Ana içeriğe atla

BASKETBOL ÇALIŞMALARINDA DEĞİŞİK UYGULAMALAR





Eğer hergün basketbol düşünerek yarım asır geçirdiyseniz aklınıza binbir türlü fikir geliyor.

Dün ,Tab Baldwin ile yapılan sohbeti izlerken Tab şöyle bir şeyden bahsetti, dedi ki “ Biz artık çoğunluğun inandığı ve çalışmak için uzun süreler ayırdığı week side help konusuna inanmıyoruz”.

Tab, basketbola sürekli yenilikler getiren ve benim çok takdir ettiğim bir koç. 
Bu blog’da daha önce yayımladığım “Doublle Flare “ setini Türkiye’de ilk defa ,Banvit’de uygulamıştı. 

Ben de bundan cesaret alarak, altyapılarda daha önce hiç uygulanmadığını düşündüğüm bazı fikirlerimi yazmak istiyorum. 

Bildiğiniz gibi, alt yapıda dripling yaparken çocuklar topu görmeden dripling yapmaları için dripling gözlükleri takıyorlar. 

Yine şut atarken dirseği düz tutmak için omuzdan bağlanan aparatlar var. 

Ribaunt çalışması için potayı daraltan ilave çemberler , daha çok şut atma için şut makineleri mevcut.



Malzeme olmaksızın koçlar oyuncuları istedikleri teknikleri vermek için çeşitli oyunlar oynatıyorlar, örneğin driplingsiz veya herkesin bir defa topu yere vurma hakkı olan maçlar yaptırıyorlar.

Bazı koçlar, dillerde bazı hareketlere kısıtlama getiriyor örneğin soldan sol turnike sağdan sağ turnike gibi. 

Yukarıdaki uygulamlar dışında eminim sizlerin de farklı dirilleriniz vardır.

Tüm bu örneklerden yola çıkarak, sahadaki çizgileri eksik olduğumuz konular için kullanmak için bazı yeni çalışmalar yapsak. Örneğin iki önemli eksiğimizden öncelikli olan ŞUT konusu için. Biliyorsunuz siz çalıştırsanızda çalıştırmasanızda oyuncularınız er veya geç turnike atmasını öğreniyorlar. Ben bugüne kadar A taımda tunike atmayan oyuncu göremedim. Ancak ben bugün A takımda şut atamayan yüzlerce oyuncu görüyorum. Bu nedenle ;

1) Oyuncuların orta mesafe atışlarını geliştirmek için bir antrenman süresince boyalı bölgeden atış yapmayı yasaklamayı neden denemiyorsunuz ? 
Böylelikle oyuncularınız şutun önemini daha iyi anlarlar . 


2) Oyuncularınızın yaşı küçükse o zaman pota altına bantla çizgi çekerek, onları turnike yerine yakın şut atışına alıştırabilirsiniz. 




Diğer önemli bir eksiğimizde vücut kontağından kaçmak ve pota altında panikleyerek kötü atış yapmak . Bunun için ise ; 

2) Oyuncuların çember altında korkusuzca oynamaları için, şöyle bir dirile ne diyorsunuz ; 

Üçe üç tek pota maç, ancak bu dafa sadece pota altında oynanıyor ve üç saniye alanını çevreleyen çizgiler sahının dış çizgileri olarak kabul ediliyor üç saniye filan da yok…





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...