birçok koç hızlı hücum yerine kontrol basketbolunu tercih etmekte.
Hızlı ve agresif oyunu öğretmek zordur ancak oyunu böyle öğretmek için birkaç önemli nedenimiz var .
Öncelikle oyuncular hızlı ve agresif oynamayı severler.
Bunun nedenlerinden biri de, bu oyun tarzı oyunculara hakimiyeti ellerinde tutma psikolojisini verir.
Ayrıca hızlı oynayan bir takımı yavaşlatmak imkanı vardır ancak yavaş bir takımı hızlandırmak imkansızdır.
İ



Yorumlar
Yorum Gönder