Ana içeriğe atla

KALABALIK BASKETBOL OKULLARI İÇİN GERÇEKÇİ DRİLLER




Oldukça uzun zaman geçti , o süreçte nerdeyse Anadolu’da yapılan tüm seminerlere gidiyordum. 

Elimizdeki müfredat genelde 12 bilemedin 14 oyunculuk takımlar için yapılmıştı. Ve klasik basketbol eğitimine yönelikti ;

Kursiyerlere hareketi, oyuncuya nasıl göstereceğini anlatıyor hangi kelimelerin özellikle vurgulanması gerektiğinden bahsediyor, daha sonra da 12 kişilik takım için uygulanan dirilleri gösteriyordum.

O dönemde oğlumu bir basketbol okuluna vermek istiyordum. 
Ve bu nedenle ( abartmıyorum ) irili ufaklı en az altı, yedi okulu ziyaret ettim .

Okullardaki en önemli sorun; sahadaki oyuncu miktarıydı.
Antrenmanlarda, 12 kişi için yapılmış klasik dirilleri 24 oyuncuya yaptırdığınız zaman, arkadaki oyuncular sıra gelene kadar uzun süreler beklemek zorunda kalıyorlardı.

Hatta bir okulda oğlumun eline topun gelmesi için yaklaşık iki buçuk dakika beklediğini tespit ettim. 

Daha sonra oğlumu İTÜ ‘ye götürerek en akılıca işi yaptım, çünkü orada antrenmanın başında çocuklara basketbol kadar zevk veren salon atletizim yaptırılıyordu ve bu da benim 10-12 yaş çocuklarında görmek istediğim bir çalışma düzeniydi.

Her neyse, bu olayı yaşadıktan sonra kurslardaki ilk sorum; "aranızda kaç kişi basketbol okulunda çalışıyor?"  oluyordu. 

Böylelikle, kursiyerlerin neredeyse dört de üçünün basketbol okulunda çalıştıklarını öğrenmiş oldum.

Bu nedenle, eve döndüğümde hemen 24 kişilik diriller yaptım 

Artık kursiyerlere, önce hareketin nasıl yapılacağını anlatıyor, daha sonra maç içinde nerelerde kullanılacağını gösteriyordum. ( Tam sahada simülasyon ) 

Örneğin; bir oyuncunun nasıl yüksek dripling yapacağını anlatıyor  "topu uzağa vur ve başını kaldır ,kontrolü yitirme yani topu ileri atıp peşinden koşma.." gibi kelimeler kullanılması gerektiğinden bahsediyordum .

Daha sonra ise ,bir oyuncunun ribaund aldığı anı, sonrasında önü boş olduğu için yüksek driplingle uçtan uca gidişini gösteriyordum. ( alçak dripling yapan bir oyuncu yarıştırarak aralarındaki farkı anlatmaya çalışıyordum. ) 

Daha sonra ise 24 oyuncunun hiç durmadan bu çalışmayı yapacakları bir diziliş gösteriyordum. 

Sanırım günümüzde bu sorunlar çoktan çözüldü ancak bu konuda hala sorun yaşayan varsa onlara yardımcı olmak üzere bulduğum notları paylaşıyorum .












Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...