Ana içeriğe atla

DÜŞÜNMEDEN HIZLI HÜCUM ETMENİN FARKI




Aşağıdaki görüntüler her ne kadar ilk on saniye içinde gelen hızlı hücum parçası gibi gözükse de, tamamen planlanmış bir set hücumudan farksız . Oyun akmıyor. 

Hücum fastbreakde olduğu gibi, daha önce yapılan çalışmalar sonucunda otomatikleşmiş düşünmeden yapılan hareketlerden oluşmuyor. 
Burada Durarak, düşünerek, savunmanın durumuna göre karar verilen bir patern görüyorsunuz. Tek farkı çok çabuk uygulanması. (Yardım organize etmeye zaman bırakmıyor)

Ben erken bile olsa, bu tempoda atılan basketler ile fastbreak basketlerini aynı kefeye koyamıyorum. 



KURALLAR 

Koçlar oyunculara bir arada oynayabilmeleri için bazı kurallara uymalarını sağlık veriyor. 
Bence bu kurallar her oyucunun kafasında farklı şekilleniyor.

Gerçi kuralların sınırları her ne kadar koçlara bağlı olsa da.

Oyuncuların düşünce yapıları sınırları belirliyor.  

Bazı oyuncular ,daha geniş sınırların içinde hareket etmek istiyor bazıları ise koçun dedikleri ile yetiniyor. 

Koçun öğrettiklerini otomatik hale getiren oyuncular, bu aşamadan sonra kolayca yaratıcılıklarını ortaya koyabiliyorlar.

Ancak koç bu seviyeden sonra oyuncunun hala kendi sınırları içerinde kalmasını isterse, oyuncu hiçbir zaman içindeki potansiyeli ortaya koyamıyor. 

Böylece yaratıcı olanlar ile yaratıcı olamayanlar arasındaki fark dışarıdan gözükmüyor. 

Bu teoriyi anlamak için hızlı hücumu analiz etmek yeterli. 

Aslında hızlı hücumun kuralları hiç de karışık değil; 

Başlangıçta bir kulvar (uçtan uca ), 
daha sonra iki kulvar ( uzun pas vs. İle ) 
( ortadan yansıtılan paslar ile ) üç kulvar ve son 
olarak da ( arkadan gelen oyuncuların katılımıyla)  dört kulvar. 

Tek kulvar kullanımı;  bireysel olduğu için, üzerinde fazla durulmayan bir bölüm.  
Ancak son on senedir Avrupa'da koçlardan kabul görmeye başladı. 
Biraz hafızamızı zorlarsak Cedi Osman'ın uçtan uca attığı basketleri hatırlarız. 

İki kulvar kıllanımı ise uzun oyuncunun baseball pası veya oyun kurucunun uzun pas ile uzun yıllardır kullanılan bölüme giriyor.

Üç kulvar basketbolda en çok çalışılan en çok tekrar edilen bölüm olduğu için en kolay önlem alınan bölüm. 
Bu bölümde kuralları ne kadar katı tutarsak o kadar kolay yavaşlıyoruz. 

Dört kulvar ise; genellikle planlanmış geçiş hücumuna hazırlık safhası olduğundan oyuncuların ve koçların frene bastıkları bölüm. 

Açıkçası bu bölümden sonra özgürlük sona eriyor…

Beş kişi ile yapılan geçiş hücumları ise sadece hızlı başlayan set hücumlarından başka bir şey değil.

Hızlı hücumu özgür bıraktığımızda  savunmanın işinin zorlaştığını , ana şablonun içinde kural koymaya başladığımız zaman ise savunmanın işini kolaylaştığını düşünüyorum. 

Bırakın aksın, önce öğretin sonra özgür bırakın.. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...