Ana içeriğe atla

KİLO VERMEKLE ŞUTUN GARİP BAĞLANTISI



İnsanlar bir perhiz sonunda ortaya çıkan belirtileri anlamaktan genellikle acizdir. 
Tam işe yaramaya başlayacağı dönemde perhizi bırakır.


Her antrenmandan sonra 300 şut atan oyuncuları duymuşsunuzdur. 

İşte size fırsat ,tek başınıza boş bir basketbol sahasına gidin ve her gün belirli bir stil ile 500 tane şut atın…. 
Çok kolay değil mi?

Son günlerde ben de dahil bir çok insan, Zoom vasıtası ile bu tarz tavsiyelerde bulunuyoruz.

Peki neden herkes bu tavsiyeleri gerçekleştiremiyor? 

Aklınıza zaman ve malzeme bulamamak gibi çeşitli nedenler gelebilir.

Ancak farklı bir bakış açısı da var.



Çoğunuz "Mea Culpa" sözünü duymuşsunuzdur . 
Anlamı; "Benim hatam".

Tüm başarısızlıkların nedenini kendinizde aramanızı tavsiye eden bir felsefe…

"Sorunları dışarıda aramayın, sorunların sizden kaynaklandığını ve içinizde sizinle konuşan bir ses olduğunu kabullenin." 

Ve aşığadaki hikayeyi okurken ,zayıflamak için yaptığınız bir perhizi veya herhangi bir konuda kendinize söz veripte beceremediğiniz bir tecrübenizi hatırlayın .

Hayatını düzene sokmaya, sabah koşuları ile başlayan orta yaşta bir adamın hikayesinden alıntılar yaptım.

Bir kış günü sabah 6.30 da , alarm çaldığında, içindeki ses ona diyor ki ;

" Koşmak için ,böyle bir havada ,yataktan çıkmadığın için seni kim suçlayabilir ki? . 
"Bir gün koşmasan ne fark eder? "

Pehriz bitti ! Çok mantıklı bir uyarı geldi. 
Tam on gündür ağzıma hamur ve tatlı koymadım!  
Tam beş gündür, her gün 500 şut attım! 
Zaten benden başka herkes , hapur hupur yiyor . 
Bana,10 gündür sürekli 500 şut atan!  bir tane oyuncu gösterin ,
Kim suçlayabilir beni, bir gün yapmasam ne fark eder ! 


"Kaynağı her ne olursa bu iç ses beni çileden çıkarıyordu. Beni baltalamak üzere sürekli pusuda bekleyen bu varlığı susturmak istedim."

Benim başarmama, iradem değilse bile, inatçılığım  yardımcı oldu.

Koşuya her sabah ilk yapacak iş olarak yaşamım buna bağlıymışçasına bir öncelik verdim.

Koşmaktan vazgeçmek veya pes etmek yönündeki düşüncelerimi yendikten sonra, hemen önümde yep yeni enerji tankları açıldı. 

Kendimi yenemeseydim ,bu enerji tanklarına erişebilir ne de varlıklarından haberim olurdu.


Yalnızca alışkanlıkları değiştirmeyi , egzersiz yapmayı veya herhangi bir şeyden geri durmayı düşünmem bile ,içimde farklı güçte ve nitelikte dirençlerin geri tepme derecesine varana dek yükselişini hissettirmeye yeterliydi. 


"Dünün gerçeği aşılmazsa, çürüyüp bugünün yalanı olur." 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CUT ÇEŞİTLERİ TERMİNOLOJİ

Türkçede, topsuz hareket anlamına gelen cutların bazı yerleşmiş isimleri vardır. Perdeleme kullanılarak yapılan cutlar ve perdeleme olmaksızın kullanılan bazı cutların isimlerini ve çizimlerini burada paylaşıyorum.  V CUT  BACKDOOR CUT  CROSS CUT  FLASH CUT  L CUT  SHALLOW CUT PERDELEME KULLANILARAK YAPILAN CUT ÇEŞİTLERİ CURL CUT DEEP CUT  FLARE CUT LOW POST SPLIT RUB OFF CUT  SHUFFLE CUT UCLA CUT HIGH POST SPLIT

TARİHTEKİ EN UZUN BOYLU BASKETBOLCULAR

Yazının sonunda, Türkiye'nin en uzun boylu basketbolcularını da görebilirsiniz. Daha önce bahsetmiştim, çok sevdiğim bir dostum yaş günümde bana bir kitap hediye etmişti. Geçmişte basketbol ile ilgili enteresan bilgileri içeren bu kitaptan bazı bölümleri bu bloga taşımıştım. Kitap 2001 yılında basılmış . Bu nedenle bazı bilgiler eksik kalmış ancak içinde geçmişle ilgili ilginç hikayeler var.  En uzun boylu oyuncu sıralaması: SULEİMAN ALİ NASHNUSH 2.43 Suleiman Ali Nashnush İnternasyonal basketbol tarihindeki en uzun oyuncu. Libya milli takımında 1962 yılında oynamış. GHEORGHE  MURESAN 2.34 Romen uzun 1993 yılında Washington Bullets tarafından draft edilmişti. NBA e gelmeden önce çok yavaş olduğu düşünülmüş ve bu transfer tenkit edilmişti. Ancak Muresan 1996 ve 1997 yılları arasında en iyi şut yüzdesine sahip olarak tarihe geçti. MANUTE BOL 2.31  Dokuz sezon NBA de oynayan Sudanlı Manute Bol, özellikle yaptığı 2000 d...

PENETRE PAS İLE PAS CUT ARASINDAKİ FARK

Genel olarak altyapı oyuncularımızda, topu alır almaz driplinge başlamak, eğer imkan varsa içeriye dalmak ( penetre ) ve atış yoksa pas vermek alışkanlığı var.  Oyuncular, eğer içeri dalamazsa genellikle yanındaki arkadaşına, pasif bir pas verip sabit bir şekilde oyunu seyretmeye başlıyor.   Bazı tecrübeli koçlar penetere sırasında diğer oyuncuların kayacakları yerleri  ( spacing ) gösteriyor.  Her ne kadar A takımlar seviyesinde bu tarz basketbol oynansa da altyapılarda bu düzen, topla iyi oynayan bir iki oyuncunun gelişmesine yardımcı olurken diğer oyuncuların sadece şut ve Close out savunmasına atak etmesine yarıyor.  Bu tarz oyun ülkemizde o  kadar yerleşmiş ki , son kursta antrenör adaylarına, pas cut yer değiştirmeyi ve penetre pas yer değiştirmenin arasındaki farkı anlatmama rağmen,  pas cut sorusuna neredeyse tüm kursiyerler penetre pas şeklinde cevap vermişler.  Arada çok büyük fark yokmuş gibi gözüksede, bence al...